Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2018/9272 E. , 2021/2899 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2018/9272
Karar No : 2021/2899
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Gübre Sanayi Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirketin 2009 takvim yılı defter ve belgelerinin katma değer vergisi yönünden incelenmesi ve yapılan kaydi envanter sonucu düzenlenen vergi inceleme raporu ile 2009 yılı hesap dönemi içinde elde ettiği satış hasılatının bir kısmını yasal defterlerine intikal ettirmediğinden bahisle adına 2010/4, 5, 6 dönemleri için re’sen tarh edilen katma değer vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen vergi ziyaı cezası, 2010/6 dönemi için yapılan haksız alınan verginin iadesi tarhiyatı ile tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen vergi ziyaı cezasının ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/1-2, 1-3, 6. maddeleri uyarınca kesilen usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesinin temyize konu kararıyla; kaydi envanterin başlamasından sonra davacı tarafından 2010 yılı envanter defterinde yapılan kaydın, başlatılan kaydi envanter çalışması sırasında 2009 yılı hesaplarında kayıt dışı gerçekleştirildiği tespit edilecek olan satışların yasal kayıt altına alınması amacıyla gerçekleştirildiği ve mükellef yetkililerince vergi inceleme elemanına sunulan stok listesinde de mükellefin 2009 yılı envanter defterinde yer alan aynı miktarlara yer verilmiş olduğu görüldüğünden, 2009 vergilendirme döneminde kayıt dışı bırakıldığı tespit edilen bu stokların 2009 takvim yılına ilişkin vergi incelemesinde açıkça ortaya konulmuş olması karşısında bulunan matrah farkı üzerinden tarh edilen katma değer vergisi ve vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, belirlenen stoklara uygun muhasebe yapılarak tespit edilen stok miktarının sehven maliyete alındığı, 2009 dan devreden gübrelerin 2010 da satıldığı ve kayıtlara yansıtıldığı, ortaya çıkan kompoze gübre farkının kayıtlarda olduğu, mahkemece bu işlemin kayıt dışı satışı yasalaştırma çabası olarak ifade edilmesinin dayanağının bulunmadığı, kayıtdışı kazancın bulunmadığı mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Mahkemece tekerrür şartlarının varlığı araştırılmadan karar verildiği görüldüğünden, cezalı tarhiyatı onayan Vergi Mahkemesi kararının bozulması gerekeceği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, Mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu kararın davacı şirket adına yapılan tarhiyat ile kesilen vergi ziyaı cezasının bir katına ilişkin kısmının Danıştay Dördüncü Dairesinin 20/12/2017 tarih ve E:2013/593, K:2017/8680 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu kararın bu kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Bununla birlikte, dosyada yer alan vergi/ceza ihbarnamelerinin incelenmesinden, davacı adına tarh edilen vergiler üzerinden kesilen vergi zıyaı cezalarının %50 oranında artılarak kesildiği anlaşılmaktadır. Dava konusu olayda ise, tekerrürün koşullarının gerçekleştiğinin açıkca ortaya konulamadığı görülmektedir. Bu nedenle, kesilen vergi ziyaı cezalarının %50 oranında artırılan kısımları hakkında tekerrürün şartlarının oluşup oluşmadığı araştırılarak karar verilmesi gerektiğinden mahkeme kararının bu kısmında isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, tarhiyatlar ile bir kat vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Mahkeme kararının vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanarak artırılan kısmının BOZULMASINA,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 02/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.