Danıştay Kararı 4. Daire 2018/7048 E. 2022/4074 K. 15.06.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2018/7048 E.  ,  2022/4074 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2018/7048
Karar No : 2022/4074

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)

VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Sıhhi ve Doğalgaz Tesisat Malzemeleri Sanayi Dış Ticaret Anonim Şirketi

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket adına takdir komisyonunca takdir olunan matrahlar üzerinden, 2010/8,9,10,12 dönemleri için üç kat, 2010/8,11 dönemleri içinse bir kat vergi ziyaı cezalı tarh edilen katma değer vergilerinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı hakkında düzenlenen, dava konusu cezalı tarhiyatlara ilişkin takdir komisyonu kararlarının dayanağını teşkil eden ve vergi tekniği raporunda, davacı şirketin sahte fatura ile belgelendirdiği alışlarına ilişkin indirim konusu yapılan katma değer vergilerinin indirimlerinin reddedilmesi gerektiğinin bildirildiği, davacının ilgili dönemlerde beyan ettiği katma değer vergisi matrahlarının eksik olduğuna ilişkin bir tespit ya da eleştiri bulunmadığı, bu nedenle ortada davacı açısından matrah takdirini gerektirecek bir husus olmamasına rağmen davacının ilgili dönem katma değer vergisi matrahlarının takdiri için takdir komisyonuna sevk edildiği ve takdir komisyonu tarafından, vergi tekniği raporu ile belirlenen vergi miktarlarına denk gelecek şekilde matrah takdirinde bulunulduğu görülmekte olup, vergilendirme tekniğine tamamen aykırı bir usulle ve afaki şekilde belirlenen matrah üzerinden gerçekleştirilen dava konusu cezalı tarhiyatlarda yasal isabet bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; olayda, 2010 vergilendirme dönemi matrahlarının tespiti için zamanaşımı süresinin son yılı olan 2015 yılı içerisinde, 24/12/2015 tarihinde, takdir komisyonuna sevk edilen davacı adına düzenlenen 12/02/2016 tarihli vergi tekniği raporunu (komisyon kararlarında takdire dayanak olarak gösterilmemişse de) dayanak alan 20/07/2016 tarihli takdir komisyonu kararları uyarınca tarhiyat yapılmış olup cezalı tarhiyatların esas itibarıyla, tanzim edilen rapora dayandığının açık olduğu, matrah takdiri amacı dışında, zamanaşımını durdurma saikiyle takdir komisyonuna başvurulduğundan, ortada bir takdir komisyonu kararının bulunması, tarhiyatların, söz konusu rapora göre yapıldığı gerçeğini değiştirmeyeceği, bu durumda, 2010 vergilendirme dönemi için beş yıllık zamanaşımı süresinin sonu olan 31/12/2015 tarihi geçirildikten sonra düzenlenen rapora dayanan vergi ve ceza ihbarnamesinin 01/08/2016 tarihinde tebliğ edilmiş olması karşısında, dava konusu cezalı tarhiyatların zamanaşımına uğradığı, bu sebeple de davalı idarenin istinaf başvusurunun, bu gerekçe ile, reddi gerektiği sonucuna varılmış, istinaf isteminin belirtilen gerekçe ile reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı hakkında yapılan iş ve işlemlerin yasal ve yerinde olduğu, olayda tarh zamanaşımı bulunmadığı, aksi yönde verilen hukuka aykırı kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 113. maddesinde, “Zamanaşımı, süre geçmesi suretiyle vergi alacağının kalkmasıdır. Zamanaşımı, mükellefin bu hususta bir müracaatı olup olmadığına bakılmaksızın hüküm ifade eder.”, 114. maddesinde ise, “Şu kadar ki, vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulması zamanaşımını durdurur. Duran zamanaşımı mezkur komisyon kararının vergi dairesine tevdiini takip eden günden itibaren işlemeye devam eder. Ancak işlemeyen süre her hâl ve takdirde bir yıldan fazla olamaz.” denilmek suretiyle takdir komisyonu kararlarına istinaden yapılan re’sen tarhiyatlarda zamanaşımı hususunun olup olmadığının tespiti için takdir komisyonuna sevk tarihi, takdir komisyonu kararının vergi dairesine tevdi tarihi, ihbarnamenin tebliğ tarihi ve takdir komisyonunda geçen süreye (takdir komisyonuna sevk tarihi ile takdir komisyonu kararının vergi dairesine tevdi tarihi arasındaki süre) bakılarak karar verilmelidir.
Bilindiği üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 30. maddesinde sayılan re’sen vergi tarhını gerektiren sebeplerin varlığı halinde vergi inceleme elemanlarınca ilgili dönem matrahı re’sen tarh edilebileceği gibi takdir komisyonuna sevk edilerek de söz konusu işlem yapılabilmektedir. Kanunun 74. maddesinde ise, takdir komisyonlarının görevlerini yaparken takdir sebeplerinin bulunup bulunmadığını inceleyemeyeceği, hatalı gördüğü işlemlerde ilgili vergi dairesini yazı ile ikaz etmeye mecbur olduğu hükme bağlanmıştır. Bu itibarla, takdir komisyonu takdir nedenleri ile ilgili herhangi bir belirleme yapma veya değiştirme hakkına sahip değildir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, takdir komisyonu kararına istinaden yapılan tarhiyatlarla ilgili uyuşmazlıklarda zamanaşımı ile ilgili hususların çözümünde, genel ilke olarak takdir komisyonuna sevkle tarh zamanaşımının durduğunun kabulü gereklidir. Dolayısıyla, yalnızca takdire sevk tarihine bakılarak takdir komisyonuna sevkin, zamanaşımını durdurmak amacıyla yapıldığının bu çerçevede kabulüne imkan bulunmamaktadır. Mevcut vergi incelemeleri tamamlanmadan da takdire sevk işleminin bu kapsamda yapılabileceği ve tamamlanan inceleme sonucunda elde edilen bilgi ve verilerin takdir komisyonunca da değerlendirilebileceği tabiidir.
Dosyanın incelenmesinden, davacının 24/12/2015 tarihinde takdir komisyonuna sevk edildiği, 20/07/2016 tarihinde takdir komisyonunca karar alındığı ve vergi/ceza ihbarnamesinin 01/08/2016 tarihinde tebliği üzerine iş bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, tarh zamanaşımı süresinin dolmasından önce yapılan takdire sevk işlemi, 213 sayılı Kanunun 114. maddesi uyarınca işlemeye devam eden tarh zamanaşımı süresini durduracağından, işin esası incelenerek (takdir komisyonu kararının vergi dairesine tevdi tarihinden itibaren zamanaşımı süresinin de araştırılması suretiyle) karar verilmesi gerekirken, takdire sevk işleminin zamanaşımını durdurmayacağı ve dava konusu cezalı tarhiyatların zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 15/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.