Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/1820 E. , 2022/4877 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/1820
Karar No : 2022/4877
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Organizasyon Turizm Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU :… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu ödeme emri içeriği vergi ve cezaların davacı adına düzenlenen ihbarnameler ile davacıya tebliğ edildiği, söz konusu ihbarnamlere dava açılmaması üzerine bu alacakların kesinleştiğinden bahisle davaya konu ödeme emrinin düzenlendiğinin anlaşıldığı, olayda, davacı adına düzenlenen ihbarnamelerin, 09/10/2016 tarihinde elektronik ortamda tebliğ edildiğinin dosyada mevcut tebliğ alındısından anlaşılması nedeniyle, usulüne uygun olarak kesinleşen ve ödenmeyen kamu alacağının tahsili için düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçeyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davacı tarafından verilen istinaf başvuru dilekçesinde, e-tebligatın şirket tarafından bildirilen e-posta adresine yapılmadığı iddiasında bulunulduğundan, ara kararıyla davalı idareden, dava konusu ödeme emrinin dayanağını oluşturan ihbarnamelerinin davacı şirket tarafından bildirilen e-tebligat adresine yapıldığını ortaya koyan belgeler istenmiş ise de, dava dosyasına, 05/01/2016 tarihinde davacı şirketi temsilen “… ” isimli kişi tarafından “…” adresinin ve 13/09/2017 tarihinde de, gönderilen belgeden kim tarafından verildiği anlaşılamayan davacı şirket adına verilmiş olan dilekçeyle “… .com” adresinin bildirildiğine ilişkin belgelerin ve ödeme emri dayanağı ihbarnamelerinin hangi tarih ve saate tebliğ edildiğini gösteren ve nereden elde edildiği anlaşılamayan bir belge gönderildiği, ancak ihbarnamelerinin davacı şirket tarafından bildirilen e-tebligat adresine gönderildiğini ispatlayan bir belge gönderilmediğinden usulüne uygun şekilde kesinleştirilmiş kamu alacağı için düzenlendiği kabul edilemeyen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçeyle davacı istinaf başvurusunun kabulüne, kararının kaldırılmasına, ve davanın kabulüne, karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacıya elektronik ortamda tebliğ edilen ihbarnameler üzerine dava açılmadığı için tahakkuk eden alacaklar için yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : 456 Seri No’lu Genel Tebliğ uyarınca taraflarınca bildirilen adrese tebligat yapılmadığından, ihbarname tebligatının geçersiz olduğu ve adına düzenlenen ödeme emrinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Elektronik ortamda tebliğ” başlıklı 107/A maddesinin 1. fıkrasında, bu Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93. maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabileceği, 2. fıkrasında, elektronik ortamda tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı, 3. fıkrasında, Maliye Bakanlığının, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır.
213 sayılı Kanun’un 107/A maddesinin 3. fıkrası uyarınca verilen yetkiye dayanılarak hazırlanan ve 27/08/2015 tarihinde yayımlanan 456 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde, elektronik tebligat adresi, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından internet vergi dairesi bünyesinde oluşturulacak tebliğe elverişli elektronik ortam olarak tanımlanmış olup, elektronik tebligat sistemini kullanmak üzere, Tebliğ ekinde yer alan elektronik tebligat talep bildirimi ile bildirimde bulunan mükelleflere vergi dairesince, müracaat anında sistemden üretilecek internet vergi dairesi kullanıcı kodu, parola ve şifrenin kapalı bir zarf ile verileceği, 213 sayılı Kanun hükümlerine göre tebliği gereken evrakın, elektronik imza ile imzalanacağı ve vergi dairesi adına Başkanlık tarafından tebliğ yapılacak muhatabın elektronik tebligat adresine iletileceği, elektronik tebligat sistemine internet vergi dairesi üzerinden erişileceği, internet vergi dairesi kullanıcı kodu, parola ve şifresine sahip olan gerçek ve tüzel kişilerin şifreleriyle elektronik tebligat adreslerine ulaşacağı belirtilmiş,
06/12/2018 tarih ve 30617 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Elektronik Tebligat Yönetmeliği’nin “Elektronik tebligatın muhatabın adresine ulaşmasına dair delil kaydının bildirimi” başlıklı bölümünün 12. maddesinde; “UETS, elektronik tebligatın muhatabın adresine ulaşıp ulaşmadığına dair delil kayıtlarını tutar ve bu kayıtları, tebligat çıkarmaya yetkili makam ve mercie derhâl ve en geç yirmi dört saat içinde bildirir” denilmiş, 15. maddesinin 1. fıkrasında “İşlem ve delil kayıtlarının erişilebilir şekilde, güvenliği, gizliliği ve bütünlüğü sağlanarak maddede belirtilen süreler kadar arşivde muhafaza edileceği”, 3. fıkrasında ise “PTT’ nin talep halinde elektronik tebligata ilişkin işlem ve delil kayıtlarını yetkili mercilere elektronik ortamda sunmakla yükümlü olduğu” belirtilmiştir.
Vergi Dava dairesi kararında; davacı tarafından verilen istinaf başvuru dilekçesinde, e-tebligatın şirket tarafından bildirilen e-posta adresine yapılmadığı iddiasında bulunulduğundan, ara kararıyla davalı idareden, dava konusu ödeme emrinin dayanağını oluşturan ihbarnamelerinin davacı şirket tarafından bildirilen e-tebligat adresine yapıldığını ortaya koyan belgelerin istenildiği, buna karşılık davalı idare tarafından ihbarnamelerinin hangi tarih ve saate tebliğ edildiğini gösteren ve nereden elde edildiği açıklanmayan bir belge gönderildiği görüldüğünden ve davalı idarece ihbarnamelerinin davacı şirket tarafından bildirilen e-tebligat adresine gönderildiği ispatlanamadığından, usulüne uygun şekilde kesinleştirilmiş kamu alacağı için düzenlendiği kabul edilemeyen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığ gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek, karar kaldırıldıktan sonra davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davalı idare tarafından davacının elektronik tebligat adresi olarak 05/01/2016 tarihinde davacı şirketi temsilen “… ” isimli kişi tarafından “…” adresinin ve 13/09/2017 tarihinde de, gönderilen belgeden kim tarafından verildiği anlaşılamayan davacı şirket adına verilmiş olan dilekçeyle “… .com” adresinin bildirildiğine ilişkin belgelerin sunulduğu, davacı tarafından ise dava dilekçesinde ve istinaf başvuru dilekçelerinde idarenin kayıtlarına … numarasıyla giren ve üzerinde tarih olmayan dilekçesiyle “… .com” adresinin sisteme tanımlanarak taraflarına yapılacak tebligatların söz konusu adrese yapılmasının istenildiğinin bildirildiği görülmüştür.
Yukarıda mevzuatına yer verilen Elektronik Tebligat Yönetmeliği’nin 15. maddesinin 3. fıkrasına göre, PTT’nin talep halinde elektronik tebligata ilişkin işlem ve delil kayıtlarını yetkili mercilere elektronik ortamda sunmakla yükümlü olduğu ve bu nedenle davalı idarenin, davacı şirkete yapılmış olan elektronik tebligatların hangi adrese yapıldığını öğrenme ve tarafına bildirilmesini isteme hakkı olduğu göz önüne alındığında, bu husus gözetilmeden verilen Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının Üye …’nin karşı oyu ve oyçokluğuyla BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 20/09/2022 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.