Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/1368 E. , 2022/4632 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/1368
Karar No : 2022/4632
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF(DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve … ve … sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; borçlu şirketin 2010 yılı vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi borçları ile 2016/1-3 kurum geçici vergisinden kaynaklanan gecikme zammı, damga vergisi borçları ve matrah artırımından kaynaklanan 2016/01-12 dönemi borçlarının tahsili için asıl borçlu şirketin bilinen adreslerine posta veya memur eliyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 93. ve devamındaki maddelerinde öngörülen özel usullere uygun şekilde ödeme emri tebliğ edilmeden, ödeme emrinin ilanen tebliği yoluna gidilmesi ve matrah artırımından kaynaklanan 2016/01-12 dönemi borçları için düzenlenen ödeme emirlerinin tebligat aşamasında bulunması nedeniyle asıl borçlu şirket hakkında kesinleşmemiş olması nedenleriyle, bu borçların şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşıldığından davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı, yeni kanuni temsilci tarafından yapılandırılan 2016/01-12 dönemi yapılandırma taksit borçlarının ödenmemesinden, gerek yapılandırmanın yapıldığı ve gerekse de taksitlerin ödenmesi gereken tarihlerde kanuni temsilci olmadığı anlaşılan davacının sorumlu tutulamayacağı, borçlu şirketin 2011 yılı tüm dönemleri ile 2012/11 dönemi vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi borçları, 2011/1-12 dönemi özel usulsüzlük cezası ile 2015/01-12 yılı kurumlar vergisi ve bunlara ait gecikme zam ve faiz borçlarının 6736 sayılı Kanun’dan yararlanılarak yapılandırıldığı, asıl borçlu şirketin 6736 sayılı Kanun uyarınca yapılandırma sonucu taksitlendirilip ödenmeyen borca dönüştüğü anlaşıldığından, 6736 sayılı Kanun uyarınca vergi borçlarının yapılandırılmasından önce, 18/03/2016 tarihinde hisselerini devreden davacının, bu borçların tahsili için takibine hukuken olanak bulunmadığı sonucuna varıldığından, ödeme emri içeriğinde yer alan dava konusu bu borçların şirketten tahsil edilemediğinden bahisle kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yapılandırma nedeniyle takibin durması ancak yapılandırılan borcun ödenmemesi üzerine koşulların yitirilmesi durumunda takibe kalınan yerden devam edilmesinin 6183 sayılı Kanun gereği olduğu ve kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği anlaşıldığından temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 13/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.