Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2018/4908 E. , 2022/5687 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2018/4908
Karar No : 2022/5687
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Bankası A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emri ile … tarih ve … sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; … Bankası A.Ş. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu ile söz konusu şirket tarafından kurulan, … Bankası A.Ş. Mensupları Munzam Sosyal Güvenlik ve Yardımlaşma Sandığı Vakfına, “Munzam Sandık Banka Yükümlülüğü” ve “Munzam Sandık Banka Yükselme Yükümlülüğü” adı altında banka katılım payı olarak her bir çalışan için ücretlerinin belli bir nispetinde yapılan ödemelerin, çalışanların ücret bordrolarına dahil edilmeyerek gelir vergisi tevkifatına tabi tutulmadığının tespit edilmesi üzerine, davacı banka şubesi adına, 2009,2010,2011 dönemlerine ilişkin olmak üzere gelir stopaj vergisi ve damga vergisine ilişkin vergi inceleme raporları tanzim edildiği, bu raporlara istinaden düzenlenen ihbarnamelerin 03/01/2014 tarihinde tebliğ edildiği, tebliğe rağmen dava açılmadığından, amme alacağının kesinleştiğinden bahisle dava konusu ödeme emirlerinin düzenlendiği, dava konusu uyuşmazlığın ödeme emrine ilişkin olduğu, davacı şirketin stopaj ve damga vergisine tabi olmayan katkı payı üzerinden, cezalı stopaj ve damga vergisi tarhiyatı içerikli ödeme emrinin düzenlenmesinin hukuka aykırı olduğu iddiasının varlığı, aynı konu hakkında verilmiş mahkeme kararları da dikkate alındığında davacı şirketin asıl iddiasının “borcum yoktur” kapsamında değerlendirilebileceği, davacının munzam vakfına yaptığı banka katılım payının, çalışana verilen ücret unsuru içinde mütalaa edilmesi gerektiği ancak, davacı kurum tarafından, aynı olaya ilişkin bir başka şube adına yapılan tarhiyatlar için açılan davada, verilen red kararı üzerine Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunulduğu, Anayasa Mahkemesi’nin 12/11/2014 tarihinde verdiği karar ile söz konusu katkı payı ödemelerinin ücret kapsamında değerlendirilerek vergilendirileceğinin öngörülebilirliğin ancak 2013 tarihli Danıştay Daire kararlarıyla söz konusu olduğu, bu tarihten önceki tarhiyatın Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal ettiğine karar verdiği, Anayasa Mahkemesi’nce verilmiş bir ihlal kararının varlığı halinde söz konusu tespit edilen ihlalin tekrar yaşanmaması yönünde gerekli tedbir ve kararların alınması gerektiği, davacı adına tarh edilen vergi ziyaı cezalı gelir stopaj vergisi ile damga vergisinin, 2009-2010-2011 vergilendirme dönemine ilişkin olduğu, dava konusu vergilendirme dönemi itibariyle, Anayasa’nın 73. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “verginin kanuniliği” ilkesi gereği kanuni düzeyde sağlanması gereken öngörülebilirliğin sağlanamadığı, öngörülebilirliğin ise ancak 2013 tarihli Danıştay kararlarıyla söz konusu olduğu anlaşıldığından, dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Bankanın munzam sandık vakfına yaptığı ödemelerin vakıf üyesi açısından ücret olarak nitelendirilip stopaj yoluyla vergilendirilmesinin mümkün olmadığı, bu güne kadar yapılan yasal düzenlemelerde munzam sandık vakıflarının sosyal güvenlik sisteminin bir parçası olarak görüldüğü, dava konusu ihtilafla aynı mahiyetteki davada Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapıldığı, söz konusu başvurunun kabul edildiği ve vakfa yapılan katkı payı ödemeleri üzerinden vergi ve ceza tahsil edilmesinin bankanın mülkiyet hakkını ihlal ettiğine karar verildiği belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 55. maddesinde, kamu alacağını vadesinde ödemeyenlere, (15) gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları gereğinin bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde de, kendisine ödeme emri tebliğ olunan kişinin, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zaman aşımına uğradığı iddialarıyla tebliğinden itibaren 15 (onbeş) gün içerisinde idari dava açabileceği kurala bağlanmıştır.
Ödeme emrine konu olan vergi ve cezaların kamu alacağı niteliği kazanması; vergilendirmeye ilişkin ihbarnamelerde yer alan vergi ve cezaların duyurulmasına rağmen dava konusu yapılmaksızın, yapılmışsa yargı yeri kararı uyarınca kesinleşmesiyle ya da mükellefin beyanı üzerine tahakkuk ettirilen vergilerin vade sürelerinin dolması ile gerçekleşmektedir. Dolayısıyla ödeme emri düzenlenebilmesi için amme alacağının tarh ve tebliğ edilerek tahakkuk etmesi ve vadesinde ödenmemesi gerekmektedir.
… Bankası A.Ş. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu ile söz konusu şirket tarafından kurulan, … Bankası A.Ş. Mensupları Munzam Sosyal Güvenlik ve Yardımlaşma Sandığı Vakfına, “Munzam Sandık Banka Yükümlülüğü” ve “Munzam Sandık Banka Yükselme Yükümlülüğü” adı altında banka katılım payı olarak her bir çalışan için ücretlerinin belli bir nispetinde yapılan ödemelerin, çalışanların ücret bordrolarına dahil edilmeyerek gelir vergisi tevkifatına tabi tutulmadığının tespit edilmesi üzerine, davacı banka şubesi adına, 2009,2010,2011. dönemlerine ilişkin olmak üzere gelir stopaj vergisi ve damga vergisine ilişkin vergi inceleme raporları tanzim edildiği, bu raporlara istinaden düzenlenen ihbarnamelerin 03/01/2014 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, tebliğe rağmen dava açılmadığından, amme alacağının kesinleştiğinden bahisle dava konusu ödeme emirlerinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Olayda, dava konusu ödeme emirlerinin içeriği borçlara ilişkin ihbarnamelerin davacıya 03/01/2014 tarihinde tebliğ edildiği, davalı idarenin savunmasında ise bahse konu ihbarnamelerin süresi içerisinde dava konusu yapılmadığının belirtildiği, her ne kadar Vergi Mahkemesince, … Bankası A.Ş. Mensupları Munzam Sosyal Güvenlik ve Yardımlaşma Sandığı Vakfına, “Munzam Sandık Banka Yükümlülüğü” ve “Munzam Sandık Banka Yükselme Yükümlülüğü” adı altında banka katılım payı üzerinden vergi tarhiyatı yapılmasının, Anayasa’nın 73. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “verginin kanuniliği” ilkesine aykırı olduğu, verginin öngörülebilirliğin sağlanamadığı, öngörülebilirliğin ise ancak 2013 tarihli Danıştay kararlarıyla söz konusu olduğu, ödeme emri içeriği borçların ise 2009-2010-2011 vergilendirme dönemine ilişkin olduğu ve ödeme emirlerine karşı açılan davanın “borcum yoktur” kapsamında değerlendirilerek, ödeme emri içeriği alacakların hukuka aykırı olarak tarh edildiği gerekçesiyle karar verilmiş ise de, bu hususun ancak ihbarname aşamasında irdelenebileceği, davalı idarenin ise söz konusu ihbarnamelerin dava açılmaksızın kesinleştiğini belirttiği, davacının da aksi yönde bir iddiasının olmadığı dikkate alındığında, belirtilen hukuka aykırılığın, işbu davada ”borcum yoktur” iddiası kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.
Vergi Dava Dairesince, vergi borçlarına ilişkin olarak düzenlenen ihbarnamelerin usulüne uygun şekilde tebliğ edilip edilmediği, bunlara karşı dava açılıp açılmadığı vb. hususlar araştırılarak yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının Üye …’ın karşı oyu ve oyçokluğuyla BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 17/10/2022 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.