Danıştay Kararı 4. Daire 2019/2246 E. 2022/4774 K. 15.09.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/2246 E.  ,  2022/4774 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/2246
Karar No : 2022/4774

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

VEKİLİ : Av…

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, … Özel Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Gıda Turizm Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi’nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen 26/07/2017 tarih ve 1 ile 2 sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:… K:… sayılı kararda; ödeme emirleri içeriği re’sen tarh edilen vergi ve kesilen cezalara ilişkin ihbarnamelerin, asıl borçlu şirketin, ticaret sicilindeki kaydının 24/10/2016 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayınlanan ilanla 670 sayılı KHK uyarınca re’sen silinmesi ve dolayısıyla tüzel kişiliğinin sona ermesinden sonra asıl borçlu şirket adına düzenlenerek 11/12/2016 ve 28/12/2016 tarihlerinde tebliğ edildiği, tüzel kişiliği son bulan ve artık mevcut olmayan şirket adına yapılan tarh ve ceza kesme işlemlerinin hukuken bir sonuç doğurmayacağı, şirketin tüzel kişiliği sona erdikten sonra tarh ve ceza kesme işlemlerinin ilgili dönemlerde kanuni temsilci olanlar adına yapılarak düzenlenen ihbarnamelerin tebliğinden sonra ödeme emri düzenlenmesi gerektiği, anılan usule uyularak kesinleştirilmeyen amme alacağının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 2016/3 Seri No’lu Uygulama İç Genelgesi uyarınca OHAL kapsamında kapatılarak tüzel kişiliği sona eren mükelleflerin, tüzel kişiliklerinin sona ermesinden önceki dönemlere ilişkin olarak 213 sayılı Kanun ve 6183 sayılı Kanun kapsamındaki iş ve işlemlere devam edileceği, bu doğrultuda tüzel kişiliğinin sona ermesi ve mal varlığının hazineye devredilmesi nedeniyle asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağının tahsili amacıyla ilgili dönemde kanuni temsilci olan davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 15/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.