Danıştay Kararı 4. Daire 2018/4554 E. 2021/10769 K. 23.12.2021 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2018/4554 E.  ,  2021/10769 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2018/4554
Karar No : 2021/10769

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Vergi Dairesi Başkanlığı
(…Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : Tasfiye Halinde …Makina Plastik Lojistik Hizmetleri Sanayi ve Ticaret limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı hakkında düzenlenen …tarih ve …sayılı vergi inceleme raporuna dayanılarak 2012/1, 2, 4, 5, 6, 7 ve 8 dönemleri için re’sen tarh edilen ve tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle %50 artırılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile 213 sayılı Kanunun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. Vergi Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; davacı şirkete fatura düzenleyen …, …, …, …, …, …, …Yapı Hafr. İnş. Met. Or. Ür. San. Tic. Ltd. Şti. hakkında yapılan tespitlerden, mükelleflerin davacıya düzenlediği faturaların sahte olduğu sonucuna varıldığından, davacı şirketin, ilgili dönemde eleştiri konusu yapılan faturaları sahte fatura ticareti yaptığı tespit edilen şirketlerden almasına bağlı olarak, ilgili dönem KDV indirimlerinin reddi suretiyle bulunan matrah farkında ve bu fark üzerinden yapılan vergi ziyaı cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık görülmediği, …Boru Profil Nakliyat Demir Çelik İnşaat Sanayi Ltd. Şti ünvanlı şirketin ilgili dönemlerde sahte fatura düzenlediğine dair somut tespitler bulunmadığından bu firmadan alınan faturaların katma değer vergisi indirimlerinden reddolunmasında hukuki isabet görülmediği, 213 sayılı Kanunun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin; özel usulsüzlük cezası kesilmesini öngören ve bu cezanın kesilmesine ilişkin koşulları düzenleyen yasa maddesinde belirtilen unsurların bir arada gerçekleşmediği anlaşıldığı, idari cezalar içinde geçerli olan, cezayı gerektiren fiilin tüm unsurları tamam olmadan failin cezalandırılamayacağı yolundaki genel ceza hukuku ilkesi uyarınca davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık görülmediği, tekerrür nedeniyle vergi ziyaı cezasının yüzde elli oranında arttırılmasıyla ilgili kısmı açısından; dava konusu tarhiyat üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı, Mahkemelerinin E:…esaslı dosyasında davacı adına tarhedilen 2011 yılı tarhiyatlarına karşı açılan davada Mahkemelerince …tarih ve K:…sayılı kararla “dava konusu cezalı tarhiyatların onanmasına” karar verildiği anlaşıldığından, davacının beyan tablosunun ve devreden KDV tutarının yeniden düzenlenmesi kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yapılan cezalı tarhiyatların hukuka uygun olduğu, kararın aleyhe olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü ile … firmasından alınan faturalara isabet eden katma değer vergilerine ilişkin davanın reddedilmesi, özel usulsüzlük cezası ve tekerrür hükümleri yönünden usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacı vekilince her ne kadar 24/11/2021 tarihinde yürütmenin durdurulması talep edilmiş ise de; temyize konu kararın davacı tarafça temyiz edilmemesi nedeniyle yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idarenin temyiz dilekçesinde temyiz konusu kararın dava konusu özel usulsüzlük cezası ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısmı yönünden ileri sürdüğü iddialar kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin, temyiz konusu kararın … Boru Profil Nakliyat Demir Çelik İnşaat Sanayi Limited Şirketi’nden alınan faturalardan kaynaklı cezalı tarhiyatın kaldırılmasına ilişkin temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak açıklanmış, 229. maddesinde de, fatura; satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika, şeklinde tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri hükmüne yer verilmiştir.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef, üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığım öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımakta, bu bağlamda, Kanunda ve Kanunla verilen yetkiye dayanılarak çıkarılan yasa altı düzenleyici işlemlerde öngörülen şekil şartları ile kayıt ve belge nizamına sıkı sıkıya bağlılık sözkonusu olmaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve hizmet ifasına ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçekte yapılmış mal mübayasını ve hizmet ifasını da göstermesi gerekmektedir.
Davacıya ihtilaflı dönemde fatura düzenleyen Çekirge Vergi Dairesi mükellefi … Boru Profil Nakliyat Demir Çelik İnşaat Sanayi Ltd. Şti hakkında düzenlenen …tarih ve …sayılı vergi tekniği raporunda; mükellef kurumun metal ürünleri (demir,çelik,profil) pazarlaması ve toptan satışı işiyle iştigal etmek üzere 26/05/2011 tarihinde mükellefiyet tesis ettirdiği, çalışma adresine gönderilen defter belge isteme yazısına rağmen bilinen adresin boş ve kapalı olduğu, ödevlinin taşındığı, nerede olduğunun bilinmediği şeklinde beyan ve ifade edilen adres tespit tutanağının tutulduğu, mükellefin temsilcilerine ulaşılmaya çalışıldığı, ulaşılanların da davete icabet etmediği, şuan ki müdürü olan … hakkında sahte fatura düzenlediğinden bahisle hakkında vergi tekniği raporu düzenlenmiş olduğu, …’un Mernis adresine gönderilen defter belge isteme yazısının babasına tebliğ edilmesine rağmen yazıya icabet edilmediği, aynı şekilde diğer ortak ve önceki ortaklara da ulaşılamadığı ve tebliğin sağlanamadığı, 31/05/2011 tarihli işe başlama yoklamasında işyerinin 120 m² olduğu, kira bedelinin 400 TL olduğu ve bunun banka aracılığıyla ödendiği, henüz işçi çalıştırılmadığı, işyerinde 1 masa, 1 bilgisayar, 1 telefon, 1 tane evrak dolabı, 4 tane sandalye, 1 adet sehpa, bir muhasebecinin olduğu ve kendisine oda tarifesine göre ücret ödeneceği tespitlerinin yapıldığı, 2011 KDV matrahı toplamının 2.823.276.90-TL, 2012 KDV matrahı toplamının ise 1.368.713.65-TL olduğu, mükellef kurumun faaliyette bulunduğu hiçbir hesap döneminde kurumlar vergisi beyannamesini vermediği, muhtasar beyannamesinde işçi çalıştırdığına dair bildirim olmadığı, mükellef kurumun 2011 ve 2012 hesap dönemlerinde mal aldığı kişilerin hakkında ya vergi tekniği raporu düzenlendiği ya da özel esaslara alınmış olduğu, mükellef kurum tarafından 2012/3, 5 ve 12 dönemlerine ilişkin matrahsız KDV beyannamesi verilmesine rağmen, ilgili dönemlerde mükelleften mal alındığına dair Bs’lerin verildiği, mükellefin vadesi geçmiş ve bugün ödenmesi gereken toplam borç miktarının 40.342.41-TL olduğu, mükellef kurumun mal alışında firmalara ait bilgilere göre mükellef kurumun 2011 hesap döneminde maliyetleri içerisindeki sahte olduğu tespit edilen belgelerin oranının %85,80 olduğu, 2012 hesap döneminde ise mükellef kurumun alışlarının içerisindeki sahte olduğu tespit edilen belgelerin sahte belge düzenleme şüphesiyle incelemeye sevk edilenlerle beraber %94,49 olduğu, 120 m²’ lik bir işyerinde hiç işçi çalıştırmadan 2011 yılında 2.806.203.00-TL ciro elde ettiği, 2012 yılında ise bu miktarın 1.368.713,65 TL olduğu, sonuç itibariyle tüm yapılan tespitler uyarınca şirketin 26/05/2011 tarihinden itibaren komisyon amaçlı sahte belge düzenlemek amacıyla kurulan bir şirket olduğu, düzenlediği faturaların ise sahte faturalar olduğu tespitlerine yer verildiği görülmüştür.
Yukarıda belirtilen tespitlerin bir bütün halinde değerlendirilmesinden; mükellef tarafından çok yüksek tutarlı katma değer vergisi matrahları beyan edilmesine rağmen, anılan hasılatları yapabilecek fiziki kapasiteye, emtiaya ve ticari organizasyona sahip olunmadığı, mal ve hizmet alımı yapıldığı bildirilen mükelleflerin çoğu hakkında sahte fatura düzenledikleri yönünde tanzim edilmiş raporlar veya olumsuz tespitler bulunduğu, mükellefin katma değer vergisi matrahları ile Ba-Bs bildirimleri arasında uyumsuzluklar olduğu, vergisel ödevlerini yerine getirmediği, elde edilen yüksek tutarlı ciroya rağmen tahakkuk eden vergilerin ödenmediği dikkate alındığında davacının anılan mükelleften aldığı faturaların gerçek bir mal ve hizmet karşılığı düzenlenmediği dolayısıyla tarhiyatın buna ilişkin kısmında isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varıldığından, aksi yöndeki Vergi Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. …Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, kesilen özel usulsüzlük cezası ve vergi ziyaı cezasına uygulanan tekerrüre ilişkin kısımlarının ONANMASINA,
3. Kararın … Boru Profil Nakliyat Demir Çelik İnşaat Sanayi Limited Şirketi’nden alınan faturalardan kaynaklı cezalı tarhiyata ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 23/12/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının … Boru Profil Nakliyat Demir Çelik İnşaat Sanayi Limited Şirketi’nden alınan faturalardan kaynaklı cezalı tarhiyatların kaldırılmasına ilişkin kısmının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararının bozmaya ilişkin kısmına katılmıyorum.