Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/1358 E. , 2022/6466 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/1358
Karar No : 2022/6466
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ana takip no’lu ödeme emrinin, 2011/4. döneme ilişkin gelir(stopaj)vergisi ile bu vergiye bağlı olarak hesaplanan gecikme faizi ve kesilen vergi ziyaı cezası ile yine bu döneme ilişkin yargı harcını içerir kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; asıl borçlu şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmasına ilişkin belgelerin incelenmesinden, şirket hakkında menkul ve gayrimnkul mal varlığının bulunmadığını gösteren belgelerin dosyaya sunulduğu, ancak bankalar nezdinde şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırması yapıldığına ilişkin belgelerin dosyaya sunulmadığı görüldüğünden, bu bağlamda, şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmasının yeterli şekilde yapılmış olduğu kabul edilemeyeceğinden, şirket adına usulüne uygun şekilde kesinleştirildiği ispatlanamayan borç nedeniyle, kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen söz konusu ödeme emrinin dava konusu edilen kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davacının 24/62011 ila 25/9/2012 tarihleri arasında şirketi temsile yetkili kılındığı, davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen 27/12/2017 tarih ve 2017/2 ana takip no’lu ödeme emrinin, dava konusu edilen 2011/4 dönemine ilişkin gelir (stopaj) vergisinin ilgili olduğu dönemde ve vadesinin rastladığı 13/32016 tarihinde davacının şirketi temsile yetkisi bulunmadığından, borçtan kanuni temsilci sıfatıyla sorumluluğu bulunmadığından kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen söz konusu ödeme emrinin dava konusu edilen kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf isteminin gerekçeli reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 10. maddesinde, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, kanuni temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükellef veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan, vergi ve buna bağlı alacakların kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı hükme bağlanmıştır.
Diğer taraftan; 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, 58. maddesinde ise kendilerine ödeme emri tebliğ olunanların, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı yönlerinden dava açabileceği hükme bağlanmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacının şirkete kanuni temsilci olarak 24/6/2011 tarihinde atandığı, bu durumun da 18/7/2011 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nin 7860 sayılı nüshasında yayımlandığı, davacının şirketin 07/2/2012 tarihli yönetim kurulu kararıyla yönetim kurulu üyeliğine seçildiği ve 25/9/2012 tarihli yönetim kurulu kararıyla kanuni temsilcilik sıfatının sona erdirildiği dikkate alındığında davacının borcun doğduğu dönemde asıl amme borçlusu limited şirketin kanuni temsilcisi olmadığı açık olduğundan, davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emrinin belirtilen kısmında hukuka uyarlık görülmediği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 21/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.