Danıştay Kararı 4. Daire 2019/1815 E. 2022/9255 K. 27.12.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/1815 E.  ,  2022/9255 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/1815
Karar No : 2022/9255

TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- … İnşaat ve Eğitim Hizmetleri Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …

2- … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem : Davacı tarafından, …Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…. K:… sayılı kararı gereği ödenmesi gereken KDV iadesi faiz alacağının eksik ödendiğinden bahisle davalı idareye yapılan 12/12/2016 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile eksik ödenen 958.779,62 TL’nin faizi ile birlikte iadesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; olayda, davacı şirket tarafından kanuni süresi içerisinde verilen 2013 Ocak dönemine ait katma değer vergisi beyannamesinde, indirimli orana tabi ürünler nedeniyle iade alması gereken 23.197.048,37 TL’nin nakden veya mahsuben iade edilmesi için “Yeminli Mali Müşavirlik KDV İadesi Tastik Raporu’nun” 15/02/2013 tarihinde davalı idareye ibraz edildiği, davalı idare tarafından raporun incelenmesi neticesinde … tarihli … sayılı yazıyla, raporda ve iade hesabında düzeltme işlemlerinin yapılmasının istenildiği, YMM’in düzeltme içermeyen, ancak talep edilen hususlar ile ilgili açıklamalar içeren cevabi yazısının idare kayıtlarına 10/07/2013 tarihinde girdiği, düzeltme işleminin yapılmadığı gerekçesiyle gerçekleşmeyen katma değer vergisi iade işlemi için … Vergi Mahkemesi’nde açılan davada, anılan Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olduğu, davacının iade alacağının hukuka aykırı şekilde sürüncemede bırakıldığının sübuta ermesi karşısında Mahkemelerince, YMM’in 10/07/2013 tarihli cevabi yazısının, eksik bilgi ve belgelerin tamamlandığı tarih olarak uyuşmazlığın çözümünde esas alındığı, davalı idarenin kusurundan dolayı meydana gelen zararın tazmini amacıyla talep edilen faiz, davacının nakdinden bir süre için yoksun kalması nedeniyle, zarara uğramamak amacıyla karşı taraftan istemeye hakkı olduğu karşılık olup 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanun’a göre hesaplanacak faizin ilgilisine ödenmesi gerektiği, bu durumda, 213 sayılı Kanun’un 112. maddesi uyarınca, dava konusu zımni ret işleminin; 15/02/2013 tarihli YMM katma değer vergisi iadesi tasdik raporunun teslim edildiği tarih ile eksik bilgi ve belgelerin tamamlandığı tarihi takip eden üç ayın sonu olan 11/10/2013 tarihleri arasına tekabül eden 332.787,43 TL’lik kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, davacı şirketin YMM’si tarafından verilen 10/07/2013 tarihli dilekçeyi takip eden üç aylık sürenin sonu olan 11/10/2013 tarihi ile 11/12/2014 tarihleri arasına tekabül eden 625.992,19 TL faiz isteminin ise kabülü gerekirken reddedilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı, davacının faize karşı faiz talebine gelince; genel hukuk ilkesi gereği olarak faize faiz yürütülmesinin de mümkün bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen reddine, kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, davalı idarece herhangi bir gerekçe olmaksızın KDV iadesine ilişkin sürecin uzatılmaması hâlinde YMM raporunun ilk ibraz tarihi olan 15/02/2013 tarihinden itibaren faiz işletileceğinden belli bir dönem için faiz gelirinden mahrum kalınma durumunun söz konusu olmayacağı, iade talebinin mevzuata uygun olduğunun İstanbul 6. Vergi Mahkemesi kararıyla sabit olduğu, davalı idarenin elektronik ortamda ayrı bir dilekçe ile iade talebinin gönderilmesi gerektiğini belirttiği genel tebliğin uyuşmazlık konusu dönemden sonra 01/11/2013 tarihinde yürürlüğe girdiği, bu haliyle anılan tebliğ hükümlerinin dava konusu olayda uygulanamayacağı belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının iadeye hak kazandığı 12/12/2014 tarihinden vergi mahkemesi kararının başkanlığa 09/05/2016 tarihinde tebliğ edilen tarihe kadar hesaplanan faizde hukuka aykırılık bulunmadığı, mahkeme kararında belirtilen 625.992,20 TL faiz tutarının hatalı olduğu, 3095 sayılı Kanun’a göre hesaplanan faiz tutarının 617.196,05 TL olması gerektiği belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

DAVACININ SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DAVALININ SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, … TL maktu karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 27/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.