Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2018/4336 E. , 2022/3930 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2018/4336
Karar No : 2022/3930
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av…
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av…
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, … İnşaat Turizm Mak. Nak. Taah. Tic. Ltd. Şti’nden tahsil edilemeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu ödeme emri içeriğindeki vergi borçlarının vadelerinin 30/04/2002 olduğu, amme alacağının tahsili amacıyla şirkete 22/02/2006 tarihinde ödeme emri tebliğ edildiği, gönderilen bilgi ve belgelerden de tahsil zamanaşımını kesebilecek sebepler arasında şirket adına kayıtlı bulunan araca 2014, 2015 ve 2016 yıllarında konulan hacizler ile şirket tarafından vergi borçlarına ilişkin olarak yapılan ödemelerin olduğu görülmüş, ödeme emirleri içeriğindeki vergi borçlarından 1998/4,6,7,8,9,10,11,12 ve 1999/2,3,4,5,6,7,8,9,10 dönemleri için 31/12/2011 ve 1998/5 dönemi için ise en son 31/12/2012 tarihinde zamanaşımını kesen sebeplerin bulunmaması halinde zamanaşımına uğrayacağı açık olup; asıl borçlu şirket tarafından ihtilaf konusu ödeme emri içeriği vergi borçlarına ilişkin yapılan cüzi miktarlardaki sembolik ödemelerin zamanaşımını kesecek nitelikte olmadığı, zamanaşımı süresinin en son 31/12/2011 ve 31/12/2012 tarihlerinde dolduğundan sonraki tarihli ödemelerin ve asıl borçlu şirket adına düzenlenen sonraki tarihli haciz varakalarının ve şirket adına kayıtlı bulunan araca konulan hacizlerin ihtilaf konusu vergi borçlarının zamanaşımına etkisi bulunmadığı, buna göre, asıl borçlu şirket yönünden tahsil zamanaşımına uğramış amme alacaklarının şirket ortağı sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının zamanaşımı ve tebliğe ilişkin iddialarının yerinde olmadığı belirtilerek Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 09/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.