Danıştay Kararı 4. Daire 2019/1715 E. 2022/6481 K. 21.11.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/1715 E.  ,  2022/6481 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/1715
Karar No : 2022/6481

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 2016/6, 7, 8, 9, 10, 11, 12 dönemlerinde 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 11/1-a maddesi kapsamında yapmış olduğu ihracat teslimlerinden dolayı KDV iade alacaklarının mahsuben iade edilmesi talebiyle yapmış olduğu başvurunun reddine dair işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı tarafından ithal edilen ürünlerin hiçbirinin ihracata konu olmadığı, alt mükelleften de ithal ürün temin etmediği, ithal edilen ürünlerin tamamının yurt içinde satışa konu edilmiş olduğunun tespit edildiği, ihraç olunan ürünlerin …’den temin edildiği, …’in söz konusu malları ise kendisinin tek ortaklı olarak sahip olduğu … Ahşap Hırdavat Metal Plast. Elek. Mak. İnş. San. Ltd. Şti.’den temin etmiş olduğu, bu şirketin sahte belge düzenleme tespiti nedeniyle özel esaslara tabi iken mahkeme kararıyla genel esaslara geçmiş olduğu, alım yaptığı mükelleflerin çoğunluğunun sahte belge düzenleme tespiti dolayısıyla özel esasa tabi olduğu, bu nedenle davacı tarafından 2016/6, 7, 8, 9, 10, 11 ve 12 dönemleri için mahsuben iadesi talep edilen iade alacakları ile ilgili olarak, 4. alt mükelleflerden başlayıp ihracatçıya kadar sirayet eden mal hareketinin mahiyet-miktar-değer-gerçek bir mal hareketine ve teslimine dayanıp dayanmadığı hususlarının, yapılacak iade işlemlerine esas olmak üzere yapılacak inceleme sonucuna göre işlem yapılması gerektiği belirtildiği tespit edilen hususların davacının sahte fatura düzenlediğini veya kullandığını ortaya koymak bakımından somut veriler içermediğinin görüldüğü, inceleme sonucu olumsuz bile olsa mahsubun kaldırılarak cezalı tarhiyat yapılmasının mümkün bulunması karşısında mahsuben iade talebinin yerine getirilmemesine ilişkin dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık görülmediği, davacı tarafından KDV iade talep dilekçeleriyle iadesi talep edilen ve daha sonra iade talebinden vazgeçilmeyen; 2016/7 dönemi için 4.093,51 TL ve 4.907,44 TL’nin, 2016/8 dönemi için 64.231,82 TL’nin, 2016/9 dönemi için 13.049,84 TL’nin, 2016/10 dönemi için 33,90 TL’nin, 2016/11 dönemi için 34.769,28 TL ve 147.877,92 TL’nin, 2016/12 dönemi için ise 157.269,89 TL’nin (toplam 426.233,60 TL) mahsuben iade edilmesi gerekmekte olup, zikredilen miktarları aşan iade taleplerinin reddedilmesinde hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : KDV iade alacaklarının vergi inceleme raporlarına istinaden değerlendirileceği, bu aşamada davacının iade talebinin reddedilmediği, inceleme sonucunda faturaların sahte olduğunun tespiti halinde re’sen tarhiyat yapılacağı, inceleme yapılmaksızın iade yapılmasının mükellefin aleyhine bir işlem olacağı, yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığından dolayı kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 21/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.