Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/2249 E. , 2022/5026 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/2249
Karar No : 2022/5026
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …
VEKİLİ : Av. ….
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, … Elektrik Elektronik İnşaat Taahhüt Turizm Sanayi Ticaret Lİmited Şirketi’ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla adına düzenlenen …. tarih ve …. sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; 07/03/2011 tarih ve 7766 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ilanına göre, davacının şirkette bulunan hisselerini devrettiği hususu ile devir nedeniyle müdürlük yetkisine son verildiği hususunun 11/02/2011 tarihinde ticaret siciline tescil edildiği, dava konusu 2018/1 sayılı ödeme emri içeriğinin 2011/1-12 dönemine ait özel usulsüzlük cezasının nakil işe başlamanın zamanında bildirilmemesi nedeniyle şirketin yeni hissedarı ve kanuni temsilcisi nezdinde ve onun beyanları doğrultusunda tutulan 15/04/2011 tarihli yoklama fişine istinaden kesildiği, dava konusu 2018/2 sayılı ödeme emri içeriği 2011/3 dönemi özel usulsüzlük cezasının Ba-Bs bildirim formunun süresinde verilmemesinden kaynaklandığı, anılan ödeme emrinin 2 ve 8. sırasında yer alan vergi ziyaı cezalarının kanuni süresinden sonra verilen 2011/1-3 dönemi gelir (stopaj) vergisi beyannamesinden kaynaklandığı, 3 ve 7. sırasındaki kamu alacağının 2011/1-3 dönemi gelir (stopaj) vergisi beyannamesinin kanuni süresinden sonra verilmesi nedeniyle kesilen özel usulsüzlük cezası olduğu, 4, 5 ve 6. sırasındaki amme alacaklarının 2011/1-3 dönemi (stopaj) vergisi beyannamesinden kaynaklanan gelir (stopaj) ve damga vergileri ile gecikme faizi olduğu, dava konusu 2018/3 sayılı ödeme emri içeriği amme alacağının, şirket hakkında düzenlenen Vergi Tekniği Raporunda, şirketin 11/02/2011 tarihinden sonraki ortakları tarafından sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleme amacıyla devralındığı ve belirtilen bu tarihten sonra gerçek bir faaliyetinin olmadığı tespitlerine yer verilmesi nedeniyle 2011 hesap dönemi için re’sen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile gecikme faizinden oluştuğu, dava konusu 2018/4 sayılı ödeme emri içeriğinin de, özel usulsüzlük cezasının 2011 hesap dönemine ait kurumlar vergisi beyannamesinin kanuni süresi geçtiği halde verilmemesinden kaynaklandığı anlaşıldığından, davacının şirket müdürlüğü yetkisine son verildiği ve şirketin kanuni temsilciliği görevinin sona erdiği tarihten sonra yapılması gereken bildirim ve verilmesi gereken beyannamelere istinaden, ayrıca şirket hisselerini devralan yeni ortakların sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlediğinden bahisle şirket adına kesilen cezalar ile tarh edilen vergilerden, davacının kanuni temsilci sıfatıyla sorumlu olduğundan bahisle adına düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yasal mevzuatlara istinaden yapılan işlemlerin yerinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… K:… kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 21/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.