Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2018/1770 E. , 2022/6366 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2018/1770
Karar No : 2022/6366
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Veri Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu, … tarih ve … sayılı Vergi İnceleme Raporu ve … tarih ve … sayılı düzeltme fişinin iptali ile 456.921,77 TL kurum (stopaj) vergisinin yasal faiziyle birlikte iadesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirketin Türkiye’de gerçekleştirdiği ve 6 ayı aşmayan ticari faaliyeti nedeniyle Türkiye’de vergilendirilemeyeceği, davalı idarenin herhangi bir hukuki dayanak olmadan varsayıma dayalı olarak, teşebbüs kavramının geniş bir şekilde yorumlanması suretiyle davacı şirket ile aynı grup içerisinde yer alan, iki ayrı tüzel kişiliğe sahip Almanya mukimi şirketlerin Zonguldak-Filyos hattında yürüttüğü hizmet sürelerini birleştirerek davacı şirketin Türkiye’de işyeri olduğuna ilişkin tespitin yerinde olmadığı, dolayısıyla davacı şirketin hakedişlerinden daha önce yersiz olarak ödenen kurum (stopaj) vergisinden hesaplanan kurumlar vergisinin mahsup edilmesi sonucu arta kalan kurum (stopaj) vergisi iadesinin 81.000,00 TL olarak düzeltilmesine ilişkin davacı şirket adına düzenlenen düzeltme fişinde ve yersiz ödenen kurum (stopaj) vergisinin tamamının iade edilmemesinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; taraflarca, düzeltme fişinin iptaline, 456.921,77 TL’nin faiziyle birlikte iadesine ilişkin olarak ileri sürülen iddialar Vergi Mahkemesi kararının bu hususlara ilişkin hüküm fıkralarının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurularının bu kısımlarının reddine karar verilmiştir. İstinaf başvurusuna konu mahkeme kararının, vergi tekniği raporu ile vergi inceleme raporunun iptaline ilişkin kısmı yönünden; vergi tekniği raporu ve vergi inceleme raporlarının vergi dairesi tarafından düzenlendiği, bu raporların idari davaya konu edilemeyeceği, bu itibarla vergi tekniği raporu ve vergi inceleme raporunun iptaline karar verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı, 456.921,77 TL’nin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte iadesine ilişkin kısmı yönünden; davalı idareye başvuru tarihi itibariyle yasal faize hükmedilmesi gerekmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen reddine, kısmen kabulüne, vergi tekniği raporu ile vergi inceleme raporunun iptali isteminin reddine, 456.921,77 TL’nin idareye yapılan başvuru tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 09/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Davacı şirket adına, düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu, … tarih ve … sayılı Vergi İnceleme Raporu ve … tarih ve … sayılı düzeltme fişinin iptali ile 456.921,77 TL kurum (stopaj) vergisinin yasal faiziyle birlikte iadesi istenilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; Almanya’da yerleşik davacı şirket ile … AŞ arasında imzalanan sözleşme uyarınca demiryolu bakımında kullanılan makinelerin çalıştırılması, bakımı, onarımı konusunda taahhütte bulunulduğu, verilen hizmet nedeniyle davacı şirketin düzenlediği 3 adet fatura karşılığı … AŞ tarafından yapılan ödemelerden tevkifat yapıldığı, Türkiye-Almanya arasında imzalanan Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması kapsamında Türkiye’de ödenen verginin iadesi istemi üzerine davacı şirket hakkında vergi tekniği raporu ve vergi inceleme raporu düzenlendiği, bu raporlara istinaden davacı şirketin talep ettiği iade alacağının 81.837,21 TL’lik kısmının iade edilmesine ilişkin dava konusu düzeltme fişinin düzenlendiği, davacı şirket tarafından söz konusu raporlar ile düzeltme fişinin iptali ve kendilerinden tahsil edilen 456.921,77 TL kurum (stopaj) vergisinin yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlıkta, davacı şirket ile … Maden AŞ arasında yapılan sözleşme ekinde Türkiye’de 97+97=194 günlük iş yapılmasının planlandığı, yapılan sözleşme uyarınca Türkiye’de ilk olarak Kayaş-Yerköy işini yapmak üzere geldiği ancak iklim şartlarının işin yapılabilmesi için müsait olmaması nedeniyle tüm ekipmanların Zonguldak’a kaydırılarak Zonguldak-Filyos işine gecikmeli olarak başlanarak bu işin 3 Şubat-12 Eylül tarihleri arasında bitirildiği, herhangi bir iş bölgesi, iş ekipmanı ve çalışan personel değişikliği yapılmaksızın Zonguldak-Filyos işi yapılırken ilk 3 faturanın davacı tarafından, sonraki 2 faturanın … tarafından düzenlendiği, 2011/Ağustos tarihinde… firmasının Türkiye’de iktisadi işletme kurarak işlerinin bunun üzerinden yürüttüğü, bundan önceki işlerin davacı tarafından yürütüldüğü, bu tespitler ışığında, … üzerinden son iki faturanın düzenlenmiş olmasının fiili durumu değiştirmeyeceği, aynı teşebbüs tarafından 2011/Şubat’ta başlanan işin fiilen 2011/Eylül’de bitirildiği anlaşıldığından davalı idare tarafından yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.