Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2018/6630 E. , 2022/4416 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2018/6630
Karar No : 2022/4416
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Petrol Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılarak 2016/11 döneminde ödediği 2009 ila 2015 dönemleri katma değer vergilerinin indirim konusu yapılması gerektiği ihtirazi kaydıyla verilen 2016/11 dönemine ait katma değer vergisi beyannamesine istinaden düzenlenen 2016/13 sayılı tahakkuk fişinin 6376 sayılı Kanun kapsamında dört adet alacak kalemiyle ilgili olarak yapılan ödemelere ilişkin kısmının iptali ve fazladan tahsil edildiği iddia edilen 2.719.345,54 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle beraber iadesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; olayda, her ne kadar davacı tarafından 6736 sayılı Kanun’dan faydalanarak yapılandırdığı borçlarına ilişkin olarak yaptığı ödemelerin sorumlu sıfatıyla ödenen, ithalatta ödenen ve gümrükte kendiliğinden beyan üzerine ödenen KDV’ler olduğu, bunların ödemenin ve kanuni defterlere kaydının yapıldığı dava konusu 2016/Kasım dönemine ait ödenecek KDV’den indirilmesi gerektiği iddia edilmişse de, 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan vergi borçlarının nev’ilerinin değiştiği, yapılandırma ile nitelik değiştirdiği, esasen 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1. maddesine göre verginin konusunu oluşturan işlemin yapılan bu başvuru ile aynı Kanun’un 29. maddesinde düzenlenen vergi indiriminin dışına çıkarıldığı, dolayısıyla davacının 6736 sayılı Kanun’dan faydalanarak yaptığı ödemelerin vergi indirimine konu edilebilecek KDV ödemeleri olarak kabul edilmesinin mümkün bulunmadığı ve ilgili mevzuat hükümlerinde 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılan ödemelerin ret ve iade edilemeyeceğinin açıkça ifade edildiği görüldüğünden dava konusu tahakkuk işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; KDV indiriminden yararlanabilmek için vergiyi doğuran olayın meydana geldiği yıl içerisinde yasal defter ve belgelere kaydedilmesi gerektiği, olayda ise indirime konu edilmek istenen KDV tutarlarının 2009 ila 2015 dönemlerine ilişkin olduğu, sonradan yapılan cezalı tarhiyat ve tahakkukların 6736 sayılı Kanun’dan yararlandırılması sonucunda ihtirazi kayıtla verilen 2016/11 dönemi KDV beyannamesinde indirime konu edildiği anlaşılmakta ise de, 3065 sayılı Kanun’un 29. maddesinin 3. fıkrasında hükme bağlanan vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı aşılmamak koşuluyla KDV indiriminden yararlanılacağı yolundaki yasal koşullar olayda gerçekleşmemiş olduğundan tahakkuk işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. İstinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın idari istikrar ilkesine aykırı olduğu, KDV indiriminin reddinin tarhiyat ve pişmanlık ile kendiliğinden beyan müessesesini uygulanamaz hale getirdiği, uyuşmazlık konusu olayda matrahta değişiklik olduğu ve KDV Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca indirilmesi gerektiği ve 11 no’lu KDV Tebliği’nin haklılıklarını ortaya koyduğu belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, … TL maktu karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 23/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.