Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2018/797 E. , 2021/4598 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2018/797
Karar No : 2021/4598
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- …Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2-…Beyaz Eşya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
(Eski Unvanı: …Beyaz Eşya Pazarlama Anonim Şirketi)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, 2015 hesap dönemine ilişkin olarak ihtirazi kayıtla verilen kurumlar vergisi beyannamesine istinaden tahakkuk eden ve ödenen 505.839,00-TL kurumlar vergisinin iptali ve faiziyle birlikte iadesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …Vergi Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; 193 sayılı Kanunun 40/1.maddesinde safi kazancın tespit edilmesi amacıyla ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin indirilebileceği belirtildikten sonra, ihracaat, yurtdışında inşaat, onarma, montaj ve taşımacılık faaliyetinde bulunan mükelleflerin, bu bentte yazılı giderlere ilaveten bu faaliyetlerden döviz olarak elde ettikleri hasılatın binde beşini aşmamak şartıyla yurtdışındaki bu işlerle ilgili giderlerine karşılık olmak üzere götürü olarak hesapladıkları giderleri de safi kazancın tespitinde gider olarak indirebilecekleri hükmüne yer verildiği, maddede yer alan “giderlerine karşılık olmak” ve “binde beşinin aşmamak şartıyla” ibarelerinden de, bu haktan faydalanabilmek için maddede belirtilen diğer şartların yanında fiilen bir gider yapılmasının da gerekli olduğu, götürü gider indiriminden yararlanabilmek için yapılan işin madde de sayılan faaliyetler kapsamında bulunması ve yapılacak götürü gider indiriminin yurt dışındaki bu işlerle ilgili giderlerine ilişkin olması şartının arandığı, anılan maddedeki hakkın ancak belgelendirilemeyen gider bulunması durumunda mutlak bir hak olduğu sonucuna ulaşıldığından, davacı şirketin belgesiz yapmış olduğu giderlerinin de şirketin yasal-defter kayıtlarında yer alması gerektiğinden, Gelir Vergisi Kanunu 40.maddesi kapsamında binde beşlik götürü istisna kapsamında ancak anılan şekillerde yararlanılacağı sonucuna varıldığından yapılan tahakkuk işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 40/1. maddesinde ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca belgelendirilmesi gereken genel giderlere ilaveten yurt dışındaki işlerle ilgili giderlere karşılık olmak üzere hasılatın binde beşini aşmamak şartıyla götürü giderin kazançtan indirilebileceği herhangi bir ispat şartına bağlı olmaksızın kabul edildiğinden, götürü gider indirimi için belgesi temin edilemeyen bir harcamanın olduğunun ve bu harcamanın muhasebe kayıtlarına intikal ettirildiğinin ispatına gerek bulunmadığı ve defter kayıtlarında belgesiz giderleri muhasebeleştirilmeyen mükelleflerin, yurt dışındaki işleri ile ilgili giderlerine karşılık olmak üzere götürü gider hesaplayamayacaklarının kabulü kanunla getirilmiş bir hakkın sınırlandırılması sonucunu doğuracağından mümkün olmadığı, ihtirazi kayıtla verilen 2015 yılı kurumlar vergisi beyannamesi üzerine davacı şirket adına yapılan tahakkuk işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davacı istinaf başvurusunun kabulüne, …. Vergi Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Kararda faize ilişkin bir hükmün bulunmadığı, haksız ve yersiz olarak tahsil edilen tutarın taraflarına ödenmemesinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 112. maddesine aykırılık oluşturduğu, iade edilecek tutarın ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faizi ile birlikte ödenmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davalı idare tarafından, götürü gider hesaplanabilmesi için öncelikle harcamanın yapılmış ve işletmenin malvarlığında bir azalmanın meydana gelmiş olması gerektiği, ayrıca gider hesaplarında düzenlenerek dönem sonunda kâr-zarar hesabına aktarılması gerektiği, götürü gider indiriminin mükelleflerin gerçek kazançlarının vergilendirilmesine imkan sağlayan bir düzenleme olduğu, bir istisna veya indirim düzenlemesi olmadığı ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar temyiz konusu kararın bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmamıştır.
Davacının faize ilişkin temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 112. maddesinin dördüncü fıkrasında; fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin, fazla veya yersiz tahsilatın, mükelleften kaynaklanması halinde düzeltmeye dair müracaat tarihi, diğer hallerde verginin tahsili tarihinden düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz ile birlikte, 120. madde hükümlerine göre mükellefe red ve iade edileceği hükmüne yer verilmiştir.
Davacı tarafından fazladan tahakkuk eden kurumlar vergisinin 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 112/4. maddesi uyarınca faizi ile birlikte iade edilmesi istenildiği halde Vergi Mahkemesince bu istem hakkında bir karar verilmediği, eksik hüküm kurulduğu anlaşıldığından, bu hususa ilişkin hüküm kurulması için Bölge idare mahkemesi kararının faize ilişkin kısmı yönünden bozulması gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine, davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının tahakkuka ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Anılan Vergi Dava Dairesi kararının faize ilişkin karar verilmek üzere BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 27/09/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.