Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2018/8325 E. , 2022/6050 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2018/8325
Karar No : 2022/6050
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, İflas Halinde… Plastik Ambalaj Sanayi Dış Ticaret Anonim Şirketi’nin vergi borçlarının tahsili için şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen … tarih ve …, … sayılı ve kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve …/…, …, …, …, … sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu … tarih ve …/…, … sayılı ödeme emirleri bakımından; ilgili mevzuat hükmü karşısında, anonim şirketin borcundan şirket ortağı sıfatıyla sorumlu tutulması mümkün olmadığından, şirket borcunun tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı, dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emri bakımından; asıl borçlu şirketin 25/11/2008 tarihli 6183 sayılı Kanun’un 48. maddesi gereği tecil-taksitlendirme talepli başvurusuna istinaden 18/12/2008 tarihinde yapılan tecil işlemi sonucunda ödeme planı tanzim edildiği, yeni vadeler verilerek ve taksitlendirme yapılarak taksitlendirme tablosu çıkarıldığı anlaşıldığından, bu tabloya göre uyuşmazlık konusu borçların vadesinde ödenmemesi üzerine yeni oluşan hukuki duruma göre asıl borçlu şirketin öncelikle yeniden düzenlenecek ödeme emri ile takibi yapılması gerekirken, borçların vadesinde ödenmediğinden bahisle doğrudan kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı, dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emrinin …/…, … ve … dönemleri gelir stopaj ve damga vergilerine ilişkin kısım bakımından; dayanak şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin şirket sekreteri …’ya tebliğ edildiği, davalı idarece asıl borçlu İflas Halinde …Sanayi Dış Ticaret Anonim Şirketin’den olan alacaklarına ilişkin … İflas Müdürlüğü … Esas sayılı dosyasından 14/03/2013 tarihli aciz belgesinin alındığı gibi adı geçen şirketin iflasının 11/11/2013 tarihli mahkeme kararıyla kapatılması karşısında, kamu alacağının asıl borçlu şirket hakkında tüm takip yolları tüketilerek tahsil edilemediğinden, ilgili dönemde şirketin kanuni temsilcisi olan davacıdan tahsil amacıyla davacı adına düzenlenen … sayılı ödeme emrinin bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emrinin kalan kısımları ve …/…, …, … sayılı ödeme emirleri bakımından; Mahkemelerinin ara kararları ile asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin şirkete tebliği edildiğini gösterir tebliğ alındıları istenildiği halde sunulamadığı, bu nedenle asıl borçlu şirket açısından amme alacağının usulüne uygun bir şekilde kesinleştirildiği hususunun davalı idarece ortaya konulamadığından, usulüne uygun bir şekilde kesinleştirilmeyen söz konusu vergi borçlarından dolayı davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; dava konusu … tarih ve …/…, … sayılı ödeme emirleri bakımından; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın bu kısmının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği, dava konusu … tarih ve …/…, … sayılı ödeme emirleri bakımından; ödeme emirleri içeriği borçların asıl borçlu şirketin beyanına istinaden tahakkuk eden vergi borçları olduğu, şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin 17/01/2006, 02/05/2007 ve 09/01/2008 tarihlerinde şirket adresinde şirket çalışanlarına tebliğ edildiği, şirketin söz konusu ödeme emirleri içeriği borçlarının 25/11/2008 tarihinde 6183 sayılı Kanun’un 48. maddesi uyarınca tecil edilerek taksitlendirildiği, ancak taksitlerin süresi içinde ödenmediği, 6183 sayılı Kanun’un 48. maddesinin son fıkrasında belirtildiği üzere tecil şartlarına riayet edilmemesi halinde amme alacağının muaccel hale geleceği, asıl borçlu şirketin 10/11/2008 tarihinde iflasının açıldığı, 11/11/2013 tarihli kararla iflasının kapatıldığı, iflasın kapatılmasından önce de 14/03/2013 tarihli aciz belgesinin düzenlenerek davalı vergi dairesine gönderildiği, ödeme emirleri içeriği borcun vadesinin 2005 ve 2007 yıllarına rastladığı, 2006 ve 2008 yılı başından itibaren işlemeye başlayan tahsil zamanaşımın 2008 yılında yapılan tecil ve taksitlendirmeyle kesildiği ve 2009 yılı başından yeniden işlemeye başladığı, davalı vergi dairesince şirketin borçları 19/12/2008 tarihli yazıyla iflas masasına kaydettirilmiş ve iflas idaresince şirketin iflas masasına kaydettirilen borçlarına karşılık, 01/04/2013 tarihinde 8.719,47 TL tutarında davalı vergi dairesine ödeme yapıldığı ve bu ödemenin 2009 yılı başından işlemeye başlayan tahsil zamanaşımı süresini tekrar kestiği, davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinin ise, 18/02/2016 tarihinde beş yıllık tahsil zamanaşımı süresi içinde tebliğ edildiği görüldüğünden, asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyen vergi borçları için ilgili dönemde kanuni temsilci olan davacı adına düzenlenen söz konusu ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emrinin 13,14,15,26,27,28. sırasında yer alan borçlara ve …/…, … sayılı ödeme emirlerine ilişkin kısım bakımından; asıl borçlu şirketin 10/11/2008 tarihinde iflasının açıldığı, 11/11/2013 tarihli kararla da iflasının kapatıldığı, söz konusu ödeme emirleri içeriği borçların döneminin, … tarih ve … sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan 2006/7 dönemine ilişkin katma değer vergisinin de vadesinin, iflasın açılmasından sonraki döneme ilişkin olduğu, iflasın açılmasından sonra şirketin idaresi iflas idaresine geçeceğinden, davacının bu borçlardan kanuni temsilci olarak sorumluluğu bulunmadığından davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen söz konusu ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı, dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emrinin kalan kısımları bakımından; davacının borçların ilgili olduğu dönemde şirketin kanuni temsilcisi olduğu, asıl borçlu şirketin 10/11/2008 tarihinde iflasının açıldığı, 11/11/2013 tarihli kararla da iflasının kapatıldığı, iflasın kapatılmasından önce 14/03/2013 tarihli aciz belgesinin düzenlenerek davalı vergi dairesine gönderildiği, dolayısıyla borcun asıl borçlu şirketten tahsil edilmeyeceği anlaşıldığından, davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen söz konusu ödeme emrinin kalan kısımlarında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu ödeme emirlerinin usul ve hukuka uygun olarak düzenlendiği belirtilerek Vergi Dava Dairesi kararının aleyhe kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 31/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.