Danıştay Kararı 4. Daire 2018/1435 E. 2022/5141 K. 26.09.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2018/1435 E.  ,  2022/5141 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2018/1435
Karar No : 2022/5141

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Orman Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, sahte fatura kullanıldığından bahisle re’sen tarh edilen 2013/1,4,5,6,12. dönemine ilişkin vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …Vergi Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; davacı şirkete uyuşmazlık konusu faturaları düzenleyen Derince Vergi Dairesi mükellefi …Kapı ve Kapak Sis. Orm. Ürün. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitler, mükellef kurum çalışanlarının ifadesinde firmanın kapı dolap imalatında bulunduğunu belirtmesi, kurumun işlerini vekaleten yürüten …’ın firma bünyesinde mutfak dolabı mebran kapak üretimi yapıldığı yönünde beyanda bulunması, firmanın üzerine kayıtlı aracının bulunmaması, sevk irsaliyelerine göre malları taşıyan araçların kaydına ulaşılamaması veya motorsiklet ve otomobille taşıma yapılması gibi tespitlerden hareketle mükellefin mobilya imalatı haricindeki mdf, mdflam, suntalam, çamtomruk vb gibi muhteviyatlı faturaların gerçek bir mal teslimi ve hizmet ifasına dayanmayan sahte faturalar olduğu sonucuna ulaşıldığından bahsi geçen firmadan alınan faturalar nedeniyle yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık, Mahkemeleri tarafından iki defa ara karar ile istenilmesine rağmen tekerrüre esas ihbarname ve tebliğ alındısının ibraz edilmemesi karşısında vergi ziyaı cezasına tekerrür hükmü uygulanmak suretiyle arttırılan kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davacı istinaf başvurusunun; davacı şirkete uyuşmazlık konusu faturaları düzenleyen Derince Vergi Dairesi mükellefi …Kapı ve Kapak Sis. Orm. Ürün. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda mükellef hakkında bir takım olumsuz tespitlere yer verilse de, mükellefin yoklamalarda faal olduğu, işçi çalıştırdığı, karşıt incelemede mükellefin davacıdan olan mal alışlarının gerçek olduğu gibi tespitler dikkate alındığında özellikle dava konusu yıla ilişkin olarak mükellef hakkındaki tespitlerin anılan mükellefin düzenlediği faturaların sahte olduğunu göstermeye yeterli bulunmadığı, düzenlenen faturaların sahte olduğuna dair somut ve hukuki tespit yapılmadığı, faturalarda yazılı emtiaların gerçekten alınıp alınmadığı, yapılan işin niteliği ve büyüklüğüyle orantılı olup olmadığının araştırılıp gerçek durumun somut olarak ortaya konulmadığı görülmüş olup, bu nedenle adı geçen mükellefin faturalarına isabet eden katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yapılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatında hukuka uygunluk bulunmadığı, davalı istinaf başvurusunun tekerrür nedeniyle arttırılarak kesilen ve Vergi Mahkemesince kaldırılan vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmında kararın kaldırılmasını gerektirecek nedenler bulunmadığı, davalı istinaf başvurusunun, Mahkeme kararının özel usulsüzlük cezasına ilişkin hüküm fıkrasında ise; uyuşmazlığa konu ihbarnamelerin vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerine ilişkin olduğu ve özel usulsüzlük cezası bulunmadığı, Mahkemesince buna ait olarak fazladan hüküm kurulduğu anlaşıldığından, davalı idare başvurusunun buna ait kısmının kabulü ile Mahkeme kararının özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının fazla hüküm nedeniyle kaldırılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davalı istinaf başvurusunun tekerrüre ilişkin kısmının reddine, davalı istinaf başvurusunun özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının kabulüyle mahkeme kararının buna ait kısmının fazla hüküm nedeniyle kaldırılmasına, davacı istinaf başvurusunun kabulüyle vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatına ilişkin kısmının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare vekili tarafından, yapılan işlemin hukuka uygun olduğu, aksi yönde verilen Vergi Dava Dairesi kararının kaldırılması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 26/09/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Davalı idarenin, kararın vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle arttırılan kısmına ve özel usulsüzlük cezasına ilişkin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar temyize konu edinilen Vergi Dava Dairesi kararının bu kısımlarının bozulmasını sağlayacak nitelikte görülmemiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmanın düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellef hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Davacının ilgili dönemde fatura aldığı, plastik/PVC den kapı, pencere ve bunların kasaları, pervazları ve kapı eşikleri vb. imalatı ile kereste ve kereste ürünlerinin bir ücret veya sözleşmeye dayalı olarak toptan satışı ile iştigal eden Derince Vergi Dairesi mükellefi … Kapı ve Kapak Sis. Orm. Ürün. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen 30/06/2015 tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporunda özetle; 11/08/2009 tarihinde Tepecik Vergi Dairesi’nde mükellefiyet tesis ettirdiği, 15/12/2010 tarihinde mükellefiyetini Alemdar Vergi Dairesi’ne, 06/08/2012 tarihinde ise Derince Vergi Dairesi’ne naklettiği, 12/09/2009 tarihli işe başlama yoklamasında; …Mah. No:…D:… Kocaeli adresinde faaliyete başlandığı, iş yerinin 900 metrekare kullanım alanı bulunduğu, tespit anında ücretli çalışanı bulunmadığı ancak 20/08/2009 tarihinden itibaren sigortalı 4 işçi çalıştırılacağının beyan edildiği, 27/12/2010 tarihli işyeri nakli nedeniyle yapılan yoklamada; işyerinin …Cad. …Mevkii … Km … Kocaeli adresinde 15/12/2010 tarihinde nakil ile işe başlandığı, 500 m2 ağaç mobilya imalathanesi olduğu, 2 işçisinin bulunduğu, ağaç mobilya ürünleri imalatı ve toptan satışının yapıldığı, 30/10/2012 tarihli işyeri nakli nedeniyle yapılan yoklamada; … Mah. … İş Merkezi No:… Kocaeli adresinde 06/08/2012 tarihinde naklen işe başladığı mobilya üretimi, satışı, orman ürünleri alış ve satışı, kapı, pencere, laminant, alçı, sıva gibi inşaat işleri yaptığı, işyerinde mutfak dolabı, parke, kapı gibi mobilya malzemesi bulunduğu, işyerini teşhir mağazası olarak kullanacağı, şirket ortaklarının … ile … olduğu, …’ın işyerinde çalıştığı, yoklama anında işçi bulunmadığı, 20/11/2012 tarihli yoklamada; şirketin … Cad. … Mevkii … Km … Kocaeli adresindeki merkezini nakil ile terkettiği, terk edilen adreste herhangi bir faaliyetin olmadığı, 27/02/2013 tarihinde Derince Kocaeli adresinde yapılan yoklamada; şirketin mobilya imalat ve orman ürünleri satışının olduğu, işyerinin 3000 m2 kapalı alan olduğu, içerisinde 500.000 TL civarında malı olduğu, aylık iş hacminin 500.000 TL olduğu, teşhir mağazasından ortalama 200.000TL civarında satış yapıldığı ve fatura kesildiği, teşhir mağazasında 2, Eşme’deki imalathanede 8 olmak üzere toplam 10 işçilerinin bulunduğu, aylık 4000 TL elektirik faturası geldiği, şirket merkezinin Derince olduğu, Eşme’deki adresin ise şube olarak kullandıldığının şirket vekili … tarafından beyan edildiği, ancak bu dönemde SGK verilerinde sadece …’ın işçi olarak bildirildiği, 2010 yılı KDV matrahının 977.341,98 TL tutarında beyan edilmesine karşılık 1.739,49 TL ödenecek KDV’nin çıktığı, son dönem devreden KDV tutarının hatalı beyan edildiği ancak düzeltme yapılmadığı, 2011 yılında 6.389.031,31 TL tutarında KDV beyan edilmesine karşılık ödenecek KDV çıkmadığı, 2012 yılında 6.649.554,90 TL tutarında KDV beyan edilmesine karşılık, 24.133,88 TL ödenecek KDV çıktığı, 2013 yılında 6.143.789,78 TL tutarında KDV beyan edilmesine karşılık ödenecek KDV çıkmadığı, muhtasar beyannamelerinde 1-15 arası işçi beyan ettiği, Derince Vergi Dairesi’ne 71.694,76 TL, Alemdar Vergi Dairesi’ne, 43.796,08 TL, Tepecik Vergi Dairesi’ne ise, 52.583,54 TL vergi borcu olduğu, toplam 10.119,80TL vergi borcu ödemesi yaptığı, mal aldığı firmalardan 2010 yılında %74’ü, 2011 yılında %89’u, 2012 yılında %72’si, 2013 yılında 89’u hakkında sahte belge düzenlemekten ya rapor bulunduğu ya da özel esaslara alınan mükelleflerden olduğu, hiçbir dönemde aktifine kayıtlı motorlu nakil vasıtasının bulunmadığı, mükellefin mal alımında bulunduğu firmalardan davacı ile ilgili yapılan karşıt incelemede, gerek fatura bedellerinin yüksek olmaması, gerekse imalatta kullanılabilecek malzemeyi ihtiva etmesi ve mükellefin kapı ve dolap imalatında bulunduğu yönündeki çalışanlarından alınan ifadelerden mükellefin bir dolap beşik vs imalata ilişkin faturaların gerçek olduğu, işlemleri genelde …’ın yaptığı, …’ın ilişkili olduğu … Mob. Orm. ürünleri Ltd. Şti ve … Mob. Orm. ürnl Ltd. Şti’nin de haklarında sahte fatura düzenlemekten raporlarının bulunduğu, mükellefin alımlarının bir çoğunu da bu firmalardan yaptığı, şirket ortağı ve müdür olarak gözüken …’ın ifadesinde şirketin mobilya üretiminde faaliyet gösterdiğini beyan ettiği, mükellefin işlerini vekaleten yürüten …’ın ifadesinde firmanın bünyesinde mutfak dolabı, mebran kapak üretimi yapıldığını beyan ettiği, mükellef tarafından sevk edilen malların taşıma işini yapan çoğu aracın kaydının bulunmadığı, kaydı bulunanlar arasında motorsiklet ve binek otomobil bulunduğu, mükellef işlerinin banka hesapları üzerinden değil şahıslar üzerinden çeklerle yürüttüğü, 12.09.2013 tarihinde …’ın şirketteki tüm hisseleri devralarak şirketin tek ortağı olduğu ve onun da ortağı olduğu başka bir şirket hakkında sahte belge düzenlemekten rapor bulundurğı gibi tespitlerden hareketle mükellefin 2010, 2011, 2012, 2013 ve sonraki yıllarda düzenlediği mobilya imalatı haricindeki mdf, mdflam, suntalam, çamtomruk vb gibi muhteviyatlı faturaların gerçek bir mal teslimi ve hizmet ifasına dayanmayan sahte faturalar olduğu tespitlerine yer verilmiştir.
Yukarıda belirtilen tespitlerin bir bütün halinde değerlendirilmesinden, mükellefin sık sık adres değiştirmesi, mal alımı yaptığı firmaların büyük kısmı hakkında olumsuz tespit bulunması, şirketin tek ortağının ortaklığı bulunduğu başka şirket hakkında rapor bulunması, mükellef tarafından sevk edilen malların taşıma işini yapan çoğu aracın kaydının bulunmaması, vergi borcunun cüzi bir kısmını ödemesi hususları göz önüne alındığında, mükellefin mobilya imalatı haricindeki mdf, mdflam, suntalam, çamtomruk vb gibi muhteviyatlı faturaların gerçek bir mal teslimi ve hizmet ifasına dayanmayan sahte faturalar olduğu sonucuna ulaşıldığından, temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.