Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2018/6596 E. , 2022/6034 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2018/6596
Karar No : 2022/6034
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Otomotiv Tekstil Akaryakıt İnşaat Gıda Dış Ticaret Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU :… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 11/1-c maddesi kapsamında ihraç kayıtlı mal teslimlerinden kaynaklı katma değer vergisi iade alacaklarının, iade mahsup yoluyla vergi borçlarına mahsuben ve/veya nakden iade edilmesi talebinin davalı idare tarafından mahsubun yapılması için teminat gösterilmesi gerekçesiyle reddine dair … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirket ve alt firmaların büyük çoğunluğu hakkında olumsuz tespitin bulunduğu belirtilmişse de, katma değer vergisi iade alacaklarının doğduğu yıllara ilişkin davacı ve alt firmalar hakkında hazırlanmış bir raporun dosyaya sunulmadığı, savunma dilekçesi ve eki belgelerden davacı firma ve alt firmaların yüksek matrah beyanına yönelik tereddüt hasıl olması nedeniyle, alt firmaların yeterli kapasiteye sahip olup olmadıklarına dair incelemeye sevkedildikleri ve şirketlere ait adreslerde yoklama yapıldığı, yapılan yoklamalar dışında bir olumsuzluk veya raporun bulunmadığı, ayrıca davacı şirketin özel esaslar kapsamından … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararı uyarınca çıkartıldığı dikkate alındığında, 2014, 2015 ve 2016 yıllarına ilişkin katma değer vergisi iadesi alacaklarından vergi borçlarının teminatsız olarak mahsubu istemiyle yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu idari işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1. maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye’de yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu kuralı getirilmiş, 4. maddesinde, hizmet, “teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler” olarak tanımlanmış ve hizmet işlemlerinin, bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak,değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, 6. maddesinde, işlemlerin Türkiye’de yapılmasının, hizmetin Türkiye’de yapılmasını veya hizmetten Türkiye’de faydalanılmasını ifade ettiği hükme bağlanmıştır.
Anılan Kanun’un 11. maddesinin 1 fıkrasının (a) bendinde, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler ile yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin katma değer vergisinden istisna olduğu, 32. maddesinin 1. fıkrasında, bu Kanunun 11, 13, 14 ve 15. maddeleri uyarınca vergiden istisna edilmiş bulunan işlemlerle ilgili fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanacak katma değer vergisinden indirileceği, vergiye tabi işlemlerin mevcut olmaması veya hesaplanan verginin indirilecek vergiden az olması hallerinde indirilemeyen katma değer vergisinin, Maliye ve Gümrük Bakanlığınca tespit edilecek esaslara göre bu işlemleri yapanlara iade olunacağının hükme bağlandığı, verilen yetkiye istinaden Maliye Bakanlığınca 84 seri numaralı Katma Değer Vergisi Genel Tebliği yayımlandığı, söz konusu tebliği yürürlükten kaldıran Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin 26/04/2014 tarih ve 28983 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, her iki tebliğde de mal ve hizmet ihracından” doğan ihracat istisnası ve ihraç kaydıyla teslimlerden doğan iadelerin kural olarak tebliğin “I. Genel Esaslar”, sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleme veya kullanma fiili ile doğrudan veya dolaylı olarak ilgisi bulunan mükelleflerin iade taleplerinin ise tebliğin “II Özel Esaslar” bölümündeki açıklamalara göre yerine getirileceğinin belirtildiği ve Özel Esaslar Başlıklı Bölümü altında, haklarında sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanımına ilişkin olumsuz rapor bulunan mükelleflerin, raporun vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarihe kadar henüz sonuçlandırılmamış iade talepleri dâhil, bu tarihten sonraki iade taleplerinin sahte belge kullanımında dört kat, muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanımında ise üç kat teminat karşılığında, teminat gösterilmemesi halinde münhasıran vergi inceleme raporu sonucuna göre yerine getirileceği, raporun intikal ettiği tarihten önceki dönemler için alınan teminatlar da dâhil olmak üzere iade için alınan tüm teminatların vergi inceleme raporu ile çözüleceği düzenlemesine yer verilmiştir.
İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 20. maddesinde, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri ile Danıştay’ın bakmakta oldukları davalara ait her türlü incelemeleri, kendiliklerinden yapmaları, gerek gördükleri belgelerin gönderilmesini ve bilgilerin verilmesini tarafların yanısıra ilgili gördükleri diğer yerlerden isteyebilecekleri öngörülmek suretiyle idari yargı yerlerine, re’sen araştırma yetki ve görevi verilmiştir. Bu nedenle vergilendirmeye karşı açılan davalarda; ilgililer adına yapılan vergilendirmeye ilişkin her türlü işlemin hukuka uygunluğu konusunda bir yargıya ulaşabilmek için idari yargı yerlerince, kendilerine tanınan re’sen araştırma yetki ve görevinin bulunduğu, bu yetki ve görevin, davanın karara bağlanabilmesi için dava dosyasında bulunmayan ancak, tarafların iddia ve savunmalarının dayandığı durumların varlığı ve doğruluğunun tespitine yönelik olanlar da dahil olmak üzere, gerekli görülen bilgi ve belgelerin edinilmesini sağlayan bilgi ve belgelerin başka deyişle delillerin toplanması yetki ve görevi olduğu açıktır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı şirket tarafından, 2014, 2015, 2016 dönemlerinde KDV Kanununun 11/1-c maddesi gereği ihraç kayıtlı mal teslimlerinden katma değer vergisi iadesi alacakları için vergi borçları ve sigorta borçlarına mahsubu istemiyle yapmış olduğu başvurunun, alt firmalarının büyük çoğunluğu hakkında sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleme tespiti oldugu, mükellef kurumun yüksek tutarı ihraç kayıtlı teslim yapmasına rağmen söz konusu teslimleri karşılayacak hammadde girişi olmadığı, indirim listelerinde büyük oranda hazır mal alışı olduğu, kendisi ve alt firmalarının yüksek matrah beyanına yönelik tereddüt hasıl olduğu ve alt firmaların yeterli kapasiteye sahip olup olmadığının tespiti için incelemeye sevk edildiği, on beş gün içinde %120 teminat verilmesi halinde yerine getirileceği, aksi halde vergi inceleme raporuna göre işlem yapılacağı gerekçesiyle reddedildiği görülmüştür.
Davacı şirketin alt mükelleflerinin incelenmesinden; Gökdere Vergi Dairesinin mükellefi … Boya Apre Baskı Teks. İth. İhr. Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. hakkında yapılan yoklama neticesinde şirketin gerçek bir mal ticaretine dayanmaksızın komisyon karşılığı sahte fatura ticareti yaptığı şüphesi uyandırdığı ve 01/10/2013 tarihinde yapılan yoklamada henüz faaliyetinin olmadığı, 10/02/2017 tarihli yoklama ile tam kapasite ile çalışmadığı, sahte ve muhteviyati itibariyle yanıltıcı belge kullanmak ve işletme kapasitesi, sermaye ile iş hacmi arasındaki tutarsızlık nedeniyle incelemeye sevk edildiği, Göztepe Vergi Dairesinin mükellefi … Otomobil Ticaret Ltd. Şti. nezdinde 15/02/2017 tarihinde düzenlenen yoklama fişi ile ödevlinin KDV beyannamesi matrahlarına göre kapasitesinin yeterli olmadığı, Güneşli Vergi Dairesinin mükellefi … Mutfak Gereçleri Züccaciye Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.’nin sicil kayıtlarının tetkikinde 30/05/2015 tarihi itibariyle resen terk işlemi yapıldığı, Yıldırım Vergi Dairesinin mükellefi … Dokuma Örme İç ve Dış Ticaret Sanayi Limited Şirketinin işini ve iş yerini terk ettiği 07/11/2016 tarihli yoklama ile tespit edildiği, 31/10/2016 tarihi itibariyle resen terk işleminin yapıldığının tespit edildiği, Şişli Vergi Dairesinin mükellefi … Tekstil Konfeksiyon ve Otomotiv Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketi iş yeri adresinde 01/03/2017 tarihinde yapilan yoklamada kurumun tekstil ürünleri toptan satış faaliyetinin devam ettiği bir çalışanı olduğu iş yerinin ofis olarak kullanıldığı, imalatın Bursa’da yapıldığı, Şişli Vergi Dairesinin mükellefi … Kumaşçılık Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti’nin iş yeri adresinde 14/02/2017 tarihinde yapılan yoklamada kurumun kumaş dokuma faaliyetinin devam ettiği bir çalışanı olduğu iş yerinin yaklaşık 80 metrekare olduğu ve ofis mobilyasi ve mutfak malzemesi haricinde demirbaşı bulunmadığı tespit edilmiş ve davacı şirket hakkında inceleme talep formunun bulunduğu, Mahkemece davacı şirket ve alt mükellefleri hakkında vergi incelemelerinin tamamlanıp tamamlanmadığı hususunun ara kararla davalı idareden sorulmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, yukarıda belirtilen tespitler ve mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, haksız iade alınmasının önüne geçilmesi açısından ortada ciddi şüphelerin olduğu görüldüğünden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 20. maddesi uyarınca, davalı idarenin yazısında belirtilen davacı şirket hakkında inceleme talep formu neticesinde inceleme raporunun düzenlenip düzenlenmediği, alt mükellefler hakkında hazırlanmış raporların bulunup bulunmadığı sorularak, idare tarafından sunulması halinde maddi olayın hukuki bir değerlendirmesi yapılarak karar verilmesi gerektiğinden aksi yöndeki Mahkeme kararının kaldırılması isteminin reddine dair Vergi Dava Dairesi kararında isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 31/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz çoğunluk kararına katılmıyoruz.