Danıştay Kararı 4. Daire 2018/5703 E. 2022/4344 K. 22.06.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2018/5703 E.  ,  2022/4344 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2018/5703
Karar No : 2022/4344

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Tarım Ürünleri Yakacak Nakliyat Konfeksiyonculuk Otomotiv Petrol Ürünleri İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, 2011 yılında yapılan alımlara ilişkin ödemelerin banka, özel finans kurumları veya posta idaresi aracılığıyla yapılmayarak tevsik zorunluluğuna uyulmaması sebebiyle düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden 213 sayılı Kanun’un mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirketin 2011 yılında yaptığı hububat alışlarını gerçek usulde vergilendirilen, defter tutmak zorunda olan çiftçilerden yaptığına dair bir tespit bulunmadığından ve 2011 yılında davacı şirketin müstahsil makbuzları ile hububat alımında bulunduğu defter tutmak zorunda olmayan çiftçilere yaptığı ödemelerin, banka veya özel finans kurumları aracı kılınarak yapılması gerektiğine ilişkin olarak herhangi bir düzenleme olmadığından, davacı şirket adına müstahsil makbuzları ile yapılan hububat alışlarına ilişkin ödemeler nedeniyle 213 sayılı Kanun’un mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen dava konusu özel usulsüzlük cezalarında hukuka uygunluk bulunmadığı, ancak davacı şirketin 2011 yılında çiftçilerden yaptığı hububat alışı olmayan, şirket yevmiye defterinin incelenmesinden, şirketin araç alışı, akaryakıt alışı, araç bakım ve onarımı olduğu anlaşılan söz konusu mal veya hizmet alışları nedeniyle şirketin yaptığı ödemelerin, banka veya özel finans kurumları aracı kılınarak yapılması ve şirket ödemelerinin tevsik edilmesi gerekirken davacı şirketin bu zorunluluğa uymaması nedeniyle 213 sayılı Kanun’un mükerrer 355. maddesi hükmü uyarınca 1.070,00 TL ‘den az olmamak üzere söz konusu ödemelerin %5’i oranında davacı şirket adına kesilen toplam 24.176,59 TL tutarındaki özel usulsüzlük cezalarında ve … tarih ve …, … tarih ve … nolu faturalarla yaptığı hizmet (nakliye ve kepçe kiralama) teslimlerine ilişkin tahsilatlarını, banka veya özel finans kurumları aracı kılınarak yapılması ve şirket tahsilatlarının tevsik edilmesi gerekirken davacı şirketin bu zorunluluğa uymaması nedeniyle davacı şirket adına kesilen toplam 2.235,25 TL tutarındaki özel usulsüzlük cezalarında ise hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, defter tutmak zorunda olmayan çiftçilerden yapılan alışların da 320 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği gereği tevsik zorunluluğu kapsamında olduğu belirtilerek Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 22/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.