Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2018/191 E. , 2022/1189 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2018/191
Karar No : 2022/1189
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) :… Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirketin, ihtirazi kayıtla verdiği 2015 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde, elektrik dağıtımı faaliyetleri kapsamında şirket çalışanları veya üçüncü kişilerin ölüm ve yaralanmalarıyla sonuçlanan kazalar nedeniyle ödenen tazminat tutarlarının kanunen kabul edilmeyen gider olarak gösterilen tutar üzerinden hesaplanan 682.544,63 TL kurumlar vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davalı idare tarafından dosyaya sunulan ihtirazi kayıt dilekçesine ekli ceza listesinde sıralanan tazminat ödemelerinin ölümlü ve yaralamalı kazalardan kaynaklandığı, iş hukukunda, iş sağlığı ve güvenliği anlamında karşılaşılan ölüm ve yaralanmayla sonuçlanan iş kazalarına sebep olan sorumluların hem hukuki hem de cezai sorumluluğunun bulunduğu, ayrıca tazminat ödemesine neden olan fiilin ceza hukuku kapsamında bir suç olarak nitelenmesine gerek bulunmadığı, bu durumda, davacı şirketin iş kazalarından dolayı ödediği tazminatların 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 41. maddesinin birinci fıkrasının 6. bendi ile 5520 sayılı Kurumlar vergisi Kanunu’nun 11. maddesinin 1/g bendi uyarınca kurum kazancının tespitinde gider olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığından, ihtirazi kayıtla verilen 2015 yılı kurumlar vergisi beyannamesi üzerine tahakkuk ettirilen kurumlar vergisinin kabul edilmeyen gider olarak gösterilen tazminat ödemelerine isabet eden kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, kanunen kabul edilmeyen gider olarak kurumlar vergisi beyannamesinde gösterilen kusura dayalı tazminat ödemelerinin iş kazalarından kaynaklandığı, ödenen tazminatların mahkeme kararına ve bilirkişi raporlarına istinaden ödendiği, söz konusu tazminat tutarlarının Gelir Vergisi Kanunu’nun 40/3. maddesinde belirtilen şartları ihtiva etiğinden kurum kazancından indirilmesi gerektiği belirtilerek, Vergi Dava Dairesi kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 6. maddesinde, kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safî kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safî kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanunu’nun ticarî kazanç hakkındaki hükümlerini uygulanacağı belirtilmiş, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 40. maddesinde, safi kazancın tespitinde hangi giderlerin indirilebileceği sayılmış, 3. bentte, işle ilgili olmak şartiyle, mukavelenameye veya ilama veya kanun emrine istinaden ödenen zarar; ziyan ve tazminatların indirilebileceği, 41. maddenin 6 nolu bendinde ise, her türlü para cezaları ve vergi cezaları ile teşebbüs sahibinin suçlarından doğan tazminatların gider olarak indirilmesinin kabul edilmeyeceği, ayrıca Kurumlar Vergisi Kanununun 11/g maddesinde de, sözleşmelerde ceza şartı olarak konulan tazminatlar hariç olmak üzere kurumun kendisinin, ortaklarının, yöneticilerinin ve çalışanlarının suçlarından doğan maddî ve manevî zarar tazminat giderlerinin kurum kazancının tespitinde indirim yapılmasının kabul edilmeyeceği hükme bağlanmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre, kurumlarca ödenen tazminatların gider yazılabilmesi için işle ilgili olması (ticari faaliyetin normal icapları ile ilgili olması), şahsi nitelik taşımaması, ilama veya kanun emrine istinaden ödenmesi ve söz konusu tazminatın, kurumun kendisinin, ortaklarının, yöneticilerinin ve çalışanlarının suçlarından doğan maddî ve manevî zarar tazmini niteliğinde olmaması gerekmektedir. Buna karşılık tazminata yol açan fiilin kanunlarla suç kabul edildiği hallerde tazminat, sözleşmeye, mahkeme kararına veya kanun emrine istinaden ödense dahi gider yazılamayacaktır.
Dava dosyasının incelenmesinden, elektrik dağıtım işi yapan davacı şirketin iş kazasından kaynaklı mahkeme kararlarına veya bilirkişi raporlarına istinaden kazaya uğrayan şirket çalışanları veya üçüncü kişilere, bunların mirasçılarına ya da masrafların rücusu nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumuna yaptığı tazminat ödemelerini ihtirazi kayıtla verdiği 2015 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde kanunen kabul edilmeyen gider olarak gösterdiği, davalı idare tarafından savunma delikçesi ekinde sunulan, davacı şirkete ait ihtirazi kayda ilişkin açıklamaları içeren dilekçe ve ekli listede tazminat ödemeleri miktarları ile ödemelerin ölümlü ve yaralamalı iş kazalarından kaynaklandığının görüldüğü, belirtilen söz konusu ödemelerin idarece 5520 sayılı Kanunun 11/g maddesi uyarınca kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınmadığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık konusu olayda; Mahkemece iş hukukunda, iş sağlığı ve güvenliği anlamında karşılaşılan ölüm ve yaralanma neticeli iş kazalarına sebep olan sorumluların hem hukuki hem de cezai sorumluluğunun söz konusu olduğu, tazminat ödemesine neden olan fiilin ceza hukuku kapsamında bir suç olarak nitelenmesine gerek bulunmadığı gerekçesi ile iş kazaları nedeniyle ödenen tazminatların kurum kazancının tespitinde gider olarak değerlendirilemeyeceğine karar verilmiş olsa da; Kanunun suç oluşturan fiiller sebebiyle ödenen tazminatların gider olarak indirimini kabul etmediği dikkate alındığında, davacı tarafından ödenen tazminatların suç kapsamına girmeyen kusurlu davranışlarından kaynaklanmış olabileceğinden, indirimi kabul edilmeyen tazminatlara ilişkin olarak işverenin sorumluluğunun, gerek kusur çerçevesinde ve gerekse gerçekleşen ölüm ve yaralanmayla sonuçlanan iş kazaları ile ilgili olup olmadığı yönünde bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerektiğinden, bu hususlarda yapılacak bir inceleme ve araştırmayla varılacak sonuca göre dava hakkında karar verilmesi gerektiğinden temyize konu Vergi Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 01/03/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle karara katılmıyoruz.