Danıştay Kararı 4. Daire 2018/2804 E. 2022/5576 K. 12.10.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2018/2804 E.  ,  2022/5576 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2018/2804
Karar No : 2022/5576

TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Mensucat Nakliye Taşımacılık Sanayi Ticaret Limited Şirketi

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket adına komisyon karşılığı sahte fatura düzenlediğinden bahisle resen tarh edilen 2012/1 ila 10 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; vergi tekniği raporunda iş yerinde malzemelerin bulunduğu, işçi çalıştırıldığı, iş yeri adresine yapılan yoklamalarda mükellefiyeti itibariyle faaliyette olduğu raporda yer alan diğer tespitlerin davacının ilgili dönemde sahte fatura düzenlediği ve gerçek bir faaliyetinin bulunmadığı hususunu ispatlamaya yeterli olmadığı görüldüğünden üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Tarhiyatın yerinde olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3. maddesinin (B) fıkrasında, vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, gerçek mahiyetin, yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia edene ait olduğu düzenlenmiş; 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış; 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
Davacı hakkında düzenlenen düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunda mükellefin kumaş toptan ticareti alanında faaliyet gösterdiği, mükellefin yetkilisi … tarafından defter ve belgelerin incelemeye ibraz edildiği, 31/07/1996 tarihli yoklamada; mükellefin faaliyete başladığı, faaliyet konusunun nakliye olduğu, işyerinin 6m2 büyüklüğünde büro olduğu, şirket adına 3 adet araba, bir adet kamyon ve 2 adet kamyonetin kayıtlı olduğu, işçisinin olmadığı, 28/12/1999 tarihli yoklamada; adres nakli yapıldığı, şehir içi ve şehirlerarası yük nakli yapıldığı, işçi çalıştırılmadığı, işyerinin büro olduğu ve büro malzemelerinin bulunduğu, 4 adet kamyonun şirket adına kayıtlı olduğu, 23/09/2010 tarihli yoklamada; adres nakli yapıldığı, toptan kumaş ürünleri işinde faaliyete devam edildiği, muhtelif büro malzemelerinin bulunduğu, emtia stokunun olmadığı, işçi çalışmadığı, şirket müdürü …’un yoklama esnasında hazır bulunduğu, sermaseyinin 20.000 TL olduğu, şirket ortaklarının … ve … olduğu, 12/12/2012 tarihli yoklamada; aynı alanda faaliyet gösterdiği, 5 çalışanı olduğu, işyerinin 20 m2 olduğu, kirasının 350 TL oldğu, muhtelif büro malzemelerinin mevcut olduğu, işçi …’nın yoklamada esnasında hazır bulunduğu, 11/03/2013 tarihli yoklamada; adresin kapalı olduğu ancak mükellefin faaliyette olduğunun çevreden bildirildiği ve tabela ve demirbaşlarının yerinde olduğunun görüldüğü, 07/06/2013 tarihli yoklamada; ödevlinin faaliyete devam ettiği, muhtelif büro malzemelerinin bulunduğu, 5 çalışanının sadece 1 tanesinin işyerinde olduğu, 04/09/2013 tarihli yoklamada; adresin kapalı olduğu, mükellefe ulaşılamadığı, 08/10/2013 tarihli yoklamada; adresin ofis olarak kullanıdlığı, emtia bulunmadığı, muhtelif büro malzemelerinin bulunduğu, işçi …’nın yoklamada esnasında hazır bulunduğu, şirket ortaklarından … hakkında sahte belge düzenlemekten dolayı vergi tekniği raporu bulunduğu, 2011 yılı katma değer vergisi matrahının 4.499.660,37 TL olduğu, 2012 yılında katma değer vergisi matrahının 12.034.532,54 TL olduğu, 2013 yılında katma değer vergisi matrahının 4.047.778,00 TL olduğu, 62.681,63 TL vergi borcu bulunduğu, 2011 yılında mal ve hizmet satın alındığı bildirilen mükelleflerin %87’si hakkında vergi tekniği raporları bulunduğu, 2012 yılında mal ve hizmet satın alındığı bildirilen mükelleflerin %90’si hakkında vergi tekniği raporları bulunduğu, 2013 yılında mal ve hizmet satın alındığı bildirilen mükelleflerin %57’si hakkında vergi tekniği raporları bulunduğu yönündeki tespit ve değerlendirmelerinden hareketle mükellefin 01/11/2011 tarihinden sonra düzenlemiş olduğu tüm faturaların sahte olarak kabul edilmesi gerektiği kanaatine varıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen tespitlere göre, tespit edilen ticaret hacmine ve cirosuna erişecek ve bunu karşılayacak organizasyon ve kapasite büyüklüğünün bulunmadığı, ihtilaflı dönemde toptan kumaş ticareti yapmasına rağmen emtia stokunun, aracının, deposunun, teçhizatının ve yeterli sayıda işçisinin olmadığı, iştigal mevzu dışında mal alıp sattığına dair fatura düzenleyip fatura aldığı, Ba-Bs formlarında uyumsuzluklar bulunduğu, ilgili takvim yılının bazı aylarında çok yüksek matrahlar beyan ederken bazı aylarda KDV matrahının “0” TL olarak beyan edildiği, bu durumun ticari hayatın olağan akışıyla uyumlu olmadığı, yine yüksek tutarlarda KDV matrahı beyan ederken bir yandan da yüksek alışlar beyan ederek cüzi sayılabilecek vergi borçları çıkardığı, bu borçlarını da ödemediği gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde mükellefin düzenlediği faturaların komisyon karşılığında düzenlenen belgeler olduğu dolayısıyla komisyon geliri hesabıyla saptanan matrah üzerinden ihtilaflı vergilendirme dönemleri için yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 12/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.