Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/1623 E. , 2022/7443 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/1623
Karar No : 2022/7443
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … İnşaat Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, adına tanzim ve tebliğ olunan … tarih ve … sayılı tahakkuk fişinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının 2014 yılı için kurumlar vergisi matrah arttırımı ile birlikte 2014 yılının tüm dönemleri için 6736 sayılı Kanun’un 5/3-a maddesi kapsamında katma değer vergisi matrah arttırımında bulunduğu, ancak bazı dönemlerde hesaplanan katma değer vergisinin bulunmaması nedeniyle söz konusu katma değer vergisi matrah arttırımının, anılan Kanun’un 5/3-b-3 maddesine göre kurumlar vergisinde arttırılan matrah tutarı esas alınarak yapılması gerektiğinden bahisle idarece resen ek matrah arttırımı suretiyle yapılan katma değer vergisi tahakkukunun kaldırılması istemiyle davanın açıldığı, kurumlar vergisine ilişkin olarak matrah arttırımında bulunmuş olan bir mükellefin 6736 sayılı Kanun’un 5/3-b-3 maddesine göre matrah arttırımında bulunması şartının ancak ilgili takvim yılına ilişkin katma değer vergisi beyannamelerinin tamamının verilmiş olması ve sadece bir veya birkaç dönemde hesaplanan vergi bulunması halinde söz konusu olacağı, olayda ise, 2014 yılında Şubat ve Mayıs dönemleri dışında hesaplanan katma değer vergisi, Şubat ve Mayıs dönemlerinde ise vergiye tabi işlem bulunmadığının, ancak ilave edilecek katma değer vergisi bulunduğunun beyan edildiği, davalı idarece davacının hesaplanan vergisinin bulunmadığı dönemlerin daha fazla olduğu yönünde bir iddiada bulunulmadığı, ayrıca katma değer vergisine ilişkin matrah arttırımı bildirimi incelendiğinde 2014 yılının tüm dönemlerinde ödenecek vergi çıktığı görüldüğünden, davacının 2014 yılının sadece bir veya birkaç döneminde hesaplanan katma değer vergisi çıkmış gibi 6736 sayılı Kanun’un 5/3-b-3 maddesine göre kurumlar vergisinde arttırılan matrah tutarı esas alınarak resen ek matrah arttırımı suretiyle yapılan dava konusu katma değer vergisi tahakkukunda hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının Üye …’in karşı oyu ve oyçokluğuyla ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 01/12/2022 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY :
6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun’un “vergi artırımı” başlıklı 5/3-a fıkrasında; “Mükellefler, bu fıkrada belirtilen şartlar dahilinde katma değer vergisini artırdıkları takdirde, kendileri nezdinde söz konusu vergiyi ödemeyi kabul ettikleri yıllara ait vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak katma değer vergisi incelemesi ve tarhiyatı yapılmaz. a) Katma değer vergisi mükellefleri, her bir vergilendirme dönemine ilişkin olarak verdikleri beyannamelerindeki (ihtirazi kayıtla verilenler dahil) hesaplanan katma değer vergisinin yıllık toplamı üzerinden 2011 yılı için % 3,5, 2012 yılı için % 3, 2013 yılı için % 2,5, 2014 yılı için % 2 ve 2015 yılı için % 1,5 oranından az olmamak üzere belirlenecek katma değer vergisini, vergi artırımı olarak bu Kanun’un yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar beyan ederler. …” hükmünü, 5/3-b-3 fıkrasında;”İlgili takvim yılı içindeki işlemlerin tamamının istisnalar kapsamındaki teslim ve hizmetlerden oluşması veya diğer nedenlerle hesaplanan katma değer vergisi bulunmaması ile tecil-terkin uygulaması kapsamındaki teslimlerden oluşması halinde, ilgili yıl için gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulunulmuş olması şartıyla artırılan matrah üzerinden % 18 oranında katma değer vergisi artırımında bulunmak suretiyle bu fıkradan yararlanılır. Şu kadar ki, ilgili takvim yılı içinde bu alt bentte belirtilen durumların yanı sıra vergiye tabi diğer işlemlerin de mevcudiyeti nedeniyle hesaplanan vergisi çıkan mükelleflerin bu fıkra hükmüne göre ödemeleri gereken katma değer vergisi tutarı, yukarıda belirtildiği şekilde hesaplanacak % 18 oranındaki katma değer vergisi tutarından aşağı olamaz. Bu kapsama giren mükellefler, gelir veya kurumlar vergisi için matrah artırımında bulunmamaları hâlinde bu fıkra hükmünden yararlanamaz……”, hükmünü ihtiva etmektedir.
Kanun’un 1 Seri No’lu Genel Tebliği’nin “V/D-Katma Değer Vergisinde Artırım” başlıklı kısmının “1-Artırıma İlişkin Yılda Verilmesi Gereken 1 No.lu Katma Değer Vergisi Beyannamelerinin Tamamını Vermiş Olan Mükellefler” alt başlığı altındaki “d) Beyannamelerin Tamamı Verilmekle Birlikte, Vergiye Tabi İşlemlerin Bulunmaması Hâlinde Artırım” bölümünde; her bir vergilendirme dönemine ilişkin olarak katma değer vergisi beyannamelerini veren mükelleflerin bazı dönem beyannamelerinde hesaplanan katma değer vergisi tutarı bulunmaması halinde Tebliğin (V/D-3-a) bölümündeki açıklamalar çerçevesinde işlem yapılacağı açıklanmıştır. Tebliğin (V/D-3-a) bölümünde ise; istisnalar kapsamındaki teslim ve hizmetlerden oluşan veya diğer nedenlerle hesaplanan KDV beyanı bulunmayan mükelleflerin ilgili yıl için gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulunmuş olmaları şartıyla KDV artırımından faydalanabileceği, ilgili yıl içinde en az üç dönemde 1 No.lu KDV beyannamesi veren ve hiçbir dönemde hesaplanan vergisi çıkmayan veya sadece tecil-terkin uygulaması kapsamındaki teslimleri nedeniyle hesaplanan vergi beyanı bulunan mükelleflerin artırım taleplerinde, bu Tebliğin bu bölümüne göre işlem yapılacağı, bu mükelleflerin, KDV artırım talepleri nedeniyle ödeyecekleri verginin, gelir veya kurumlar vergisi bakımından artırılan matrahlara %18 oranı uygulanmak suretiyle hesaplanacağı belirtilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının 2014 yılı için kurumlar vergisi matrah arttırımı ile birlikte 2014 yılının tüm dönemleri için 6736 sayılı Yasanın 5/3-a maddesi kapsamında katma değer vergisi matrah arttırımında bulunduğu, ancak bazı dönemlerde hesaplanan katma değer vergisinin bulunmaması nedeniyle söz konusu katma değer vergisi matrah arttırımının, anılan Yasanın 5/3-b-3 maddesine göre kurumlar vergisinde arttırılan matrah tutarı esas alınarak yapılması gerektiğinden bahisle idarece resen ek matrah arttırımı yapılmak suretiyle tahakkuk fişi düzenlendiği, söz konusu tahakkuk fişinin iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun’un 5. maddesinin (3) numaralı fıkrasının (b) işaretli bendinin (3) numaralı alt bendinde herhangi bir nedenle hesaplanan katma değer vergisinin bulunmaması halinde bu madde uyarınca hesaplama yapılarak matrah artırımında bulunulacağını düzenlemiştir. Söz konusu hüküm uyarınca, tüm dönemlere ilişkin beyannamelerini vermekle birlikte bazı her dönem hesaplanan katma değer vergisi çıkmayan mükellefler; Kanun’un 5. maddesinin (3) numaralı fıkrasının (b) işaretli bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca yapılacak hesaplamaya göre tahakkuk edecek vergiyi ödemekle yükümlüdür.
Katma değer vergisi matrah artırımı talebinde bulunan davacı şirketin bazı dönemlere ilişkin beyannamelerinde hesaplanan katma değer vergisinin bulunmadığı anlaşıldığından, davacı adına 6736 sayılı Kanun’un 5. maddesinin (3) numaralı fıkrasının (b) işaretli bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca yapılan ek tahakkukta hukuka aykırılık bulunmadığı, davayı kabul eden Vergi Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığı görüşüyle karara katılmıyorum.