Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2018/4671 E. , 2022/2460 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2018/4671
Karar No : 2022/2460
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Elektronik Sanayi Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte belge düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiğinden bahisle vergi inceleme raporu uyarınca, re’sen tarh edilen 2014 yılı vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi, 2014/4-6, 7-9, 10-12 dönemleri vergi ziyaı cezalı geçici vergiler ve kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; davacı hakkındaki tespitlerin, davacının faaliyetinin sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde etmek olduğunu göstermediği dolayısıyla dava konusu cezalı tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, aksi yöndeki kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 30. maddesinde, re’sen vergi tarhı tanımlanarak 30/4. maddesinde; defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısıyla ihticaca salih bulunmaması halinde vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitinin mümkün olmadığının kabul edileceği, 30/6. maddesinde ise; tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunması halinde verginin re’sen tarh olunacağı öngörülmüş, 134. maddesinde, vergi incelemesinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak tespit etmek ve sağlamak olduğu, aynı Kanunun 3/B maddesinde; vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, şu kadarki vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesinin ispatlama vasıtası olarak kullanılamayacağı, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olacağı hükme bağlanmıştır.
Davacı hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunda özetle; şirketin tekstil ürünlerinin toptan satışını yapmak üzere 18/12/2013 tarihinde mükellefiyet tesis ettirdiği, 2014, 2015 ve 2016 yıllarında işyerinde çeşitli tarihlerde yapılan yoklamalarda şirketin açık ve faal olduğu, işçi çalıştırdığı, işyerinde demirbaş malzemeler dışında çeşitli miktarlarda satışa hazır ticari emtiaların bulunduğunun tespit edildiği, şirketin 2016 yılında ibrazı istenen yasal defter ve belgelerini incelemeye ibraz ettiği, yasal defterlerin noter tasdikli olduğu, satış faturalarının usulüne uygun olarak bastırıldığı, şirketin 2014 ve 2015 yıllarında kar beyan ettiği, aynı yıllarda verdiği muhtasar beyannamelerinde çeşitli sayılarda işçi beyanının olduğu, şirketin ödenmemiş bir kısım vergi borçlarının olduğu, alım yaptığı bir kısım mükellefler hakkında sahte belge düzenlemekten dolayı tanzim edilmiş raporların bulunduğu, ifadesine başvurulan ve şirkette çalışmış görünen işçilerin bir kısmının bu firmada çalışmadıklarını ve tanımadıklarını beyan ettikleri tespitlerinden sonra raporun devamında mükellefin 2014 yılı alışlarının %44’ünün 2015 yılı alışlarının ise %29’unun haklarında sahte belge düzenlemekten dolayı rapor bulunan mükelleflerden sağlandığı, firmanın beyan ettiği matrahları elde edebilecek kapasitesinin olmadığı sonucuna varılarak hazırlanan vergi tekniği raporunda 2014 ve 2015 yıllarında elde edilen komisyon gelirinin hesaplandığı ve bu rapor esas alınarak tanzim edilen vergi inceleme raporu doğrultusunda dava konusu vergi ve cezaların salındığı anlaşılmıştır.
Yukarıdaki tespitlerin değerlendirilmesinden; davacının biçimsel olarak birtakım yükümlülüklerini yerine getirmekle beraber, yüksek cirolar elde etmesine rağmen açılışından itibaren kısa süre içerisinde ulaşılamaz hale geldiği, 2014 ve 2015 yıllarında yaklaşık olarak 30 milyon TL, katma değer vergisi matrahı bildirdiği ancak bu ticaretine uygun kapasitesinin bulunmadığı, alışlarına ilişkin olarak olumsuz birtakım tespitler bulunduğu, yüksek tutarlı bildirimlerine karşılık ödenecek vergisinin uyumsuz şekilde düşük çıktığı ve vergi borcu ödemesinin cüzi olduğu, çalışan olarak bildirdiği bazı kişilerin burada çalışmadığını ifade ettiği, bir başka çalışanın satış yapılmadığına dair beyanı, kiraya verenin firmayı tanımaması gibi tespitler dikkate alındığında, davacının komisyon karşılığı sahte fatura düzenlediğinden bahisle yapılan cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Matrah tespitinin araştırılması suretiyle bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu bakımdan aksi gerekçeyle verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir.
Öte yandan, yeniden verilecek kararda, özel usulsüzlük cezasının ayrıca değerlendirilmesi gerektiği tabidir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 12/04/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.