Danıştay Kararı 4. Daire 2018/8868 E. 2022/4421 K. 23.06.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2018/8868 E.  ,  2022/4421 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2018/8868
Karar No : 2022/4421

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, indirimli orana tabi olan ve yatırım teşvik belgesi kapsamında yaptığı yatırımlardan elde ettiği gelirin hesabında sabit kıymet tutarını brüt kıymet olarak değil net kıymet olarak dikkate alınması ve gayrimaddi duran varlıkların sabit kıymetlere dahil edilmemesi gerektiği ihtirazi kaydıyla verilen kurumlar vergisi beyannamesi üzerine tahakkuk eden 2015 yılı kurumlar vergisinin ihtirazi kayda konu olan kısmının kaldırılması istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; uyuşmazlıkta, davacının Hazine Müsteşarlığı tarafından teşvik belgesine bağlanan yatırım yaptığı, bu yatırım nedeniyle elde edilen kazancın ayrı bir şekilde hesaplanamadığı, kazancın indirimli oranda kurumlar vergisine tabi olduğu hususlarında bir ihtilaf bulunmadığı ve ihtilafın indirimli oranda kurumlar vergisine tabi kazancın hesaplanması sırasında dikkate alınacak sabit kıymet tutarının, brüt kıymet olarak mı yoksa net kıymet olarak mı dikkate alınması gerektiği hususundan, bir başka ifade ile sabit kıymet tutarının amortismanlar düşüldükten sonra kalan tutar olarak mı, yoksa amortismanlar düşülmeden hesaplanacak tutar olarak mı dikkate alınması gerektiği hususundan kaynaklandığı, sabit kıymet ifadesinden Vergi Usul Kanunu’nun 313. maddesi uyarınca amortisman mevzuunu oluşturan iktisadı kıymetlerin anlaşılması gerektiği, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32/A maddesinde net sabit kıymet ifadesine yer verilmediği, Vergi Usul Kanunu’nun değerleme ile ilgili hükümleri dikkate alındığında da, değerleme ölçüsü, mukayyet (kayıtlı değer) olup sabit kıymetin kayıtlı değer ile dikkate alınması gerektiği, aksi halin mükerrer vergi avantajı sağlayacağı, zira ayrılan amortismanlar hem kurumlar vergisi matrahından düşülecek hem de dava konusu olayda davacının yaptığına cevaz verildiği takdirde de kazancın ayrı bir şekilde tespit edilememesi nedeniyle indirimli oran uygulanacak kazancın belirlenmesi sırasında paydayı teşkil edecek sabit kıymet tutarından düşülmek suretiyle indirimli oran uygulanacak kazanç büyütüleceği ve ayrıca zamanla yıpranma nedeniyle rayiç değeri artmak yerine azalan sabit kıymetlerden yıllara sari olarak amortismanları düşüldüğü takdirde söz konusu şirketin kayıtlarında aktifine kayıtlı sabit kıymet tutarı daha yüksek gösterilmesine rağmen, tevsi yatırımlar nedeniyle indirimli orana tabi kazancın tespiti sırasında hesaplama yaparken şirketin aktifine kayıtlı sabit kıymeti bazı durumlarda ”0” hatta (-) olarak bile yer alabileceği dikkate alındığında davacının ihtirazi kaydının dikkate alınmaması suretiyle yapılan dava konusu tahakkuk işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; dava konusu tahakkukun, tevsi yatırımdan elde edilen kazancın işletme bütünlüğü çerçevesinde ayrı hesaplarda izlenmediği durumlarda, indirimli orana tabi kazancın tespitinde uygulanması öngörülen oranlamada, sabit kıymetlerin net değeriyle dikkate alınması gerektiğinden bahisle konulan ihtirazi kayıt dikkate alınmamak suretiyle gerçekleştirilen kısmına yönelik istinaf isteminin reddi gerektiği, istinaf istemine konu kararda değerlendirilmeyen, dava konusu tahakkukun, tevsi yatırımdan elde edilen kazancın işletme bütünlüğü çerçevesinde ayrı hesaplarda izlenmediği durumlarda, indirimli orana tabi kazancın tespitinde uygulanması öngörülen oranlamada, gayrimaddi duran varlıkların sabit kıymetlere dahil edilmemesi gerektiğinden bahisle konulan ihtirazi kayıt dikkate alınmamak suretiyle gerçekleştirilen kısmı incelendiğinde ise, gayrimaddi duran varlıkların da, yapılacak hesaplamada sabit kıymet tutarına dahil edilmesi ve yasada geçen sabit kıymet tutarından, birikmiş amortismanların indirilmediği iktisadi kıymetlerin kayıtlı değerlerinin anlaşılması gerektiğinden ve davacının ihtirazi kaydının gayrimaddi duran varlıklarla ilgili kısmının dikkate alınmaması suretiyle yapılan dava konusu tahakkukta bu gerekçeyle hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kısmen reddine kısmen gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Gayrimaddi duran varlıkların sabit kıymet dahil edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğu, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32/A maddesinin uygulanmasında indirimli kurumlar vergisinin tatbik edileceği kurum kazancının tespitinde oranlamada esas alınacak sabit kıymet tutarının brüt değeri ile dikkate alınacağına ilişkin bir hüküm olmadığı ve kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, … TL maktu karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 23/06/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Davacı şirket tarafından, indirimli orana tabi olan ve yatırım teşvik belgesi kapsamında yaptığı yatırımlardan elde ettiği gelirin hesabında sabit kıymet tutarını brüt kıymet olarak değil net kıymet olarak dikkate alınması ve gayrimaddi duran varlıkların sabit kıymetlere dahil edilmemesi gerektiği ihtirazi kaydıyla verilen kurumlar vergisi beyannamesi üzerine tahakkuk eden 2015 yılı kurumlar vergisinin ihtirazi kayda konu olan kısmının kaldırılması istemiyle açılan davada, Vergi Dava Dairesince verilen davanın reddine dair karar temyiz edilmiştir.
İndirimli oranda kurumlar vergisine tabi tutulan kazanç uygulamasının Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca bir vergileme olması, Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca, safi kurum kazancının vergilendirilmesinin gerekli ve zorunlu bulunması, buna göre kurum kazancının öz sermayenin hesap dönemi sonundaki ve başındaki değerler arasındaki müspet fark olması, kurum kazancının tespitinde amortismanların düşülmesinin gerekmesi, tek düzen hesap planı uygulaması açısından da bu durumun zorunlu olması, öte yandan amortisman konusunu oluşturan varlıkların değerlemeye tabi tutularak vergilendirme tarihindeki gerçek değerinin esas alınması gerekli ve zorunlu iken, yıpranmaya maruz kalmış, aşınmış veya kıymetten düşmüş amortisman mevzuu varlığın bu hususlar dikkate alınmadan ilk günkü kayıtlı değeri ile dikkate alınmasının mümkün bulunmaması, aksi halin varlığın gerçek değerini ifade edemeyecek olması, 5520 sayılı Kanun’un 32/A maddesinin anılan hükümlerinde sabit kıymetlerin net veya brüt olarak dikkate alınacağı yolunda bir ifade yer almamakla birlikte maddenin 4. fıkrasında sabit kıymetlerin kayıtlı değerinin yeniden değerleme oranı gözönünde bulundurularak dikkate alınacağı yolundaki ibarenin de sabit kıymetin vergilendirme tarihindeki gerçek değerinin tespitine işaret etmesi, gerçek değerinin tespiti için ise birikmiş amortismanların düşülmesinin zorunlu olması, yasanın bir teşvik uygulaması olup daraltıcı yorum yapılmasının teşvik uygulamasının özüne ve amacına aykırılık teşkil etmesi karşısında, indirimli orana tabi kurum kazancının tespitinde sabit kıymet tutarının hesaplanması sırasında birikmiş amortismanların düşülmesi sonucu bulunacak net değerin dikkate alınması gerektiği sonucuna varıldığından, davacı adına yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulü ve Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.