Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2018/4685 E. , 2022/4196 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2018/4685
Karar No : 2022/4196
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- … Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
2- … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden re’sen tarh edilen 2013/1,2,3,4,5,6,8 ve 9. dönemlerine ilişkin katma değer vergileri ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen vergi ziyaı cezalarının ve 213 sayılı Kanun’un 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; ilgili dönemlerde davacının fatura aldığı … Vergi Dairesi mükellefi …Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ile … Vergi Dairesi mükellefi … Ltd. Şti. hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporlarında yer alan tespitlere göre, düzenlenen faturaların sahte olduğu anlaşıldığından adı geçen mükelleflerden alınan faturalardan kaynaklanan cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, somut tespit bulunmadan kesilen özel usulsüzlük cezasında ve yasal koşullar oluşmadan vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle artırılan kısımlarında da hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen reddine, kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, ilgili dönemlerdeki emtia alımlarının tedarikçi firmalardan yapıldığı, ödemelerin banka yoluyla gerçekleştirildiği, vergi ödevlerinin yasalara uygun olarak yerine getirildiği, beyannamelerin ve bildirimlerin yasal süreler içerisinde verildiği, alınan faturaların gerçeği yansıtmadığının somut tespitlerle ortaya konulması gerektiği, eksik incelemeye dayalı olarak tarhiyat yapıldığı, fatura alınan mükellefler hakkında tanzim edilen raporların tarafına tebliğ edilmediği, raporların içeriği bilinmediğinden savunma hakkının kısıtlandığı belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının aleyhe olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 213 sayılı Kanun’un 339. maddesinde yer alan şartların somut olayda gerçekleştiği, davacı hakkında düzenlenen inceleme raporunda tespit edilen hususlara istinaden özel usulsüzlük cezası kesildiği, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davacının temyiz dilekçesinde temyiz konusu kararın redde ilişkin kısmı ile davalı idarenin kararın kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısımları yönünden ileri sürdüğü iddialar kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Kararın vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uygulanarak artırılan kısmına ilişkin temyiz istemine gelince;
213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 339. maddesinde (7338 sayılı Kanunun 38 inci maddesiyle değişen madde; Yürürlük: 26/10/2021 “Vergi ziyaına sebebiyet vermekten veya usulsüzlükten dolayı ceza kesilen ve cezası kesinleşenlere, vergi ziyaı cezasında cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren beşinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar, usulsüzlükte cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren ikinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar tekrar ceza kesilmesi durumunda, vergi ziyaı cezası yüzde elli, usulsüzlük cezası yüzde yirmibeş oranında artırılmak suretiyle uygulanır. Şu kadar ki, artırım tutarı kesinleşen cezadan (kesinleşen birden fazla ceza olması durumunda bunlardan tutar itibarıyla en yükseğinden) fazla olamaz.” hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, tekerrür hükümleri uygulanırken artırım tutarının kesinleşen cezadan, kesinleşen birden fazla ceza olması durumunda bunlardan tutar itibarıyla en yükseğinden fazla tutarda olmaması gerektiği dikkate alınmalıdır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı adına tekerrürün dayanağı olarak 2011/12 dönemine ilişkin olarak kesilen ve 2012022313402/1 sayılı vergi ceza ihbarnamesi ile 23/02/2012 tarihinde tebliğ edilerek kesinleştirilen vergi ziyaı cezasının esas alındığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, 2012 yılında tebliğ edilerek kesinleşen vergi ziyaı cezasının, dava konusu 2013 yılınaın muhtelif dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle artırılmasına esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla birlikte, tekerrüre esas alınan cezanın miktarı itibarıyla (150 TL) dava konusu vergi ziya cezalarına oranla bir katından fazla olduğu dikkate alındığında, dava konusu yüksek tutardaki cezanın tekerrür hükümleri uygulanarak %50 oranında artırılması hakkaniyete uygun düşmeyeceğinden, vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanarak arttırılan kısımlarında hukuka uygunluk görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, 213 sayılı Kanun’un 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası ile … Vergi Dairesi mükellefi … Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından düzenlenen faturalar nedeniyle yapılan tarhiyatlara ilişkin kısmının oybirliği ile … Vergi Dairesi mükellefi … Ltd. Şti. tarafından düzenlenen faturalar nedeniyle yapılan tarhiyatlara ilişkin kısmının ise üye …nin karşı oyu ve oyçokluğu ile ONANMASINA,
3. Anılan Vergi Dava Dairesi kararının vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanarak arttırılmasına ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 16/06/2022 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Davacı adına fatura düzenleyen, … Vergi Dairesi mükellefi … Ltd. Şti. hakkında tanzim edilmiş vergi tekniği raporundaki tespitler, adı geçen mükellefin düzenlediği faturaların sahte olduğunu somut bir şekilde ortaya koymak için yeterli olmadığından, davacının temyiz isteminin kısmen kabulü ile adı geçen mükelleften temin edilen faturalara ilişkin olarak yapılan tarhiyatlarda hukuka aykırılık bulunmadığına karar veren Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu reddeden Vergi Dava Dairesi kararının bu kısmının bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.