Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2018/8069 E. , 2022/5787 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2018/8069
Karar No : 2022/5787
TEMYİZ EDEN (DAVACI): … İmalat Yağ İthalat İhracat Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): 1- … Başkanlığı
2- … Malmüdürlüğü
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirketin nakit teminatlara haciz uygulanması işleminin kaldırılmasına ilişkin Delice Mal Müdürlüğü’ne yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin … tarih, ve … sayılı işlem ve dayanağı Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı’nın … tarih, ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; uyuşmazlığın davacının 6736 sayılı Kanun’un yayımlandığı tarihten önce başlanılan cebri icra takibat işlemi sonucunda tahsil ettiği tutarların yapılandırmanın ilk taksidine mahsup edilen kısım dışındakilerin iade edilip edilmeyeceğine ilişkin olduğu, Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına ilşkin 6736 sayılı Kanun iç genelgesinin, cebren tahsil edilen paralarla emanetteki paraların mahsubu başlıklı bölümünde, Kanunun yayımlandığı 19/8/2016 tarihinden önce emanet hesaplarında bulunan tutarlar ile haczedilerek vergi dairesi hesaplarına aktarılan tutarlar borçlara mahsup edileceği, kalan bir borcun bulunması halinde, bakiye borç için Kanun hükümlerinden yararlanılabileceği, ancak, mükellef hakkında tatbik edilen hacizlere istinaden, Kanunun yayımlandığı tarihten sonra yapılan cebren tahsilatlar ile ilgili mevzuat gereği yapılan iadeler; mükelleflerin Kanun hükmünden yararlanmak üzere süresinde başvuruda bulunmaları halinde, başvuru tarihine bakılmaksızın, Kanun hükmüne göre yapılandırılan ve ödenmesi gereken tutara, ilk taksitten başlamak üzere mahsup edileceği. fazla bir tutarın bulunması halinde ise bu tutar, 6183 sayılı Kanun’un 23. maddesi dikkate alınarak red ve iade edilebileceği belirtildiğinden dava konusu işlemde sonucu itibariyle hukuka aykırılık bulunmadığı, kaldı ki davacı şirketin borçlarından dolayı yapılan mahsup işleminden sonra kalan tutarın ödeme vadesi geçmiş borçlarından çok daha az olduğu dikkate alındığında nakdi iade yapılmamasının bu yönüyle de hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince;6736 sayılı Kanun ve ilgili Genelge uyarınca, 6736 sayılı Kanun’un yayım tarihinden önce başlanılan cebri takibat sonucunda haczedilen tutarların, bu Kanuna göre göre ödenmesi gereken taksitlerin en eski vadeli olanından başlamak üzere mahsup edilmesi gerekmekte olup idare tarafından bildirilen vergi borcu tutarının varlığı, aktarılan nakdi teminat tutarının toplam vergi borcuna kıyasla düşüklüğü, 6111 ve 6736 sayılı Kanunlar kapsamında ödeme yapılmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde, haczedilen ve idare hesaplarına aktarılan tutarların öncelikle vergi borçlarına mahsubu, kalan tutar olursa davacıya iade edilmesi zorunluluğu gereği davacı tarafından yapılan başvurunun reddine dair işlemde bu gerekçeyle hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 6736 sayılı kanun nedeniyle haciz kararı alınamayacağı, haciz işleminden önce bildirim tebligatı yapılmadığı, ödeme emri ile amme alacağının istenmediği, ihtiyati haczin şartlarının gerçekleşmediği, haciz işlemi dayanak iç genelgenin olayla ilgili olmadığı, haciz işleminin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, … TL maktu karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 19/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.