Danıştay Kararı 4. Daire 2019/1622 E. 2022/7305 K. 30.11.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/1622 E.  ,  2022/7305 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/1622
Karar No : 2022/7305

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Turizm Limited Şirketi – … Limited Şirketi – …Turizm Limited Şirketi İş Ortaklığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Şehir içi personel taşımacılığı faaliyeti ile iştigal eden …Turizm- … Ltd. Şti- …Turizm Ltd. Şti.’den oluşan iş ortaklığı adına servis taşımacılığında kısmi tevkifat uygulamasından kaynaklanan KDV iadesine ilişkin olarak sahte fatura kullanıldığından bahisle 2013/4, 5, 6, 12 dönemlerine ilişkin re’sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı iş ortaklığı hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi İnceleme Raporu’nda mal ve hizmet satın alındığı belirtilen …Ltd. Şti. hakkında sahte ve muhteviyatı itibariyla yanıltıcı fatura düzenlendiğinin tespitine ilişkin bir vergi inceleme/tekniği raporu bulunmadığı; bu durumda, adı geçen …Ltd. Şti. tarafından düzenlenen faturaların gerçek bir mal teslimine ilişkin olup olmadığı yönünde şirket adreslerinde yoklama yapılmadan, faturalarda belirtilen mal teslimlerini gerçekleştirebilecek iş hacminin mevcut olup olmadığı gibi hususlarda somut bir tespit ve inceleme yapılmadan, sırf adı geçen şirketin personel taşımaya uygun araç kiraladığına ilişkin herhangi bir bilgi ya da belgeye ulaşılamaması gerekçesiyle davacı iş ortaklığı adına düzenlenen faturaların gerçek bir hizmet alımına ilişkin olmadığı kabul edilerek, ihtilaf konusu dönemler için re’sen yapılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının kendine ait aracı bulunmadığından hizmet aldığı firmalardan araç temin ettiği; ancak fatura aldığı … Ltd. Şti’nin kendine ait aracı olmadığı ve kiralama yaptığına ilişkin kayıt da olmadığı; vergi inceleme raporlarına dayanılarak yapılan işlemlerin yasal olduğu, gerçeği yansıtmayan alış belgelerine dayalı olarak katma değer vergisi indiriminden yararlanılmasının mümkün bulunmadığı, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmaların düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellefler hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; davacı iş ortaklığının 2013 hesap dönemine dair dönem hesaplarının servis taşımacılığı hizmetinde kısmi tevkifat uygulanmasından kaynaklanan Katma Değer Vergisi iadesi yönünden incelenmesi sonucunda hazırlanan … tarih ve … sayılı Vergi İnceleme Raporu’nda, davacının faaliyet alanı olan personel taşıma işinde kullanabileceği aracı olmadığı, bu işin diğer mükelleflere ait araçlarla yapıldığı, söz konusu dönemlerde … Ltd. Şti.’den alınan faturaların muhteviyatının personel taşıma olduğu ve söz konusu şirketin 05/09/2012 tarihinde mükellefiyet tesis ettirdiği, 17/12/2014 tarihinde re’sen terkin edildiği, yapılan araştırmalarda adı geçen mükellefin personel taşımaya uygun araç kiraladığına ilişkin bir bilgi ya da belgeye ulaşılamadığı, davacının 15/02/2017 tarihli İnceleme Tutanağının 6. maddesinde …Ltd. Şti.’ den kiraladığı araçların cins veya plakalarını bilmediğini beyan ettiği, davacı iş ortaklığının 2013 dönemi mal/hizmet alımlarının ağırlıklı olarak … Ltd. Şti.’den olduğu, bu mükellefin 2013/7 tarihinden itibaren gayri faal olduğu, …’nın her iki mükellefinde hissedar ve yöneticisi olduğu gerekçeleriyle, davacının ihtilaflı dönemde …Seyahat Turizm İnşaat ve Taşımacılık Ticaret Ltd. Şti.’nden aldığı faturalarda gösterilen KDV tutarlarının indirilecek KDV ve dolayısıyla iade edilecek KDV tutarlarına konu edilmesinin mümkün olmadığı ve bu sebeple davacı iş ortaklığı adına yapılan 2013/4,5,6,12 dönemi vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarının terkini amacıyla davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dosyada mevcut bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden; kendine ait aracı olmadığı gibi, kiraladığına ilişkin belgeside olmayan firmanın, davacı iş ortaklığının personel taşımacılığı için hizmet almış olmasının ticari hayatın olağan akışına uymadığı; aksi durumun ispat külfeti kendisinde olan davacı iş ortaklığı tarafından ortaya konulması gerekirken, söz konusu faturalara ilişkin hizmetin yapıldığı araçlara ilişkin bilgilerinin dahi olmadığı dikkate alındığında; … Ltd. Şti. tarafından davacı iş ortaklığına düzenlenen faturaların gerçek bir mal veya hizmet teslimine dayanmayan sahte faturalar olduğu kanaatine varıldığından, dava konusu katma değer vergisi tarhiyatında hukuka aykırılık, tarhiyatı kaldıran Vergi Mahkemesi kararına ilişkin istinaf istemini reddeden Vergi Dava Dairesi kararında yasal isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 30/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.