Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/1370 E. , 2022/5206 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/1370
Karar No : 2022/5206
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, … Elektromarket Elektrik ve Elektronik İletişim İnşaat Makina Gıda Tekstil Mobilya İmalat İthalat İhracat San.ve Tic. Ltd. Şti.’nin vergi borçlarının tahsili için kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin 5. 6. 7. 14. 15. ve 16. sıralarında yer alan kamu alacaklarına ilişkin kısımlarının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu ödeme emirlerinin iptali istenen kısımlarında yer alan kamu alacaklarının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin usulüne uygun olarak 22/10/2017 tarihinde e-tebligat yoluya tebliğ edildiği ve asıl borçlu şirket nezdinde yapılan mal varlığı araştırması sonucunda kamu alacağının asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine kamu alacaklarının tahsili amacıyla, kamu alacağının doğduğu dönemde asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi olduğu hususunda ihtilaf bulunmayan davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin dava konusu kısımlarında hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının, asıl borçlu şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmaları sonucu amme alacağının tahsil edilemeyeceği sonucuna varılmış ise de, dosyanın incelenmesinden, dava konusu ödeme emrinin dayanağı amme alacakları için asıl borçluya ödeme emrinin 22/10/2017 tarihinde, davacıya da 12/01/2018 tarihinde tebliğ edildiğinin görüldüğü, kara taşıtları ve banka varlığı araştırması dışındaki mal varlığı araştırmalarının söz konusu tarihler arasında 20/12/2017 tarihinde yapıldığı, ancak bankalara ve trafik idaresine yönelik haciz bildirilerinin 2015 yılında düzenlendiğinin görüldüğü, dolayısıyla 2015 yılında yapılan mal varlığı araştırmasının eski amme alacaklarına ilişkin olduğu, dava konusu borçlar için trafik idaresi ve bankalar nezdinde mal varlığı araştırması yapılmadığı sonucuna varıldığından, asıl borçlu şirketten amme alacağının tahsil edilemediği veya edilemeyeceği anlaşılmadan davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uygunluk görülmediği sonucuna varılmıştır. İstinaf başvurusu belirtilen gerekçelerle kabul edilerek Mahkeme kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kamu alacaklarının ödenmemesi ve yapılan mal varlığı araştırması sonucunda asıl borçlu şirkete ait mal varlığına rastlanılmaması nedeniyle davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla ödeme emri düzenlenmesinin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmiştir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un mükerrer 35. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edileceği hükme bağlanmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 10. maddesinde; tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatlar gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yazılı olanlarca bu ödevlerin yerine getirilmemesi yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı, tüzel kişilerin tasfiye haline girmiş veya tasfiye edilmiş olmalarının kanuni temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını kaldırmayacağı düzenlenmiştir.
Sözü edilen Kanun’un “Kanundaki terimler” başlıklı 3. maddesinde; tahsil edilemeyen amme alacağı teriminin, amme borçlusunun bu Kanun hükümlerine göre yapılan mal varlığı araştırması sonucunda haczi kabil herhangi bir mal varlığının bulunmaması, haczedilen mal varlığının satılarak paraya çevrilmesine rağmen satış bedelinin amme alacağını karşılamaması gibi nedenlerle tahsil edilemeyen amme alacaklarını ifade ettiği belirtilmiştir.
Anılan Kanun hükümleri uyarınca şirket borçlarından dolayı kanuni temsilcinin takip edilebilmesi için, şirket nezdinde usulüne uygun şekilde kesinleşmiş bir kamu alacağının mevcut olması ve söz konusu alacağın kısmen veya tamamen şirketin mal varlığından tahsilinin mümkün olmaması gereklidir.
Dosyanın incelenmesinden, … Elektromarket Elektrik ve Elektronik İletişim İnşaat Makina Gıda Tekstil Mobilya İmalat İthalat İhracat San.ve Tic. Ltd. Şti.’nin vergi borçları için davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin 5. 6. 7. 14. 15. ve 16. sıralarında yer alan kamu alacaklarına ilişkin kısımlarının iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı, asıl borçlu şirketten amme alacağının tahsil edilemediğinden bahisle kanuni temsilci adına takibe geçildiği dava konusu olayda, Vergi Dava Dairesince kara taşıtları ve banka varlığı araştırması dışındaki mal varlığı araştırmalarının usulüne uygun yapıldığı, ancak bankalara ve trafik idaresine yönelik haciz bildirilerinin 2015 yılında düzenlendiği, 2015 yılında yapılan mal varlığı araştırmasının eski amme alacaklarına ilişkin olduğu ve dava konusu borçlar için trafik idaresi ve bankalar nezdinde yeniden mal varlığı araştırması yapılmadığından asıl borçlu şirketten amme alacağının tahsil edilemediği veya edilemeyeceği anlaşılmadan davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; bankalara ve trafik idaresine yönelik haciz bildirilerinin 2015 yılında yapılmış olmasına rağmen, bu tarihten sonra söz konusu şirketin mal varlığında bu yönüyle herhangi bir artış olduğuna dair iddia veya dosyaya sunulan bir belge de bulunmadığından, aksi görüşle davayı kabul eden Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 27/09/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.