Danıştay Kararı 4. Daire 2018/9042 E. 2022/4286 K. 21.06.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2018/9042 E.  ,  2022/4286 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2018/9042
Karar No : 2022/4286

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av…

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Matbaacılık Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına sahte fatura kullandığından ve 2011/12. döneminden 2012/1. dönemine devreden KDV’sinin 0 olarak dikkate alınması gerektiği tespitlerine dayalı olarak tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle vergi ziyaı cezalı olarak re’sen tarh edilen 2012/1 ila 12 dönemi katma değer vergileri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca 2012/1 ila 12 dönemi için kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; uyuşmazlık konusu dönemde davacıya düzenlenen faturaların sahte olduğunu ortaya koymaya yeterli tespit bulunmadığı sonucuna varılığından, adı geçen mükellefler tarafından düzenlenen faturalar nedeniyle yapılan cezalı tarhiyatlar ile davacı hakkında 2011 yılında tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin Mahkemelerince 2015/1231 esas numarası ile dava konusu edildiği ve 2017/532 sayılı kararla da vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri hukuka aykırı bulunduğundan, davacının devreden katma değer vergisinin geçersiz sayılmasıyla tarh edilen katma değer vergisi ve kesilen vergi ziyaı cezalarında ve somut tespit bulunmaksızın kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf istemine konu kararın dava konusu özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmına yönelik davalı iddialarının kararın bu kısmını kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından stinaf isteminin bu kısma yönelik olarak reddine karar vermek gerektiği, davacıya düzenlenen faturaların gerçek bir alım-satım ilişkisine dayanmadığı sonucuna varıldığı, dava konusu cezalı tarhiyatın, aynı inceleme kapsamında 2011 yılı için düzenlenen inceleme raporu uyarınca, 2012 yılına devreden indirilecek KDV tutarının sıfırlanmasından kaynaklı kısmı yönünden, davacı adına 2011 yılı muhtelif dönemleri için tarh edilen vergilerin konu edildiği davada Mahkemelerinin E:… sayılı dosyasında verilen … tarih ve K:… sayılı kararla, dava konusu vergi ziyaı cezalı KDV tarhiyatı yönünden davanın reddine karar verildiğinden, iş bu davanın konusu cezalı tarhiyatın 2011 yılından devreden indirilecek KDV tutarının sıfırlanmasından kaynaklı kısmında da hukuka aykırılık bulunmadığı, bu durumda sahte faturalarda yer alan KDV indirimleri reddedilmek ve 2011 yılından devreden indirilecek KDV tutarı “0” kabul edilmek suretiyle yeniden düzenlenerek üç kat vergi ziyaı cezalı olarak tarh edilen katma değer vergilerinde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacı adına, 2008/1 ve 2 dönemlerine ilişkin olarak kesilen ve 07/10/2009 tarihinde tebliğ edilerek 12-13/11/2009 tarihinde uzlaşmayla kesinleşen vergi ziyaı cezalarının, dava konusu 2012 yılına ilişkin vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle artırılmasına dayanak teşkil edecek nitelikte bulunduğu, davacı tarafından, adına kesilerek kesinleşen vergi ziyaı cezası bulunmasına rağmen, vergi ziyaı cezasını gerektiren eylemlerin kesinleşme tarihini takip eden yıldan itibaren 5 yıl içerisinde yeniden işlendiği anlaşılmakla, dava konusu vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle artırılan kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu tekerrür nedeniyle artırılmış üç kat vergi ziyaı cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık görülmeyerek, istinaf isteminin, bu kısım yönünden kabulüyle, isteme konu kararın bu kısım itibarıyla kaldırılmasına ve bu kısma yönelik olarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kararın aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 21/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.