Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/1192 E. , 2022/6574 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/1192
Karar No : 2022/6574
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Vergi Dairesi Başkanlığı
(…. Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …Emlak İnşaat Gıda Giyim Dayanıklı Tüketim Malları Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, bir kısım hasılatını eksik beyan ettiğinden bahisle, takdir komisyonu kararları uyarınca re’sen tarh edilen 2010 yılı vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile … dönemleri vergi ziyaı cezalı geçici vergilerin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının, mükellef olduğu ihtilafsız olan ticari faaliyeti kapsamında, 2010 yılında yaptığı daire satışlarını düşük tutarlı beyan ettiğinden bahisle re’sen takdire sevki yerinde olmakla birlikte matrahın hangi somut verilere göre belirlendiğinin irdelenmesi gerektiği, dava dosyası içerisinde yer alan bilgi ve belgelerin tetkikinden, davacı şirketin 2010 yılı kurumlar vergisi beyannamesi ile kurumlar geçici vergi beyannamelerini süresi içerisinde beyan ettiğinin anlaşıldığı, takdir komisyonu kararında davacı tarafından ilgili döneme ilişkin beyan edilen ve ödendiği belirtilen kurumlar vergisi ile kurum geçici vergisi tutarları dikkate alınmaksızın matrah takdirine gidildiği, bu haliyle takdir komisyonu tarafından takdir edilen matrahın 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 134. maddesinde öngörülen ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırma ve tespit etme amacına aykırı olduğu, bu bakımdan eksik incelemeye dayalı olduğu, bu haliyle hukuken itibar edilemeyecek nitelikte olan takdir komisyonu kararı dayanak alınarak yapılan bir kat vergi ziyaı cezalı tarhiyatlarda yasaya ve hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, idarece yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, aksi yöndeki kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 22/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
213 sayılı Kanun’un 30. maddesinde; “Re’sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen; matrah ve matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunmasıdır” ifadesi yer almakta olup 30/2 maddesinde ise; vergi beyannamesi kanuni veya ek süreler içinde verilmekle beraber beyannamede vergi matrahına ilişkin bilgiler gösterilmemiş bulunursa…” ifadesiyle, bu madde kapsamında verginin re’sen tarh edileceği hükme bağlanmıştır.
Öte yandan, anılan Kanun’un 30/2 maddesindeki halin vukuunda mükellefe Takdir Komisyonu tarafından 15 günden az olmamak üzere mühlet verilerek vergi matrahına ilişkin bilgileri vermeye ve kanuni defterlerini ibraz etmeye davet olunacağı, bu davet üzerine mükellef istenilen bilgileri verir ve kanuni defterlerini ibraz ederse, defter ve vesikalar ihticaca salih bulunmak şartıyla, mükellefe takdir olunacak matrahın defter ve vesikaları kayıtlarına göre tespit olunacak miktardan fazla olamayacağı hüküm altına alınmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; davacının, yukarıda aktarılan 213 sayılı Kanun’un 30/2 maddesi uyarınca takdire sevk edildiği, ancak maddede belirtilen, 15 günlük süre mühlet vermek suretiyle kendisinden izahat istenmediği buna göre, tesis edilenidari işlemin, “şekil” yönünden hukuka aykırı olduğu anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, temyize konu kararın bu gerekçeyle onanması gerektiği görüşüyle daire kararına katılmıyorum.