Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2018/2949 E. , 2022/3224 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2018/2949
Karar No : 2022/3224
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(…Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …Plastik Profil İmalat İthalat İhracat Emlak İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirketin, 2013 ve 2014 yılları hesaplarının incelenmesi sonucu düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi İnceleme Raporlarına istinaden resen tarh edilen 2013/1-12 dönemi tekerrür artırımlı vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi, 2013/1-3, 4-6, 7-9, 10-12. dönemleri tekerrür artırımlı vergi ziyaı cezalı geçici vergiler, 2014/4. dönem tekerrür artırımlı vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisi ile 213 sayılı Kanun’un 353/1., 353/6., mükerrer 355/1-1. maddeleri uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu kurumlar vergisi tarhiyatının ticari mallar üzerinde yapılan envanter çalışması sonucuna ilişkin kısmı yönünden, adı geçen mükellefin, iş yerinde herhangi bir tespit yapılmadan, nasıl bir üretim yapıldığı, üretilen malın nasıl ambalajlandığı, ambalajlama esnasında ne kadar yapıştırıcı ve poşet kullanıldığı, ne kadar fire verildiği hususlarında bir tespit yapılmadan sadece kurum temsilcisinin beyanlarından ve stop miktarı alış-satış bedelleri üzerinden yapılan hesaplama neticesinde üretilen profilin ambalajlanması esnasında kullanılan poşet ve yapıştırıcı miktarının fazla kullandığından hareketle matrah takdir edildiği, yeterli ve somut bir tespit inceleme yapılmadığı anlaşıldığından, söz konusu matrah kalemi dava konusu cezalı kurumlar vergisi tarhiyatının bu kısmında hukuka uyarlık, dava konusu kurumlar vergisi tarhiyatının kanunen kabul edilmeyen giderler yönünden, adı geçen mükellefin, gider olarak kaydetmiş olduğu ev eşyası, bilgisayar ve aparatlarının şahsi ihtiyaçları karşılamak için olduğu, alınan uçak biletinin ise şahsi ziyaret nedeniyle kullanılmış olduğunun kurum temsilcisinin ifadeleriyle kabul edildiği, söz konusu giderlerin, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 40/1. ve 40/4. hükümlerine aykırı olarak gider kaydedildiği, faaliyet konusu ile ilgisi olmayan bu harcamaların gider olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, adı geçen mükellef bünyesinde ofiste kullanılmak üzere alınan televizyonun ise, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 313. maddesinde yer alan sınırı geçtiği için doğrudan gider yazılamayacağından ve amortisman olarak kaydedilmesi gerekirken doğrudan gider yazıldığı anlaşıldığından, kanunen kabul edilmeyen giderler yönünden dava konusu cezalı kurumlar vergisi tarhiyatının bu kısmında hukuka aykırılık, dava konu vergi/ceza ihbarnameleri içeriği vergi ziyaı cezalarında uygulanan tekerrür hükümleri bakımından, tekerrüre esas 2011/4-6. dönemine ilişkin gelir (stopaj) vergisi içerikli … sayılı ihbarnamenin elektronik ortamda 16/01/2012 tarihinde tebliğ edildiği, anılan ihbarnameye karşı dava açılmadığından, anılan ihbarnamenin kesinleştiği, dava konusu vergi ziyaı cezalarının ise, 2013 yılına ilişkin olarak salınan vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi, geçici vergiler ve 2014/4-6 dönemine ilişkin gelir (stopaj) vergisi tarhiyatları nedeniyle kesildiğinin anlaşıldığı olayda mezkur kanundaki şartların sağlandığı anlaşıldığından, vergi ziyaı cezalarına tekerrür uygulanmasında hukuka aykırılık, dava konusu 2013/1-3, 4-6, 7-9, 10-12. dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalı geçici vergi tarhiyatı yönünden, dava konusu kurumlar vergisinin ”ticari mallar üzerinde yapılan envanter çalışması” neticesinde bulunan matrah kalemi yönünden hukuka uyarlık bulunmadığından, buna bağlı geçici vergi tarhiyatları ve vergi ziyaı cezalarında da hukuka uyarlık, diğer yandan ”kabul edilmeyen giderler yönünden” hesaplanan matrah kalemi açısından kurumlar vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığından, buna bağlı geçici vergilerin, Gelir Vergisi Kanunu 120. maddesi uyarınca vergi asıllarının aranması yönünden mümkün olmadığından, vergi asılları yönünden hukuka uyarlık, vergi ziyaı cezası yönünden ise hukuka aykırılık, dava konusu 2014/4-6 dönemi gelir (stopaj) vergisi tarhiyatı yönünden, adı geçen mükellef hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi İnceleme Raporunda, adı geçen mükellefin tespit edilen kayıt dışı hasılat nedeniyle bir kısım satışlarına ilişkin belge düzenlemediği ve kanunen indirimi kabul edilmeyen harcamaları gider/maliyet kaydetmek suretiyle kurum kazancını düşük gösterdiği, kayıt dışı hasılat ve şahsi harcamalara yönelik ödemelerin, ilgili dönem gelir( stopaj) vergisi beyannamesine dahil edilmeyerek fiilen şirket ortaklarına kâr payı olarak dağıtıldığından bahisle dava konusu cezalı gelir (stopaj) vergisi tarhiyatının yapıldığı, davacı şirketin 2013/1-12 dönemi kurumlar vergisinin kayıtdışı hasılat sebebiyle belirlenen matrah kalemi açısından hukuka uyarlık bulunmadığından buna bağlı olarak tarh edilen gelir (stopaj) vergisinde de hukuka uyarlık, diğer yandan kanunen kabul edilmeyen giderler yönünden tespit edilen matrah kalemi açısından, kurumlar vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığından buna bağlı olarak 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 94-6/b-i maddesine göre tarh edilen gelir (stopaj) vergisi tarhiyatında hukuka aykırılık, dava konusu 213 sayılı Kanun’un 353/1. maddesi uyarınca, 2013/1-12. dönemi için kesilen özel usulsüzlük cezası yönünden, anılan cezanın kesilmesini gerektiren yasal unsurların bir arada gerçekleşmediği sonucuna ulaşıldığından, kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık, 213 sayılı Kanun’un 353/6. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası yönünden, adı geçen mükellefin defterlerine kaydettiği işlemlerde 422 seri numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin amir hükümlerine aykırı hareket etmiş olduğu vergi inceleme elemanlarınca tespit edildiğinden davacı adına 213 sayılı Kanun’un 353/6. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık, 213 sayılı Kanun’un mükerrer 355/1-1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası yönünden, adı geçen mükellef hakkında tanzim edilen vergi inceleme raporu ile kanunda belirtilen tutarın üzerinde kalan tahsilat ve ödemelerin kasa hesabı arayıcılığıyla yapıldığının tespit edildiği raporda söz konusu genel tebliğ hükümlerine aykırı hareket edildiği tespit edildiğinden ve davacı dilekçesinde de farklı yönde bir iddianın bulunmadığı görüldüğünden, bu fiilin karşılığı olarak davacı şirket adına kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı şirketin, 2013 dönemi hesaplarının kurumlar vergisi yönünden incelenmesi neticesinde anılan dönemde, ticari faaliyeti kapsamında gerçekleştirmiş olduğu bir kısım satışları için belge düzenlemediği, anılan satışlardan elde ettiği hasılata isabet eden katma değer vergilerini kanuni defterlerine intikal ettirmeyerek beyan dışı bıraktığı, ticari faaliyeti kapsamında gerçekleştirmiş olduğu bir kısım hammadde alışları için ise, belge almadığının, geçerli ve somut tespitler ile ortaya konulduğu, yapılan cezalı tarhiyatların, hukuka uygun olduğu, ayrıca tarhiyata mesnet alımlara ilişkin olarak kanunen kabul edilebilir belge alınmadığından özel usulsüzlük cezasının kesilmesinin gerektiği, cezanın kesilebilmesi için ise, belgenin alınmadığının ve verilmediğinin her iki taraf nezdinde somut olarak tespiti gerektiği yönünde kanuni bir şart bulunmadığı, kararın aleyhe olan hüküm fıkralarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının oybirliği, ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 24/05/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.