Danıştay Kararı 4. Daire 2018/3309 E. 2022/6051 K. 31.10.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2018/3309 E.  ,  2022/6051 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2018/3309
Karar No : 2022/6051

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, … İşletmecilik Tanıtım Danışmanlık ve Ticaret Limited Şirketinin vergi borçlarının tahsili için kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve …/…, …, …, …, …, …, …, …, … ve … sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; Mahkemelerinin 19/01/2017 tarihli ara kararına cevaben dosyaya sunulan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davalı idarece …/…, …, … ve … sayılı ödeme emirleri içeriği amme borçlarının dayanağı asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin ilanen tebliğ edildiğinin belirtildiği, bu ödeme emirlerinin tebliğ zarflarının davalı idarece dosyaya ibraz edilmediği, ibraz edilen tebligat zarflarının ise dava konusu ödeme emirleri ile tek tek karşılaştırılması neticesinde dava konusu ödeme emirlerinin tebliğine ilişkin olmadığı …/…, …, …, …, …, … numaralı ödeme emirlerinin tebliğine ilişkin davalı idarece herhangi bir izahatta bulunmadığı ve bu ödeme emirleri içeriği amme alacaklarının asıl borçlu şirketten tahsili için düzenlenmiş ödeme emirlerinin tebliğine ilişkin tebliğ zarflarnın dosyaya ibraz edilmediği anlaşılmış olup, bu durumda dava konusu ödeme emirleri ile davacıdan kanuni temsilci sıfatıyla tahsili istenebilecek usulüne uygun olarak asıl amme borçlusu şirket hakkında kesinleşmiş bir amme alacağının varlığından söz edilemeyeceğinden dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu ödeme emirlerinin usul ve hukuka uygun olduğu belirtilerek Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın, … tarih ve …/…, …, …, … ve … sayılı ödeme emrine ilişkin hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmamıştır.
Kararın … tarih ve …/…, …, …, … ve … sayılı ödeme emirlerine ilişkin kısmına yönelik temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Kanuni Temsilcilerin Ödevi” başlıklı 10. maddesinde, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden tüzel kişiden tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların kanuni ödevlerini yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı öngörülmüştür.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un mükerrer 35. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edileceği, tüzel kişilerin tasfiye haline girmiş veya tasfiye edilmiş olmalarının, kanuni temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını kaldırmayacağı; 55. maddesinde de, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı hüküm altına alınmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacının asıl amme borçlusu şirketin kanuni temsilcisi olduğu, söz konusu borçların tahsili için asıl amme borçlusu şirket adına ödeme emirlerinin düzenlenerek tebliğe çıkarıldığı, davalı idare tarafından dayanak ödeme emirlerinin eski ve yeni VEDOP numaralarının karşılaştırmalı tablo halinde gösterilerek dosyaya sunulduğu, dava konusu … tarih ve …/…, …, …, … ve … sayılı ödeme emirlerinin dayanağı olan şirket adına düzenlenmiş ödeme emirlerinin tebliğ alındılarının bir kısmının dosyada mevcut olduğu, bir kısmının ise dosyada mevcut olmadığı, dava konusu … tarih ve …/…, …, …, … ve … sayılı ödeme emirlerinin dayanağı olan şirket adına düzenlenmiş ödeme emirlerinin tebliğ alındılarının ise dosyaya sunulmadığı görülmüştür.
Bu durumda, Mahkemece her ne kadar dayanak ödeme emirlerinin tebliğ zarflarının davalı idarece dosyaya ibraz edilmediği belirtilmişse de dosyaya sunulmuş olan tebliğ alındılarının üzerinde eski VEDOP numaralarının yazılı olduğu, söz konusu karşılaştırmalı tablodan yeni VEDOP numaralarıyla eşleştirilerek dava konusu … tarih ve …/…, …, …, … ve … sayılı ödeme emirlerinin dayanağı olan şirket adına düzenlenmiş ödeme emirlerinin hangilerinin usulüne uygun tebliğ edildiği incelenebileceğinden kararın … tarih ve …/…, …, …, … ve … sayılı ödeme emirlerine ilişkin kısmında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, … tarih ve …/…, …, …, … ve … sayılı ödeme emrine ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Anılan Vergi Dava Dairesi kararının … tarih ve …/…, …, …, … ve … sayılı ödeme emirlerine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 31/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.