Danıştay Kararı 4. Daire 2018/850 E. 2020/6666 K. 29.12.2020 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2018/850 E.  ,  2020/6666 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2018/850
Karar No : 2020/6666

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına sahte fatura kullandığından bahisle re’sen tarh edilen 2012/2 ve 3 dönemleri katma değer vergileri ile tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen vergi ziyaı cezalarının ve 2012 yılı özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:2017/182 sayılı kararda; davacının ilgili dönemde fatura aldığı … Vergi Dairesi mükellefi … İnş. Gıd. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkındaki tespitler faturaların sahte olduğunu ispatlamaya yeterli olmadığından cezalı tarhiyatın söz konusu mükellefçe düzenlenen faturalara isabet eden kısmı ile olayda tekerrür hükümleri uygulanmasının şartları gerçekleşmediğinden vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanarak arttırılan kısmında ve cezayı gerektiren fiilin tüm unsurları tamam olmadan kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk, davacıya fatura düzenleyen diğer mükellef hakkındaki tespitler incelendiğinde ise düzenlenen faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmayan sahte faturalar olduğu sonucuna varıldığından ilgili mükellef tarafından düzenlenen faturalara isabet eden bir kat vergi ziyaı cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Davalı idare tarafından, kararın kabule ilişkin kısmına yönelik olarak istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yapılan tarhiyatlar ile kesilen cezaların hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar, temyiz konusu kararın kabule ilişkin hüküm fıkrasının özel usulsüzlük cezası ile tekerrüre ilişkin kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin, kararın kabule ilişkin hüküm fıkrasının bir kat vergi ziyaı cezalı tarhiyatın kaldırılmasına ilişkin kısmına yönelik temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Davacının ilgili dönemde fatura aldığı … İnşaat Gıda Nakliye San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporunda; mükellefin inşaat malzemeleri alım satımı işi ile iştigal ettiği, 19/08/2009 tarihinde kurulduğu, ortaklarının %70 hisseli …. ve %30 hisseli … olduğu, daha sonra yıllar itibariyle ortaklık yapısının değiştiği, … isimli ortağın çek tahsilatı yaptığı, aranıldığında bulunamadığı, … isimli ortağın kendi adına mükellefiyeti olduğu ancak 2009 yılında re’sen terk ettirildiği, arandığında bulunduğu bir adresinin olmadığı, şirket ortağı ve müdürü ….’nun şirket hakkında bilgi sahibi olmadığı, Mali Müşavir …’e vekalet verildiği, ancak ….’in mükellefi araştırması sonucu vekalet almaktan vazgeçtiği, azil işlemi için muhatap bulamadığı, şirket muhasebecisi …’ın satışların çoğunun yapıldığı … İnşaat Ltd. Şti’.nin de muhasebecisi olduğu, emtia satışlarının tamamına yakının çek ile yapıldığı, kendi ödemelerinde müşteri çeki kullanıldığı, tahsil ettiği müşteri çeklerinin tamamına yakınının … Ltd. Şti.’ye ait olduğu, bu firmaya ait çeklerin üzerine sonradan yazılmak suretiyle gerçeğe uygun olmayan çek tanzimleri yapıldığı ancak defter kayıtlarına yansıtılmadığı, ayrıca yüksek tutarlı bazı çeklerin doğru düzenlendiği, birkaç firmaya ciro edildikten sonra tahsilatı yine … İnş. Gıda Ltd. Şti. çalışanı … veya şirket müdürü …’ın yaptığı, mükellef şirket nezdinde yapılan 17/02/2012 ve 18/12/2012 tarihli yoklama fişi ile yapılan tespitlerde adresin gün içerisinde kapalı olduğu, yakın çevrede ödevli hakkında bilgiye ulaşılamadığının muhtarlık nezdinde tespit edildiği, 25/01/2013 tarihli yoklama fişi ile şirketin adreste faal olduğu, 3 sigortalı işçisi olduğu, kayıtlı aracı olmadığı, iş yerinde emtia bulunmadığının tespit edildiği, 2009 yılında mükellefin beyannamelerini boş olarak verdiği, 2010, 2011 ve 2012 yıllarında katma değer vergisi beyannamelerini verdiği, …’nun şirkette 2010/Kasım ayından itibaren bordro kayıtlarında çalışan olarak gözüktüğü, 07/09/2012 tarihinde iki işçinin daha bordro kayıtlarının mevcut olduğu, bilgi isteme yazılarının adreste bulunamama, tanınmama, muhtarlık kayıtlarının olmamasından dolayı tebliğ edilemediği, 2010 yılında Bs formu ile beyanda bulunmadığı, mal alımı yaptığı 14 mükelleften 2’si hakkında sahte belge düzenlediği yönünde vergi tekniği raporu, 12’si hakkında olumsuz tespit olduğu, Ba-Bs formu analizinde Bs bildirimi yapılmadığı halde … İnş. Ltd. Şti’den 100.000 TL’lik 2 adet fatura aldığı yönünde Ba bildiriminde bulunan … İnşaat ve Gıda Ltd. Şti’.den söz konusu faturaların istendiği, yapılan incelemede A seri … ve …. numaralı faturaların basımını yapan matbaanın … Matbaası olduğu, sorgulama sonucu böyle bir kaydın bulunmadığı, dolayısıyla bu belgelerin sahte olarak basıldığı tespiti ile faturalara el konulduğu belirtilerek, söz konusu mükellefin düzenlediği faturaların gerçek bir ticari faaliyete dayanmayan sahte belge niteliğinde olduğu değerlendirmelerine yer verilmiştir.
Yukarıda yer alan tespitlerin değerlendirilmesinden, özellikle şirket ortak ve temsilcilerine ulaşılamaması, çek ile yapılan tahsilatlarda usulsüzlüklerin olması, şirketin işçi sayısının yapılan işin boyutuyla kıyaslandığında yeterli olmaması, Ba-Bs form analizinde olmayan iki faturanın basımını yapan mükellefin kaydına ulaşılmaması nedeniyle faturalara el konulduğu dikkate alındığında davacı şirketin bahsi geçen mükelleften alıp indirim konusu yaptığı faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmayan sahte faturalar olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu nedenle Vergi Mahkemesi kararının bir kat vergi ziyaı cezalı tarhiyatın kaldırılmasına ilişkin kısmına yönelik yapılan istinaf başvurusunu reddeden Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının kabule ilişkin hüküm fıkrasının özel usulsüzlük cezası ile tekerrüre ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Anılan Vergi Dava Dairesi kararının kabule ilişkin hüküm fıkrasının bir kat vergi ziyaı cezalı tarhiyatın kaldırılmasına ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 29/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.