Danıştay Kararı 4. Daire 2018/4936 E. 2022/4163 K. 16.06.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2018/4936 E.  ,  2022/4163 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2018/4936
Karar No : 2022/4163

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) :… Güvenlik Hizmetleri Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına sahte fatura kullandığından bahisle re’sen kesilen 2011/1,3,4,5,6,7,8,9,10,11,12 dönemleri için vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; uyuşmazlık konusu dönemde davacıya düzenlenen faturaların sahte olduğu anlaşıldığından söz konusu faturalara ilişkin katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle, davacının ilgili dönem katma değer vergisi beyanlarının yeniden düzenlenerek ödenecek vergi çıkması ile tarh edilen vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka aykırılık bulunmadığı, tekerrür hükümleri yönünden, ara kararı ile davalı idareden, dava konusu vergi ziyaı cezasına tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmadığının sorularak, uygulanmışsa tekerrür hükümlerinun uygulanmasına dayanak vergi ziyaı cezasına ilişkin ihbarnamenin, ihbarnamenin davacıya tebliğine ilişkin tebliğ alındısının, tahakkuka bağlanmasına ilişkin tahakkuk fişinin ve varsa kesinleşme süresine ilişkin diğer bilgi ve belgelerin (uzlaşma tutanağı vs) istenilmesine rağmen davalı idarece, tekerrüre dayanak olan vergi ceza ihbarnamesinin ve kesinleştiğine ilişkin evrakların gönderilmediği görülmekle, vergi ziyaı cezasına tekerrür hükümleri uygulanmasını gerektiren hususlar ispatlanamadığından, tekerrür hükümlerinin uygulanmasında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflar tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kararın aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 16/06/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Tekerrür” başlıklı 339. maddesinde, vergi ziyaına sebebiyet vermekten veya usulsüzlükten dolayı ceza kesilen ve cezası kesinleşenlere, cezanın kesinleştiği tarihi takip eden yılın başından başlamak üzere vergi ziyaında beş, usulsüzlükte iki yıl içinde tekrar ceza kesilmesi durumunda, vergi ziyaı cezasının yüzde elli, usulsüzlük cezasının yüzde yirmibeş oranında artırılmak suretiyle uygulanacağı kurala bağlanmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 339. maddesi göz önüne alındığında, tekerrür hükümleri uygulanabilmesi için tekerrür uygulanarak ceza kesilmesi gereken sonraki eylemin, ilk eylem için kesilen cezanın kesinleşme tarihini takip eden yılın başından sonra gerçekleşmiş olması gerekmektedir.
İncelenen dosyada, tekerrüre esas alınan 3/2010 dönemi vergi ziyaı cezasının 18/05/2010 tarihinde tebliğ edilerek kesinleştiğinin anlaşılması nedeniyle, tekerrüre ilişkin eylem 2011 yılında gerçekleşmiş olup, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına hukuken engel bulunmadığından davanın tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen vergi ziyaı cezalarına ilişkin kısmında hukuka aykırılık görülmemiştir.