Danıştay Kararı 4. Daire 2019/2293 E. 2022/7236 K. 30.11.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/2293 E.  ,  2022/7236 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/2293
Karar No : 2022/7236

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(.. Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av….

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Gıda Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, örtülü sermayeye isabet eden faiz tutarı üzerinden hesaplanarak ihtirazi kayıtla verilen 2017/7 dönemi katma değer vergisi beyannamesinde ihtirazi kaydın kabul edilmemesi suretiyle tahakkuk ettirilen katma değer vergisinin 373.013,72 TL’lik kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nda indirimi kabul edilmeyen giderlerin düzenlendiği 30. maddesinin “d” bendinde, bu kanuna göre indirim olarak kabul edilmeyenlerin Kurumlar Vergisi Kanunu’na göre gider kabul edilmeyen “giderler” olduğu, yani Kurumlar Vergisi Kanunu’nda düzenlenen durumun, örtülü kazanç dağıtımına ilişkin tutarların indirim konusu yapılamayacağı hususu olup giderlere ilişkin olmadığı, yorum yolu ile de vergisel yükümlülüklerin genişletilemeyeceği bu nedenle dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : ….
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 6. maddesinin 1. fıkrasında, kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, 2. fıkrasında ise, safi kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanunu’nun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı, kabul edilmeyen indirimler başlıklı 11. maddesinin (b) fıkrasında, örtülü sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faiz, kur farkları ve benzeri giderlerin kurum kazancının tespitinde indirim konusu yapılamayacağı, 12. maddesinin 1. fıkrasında ise kurumların ortaklarından veya ortaklarla ilişkili olan kişilerden doğrudan veya dolaylı olarak temin ederek işletmede kullandıkları borçların, hesap dönemi içinde herhangi bir tarihte kurumun öz sermayesinin üç katını aşan kısmının, ilgili hesap dönemi için örtülü sermaye sayılacağı hükme bağlanmıştır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun İndirilecek Giderler başlıklı 40. maddesinin ilk fıkrasının da, safi kazancın tespit edilmesi için, aşağıdaki giderlerin indirilmesinin kabul edileceği hükme bağlandıktan sonra 1. bendinde, ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderler bu kapsama dahil edilmiştir.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1. maddesinde; Türkiye’de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisinin konusunu oluşturduğu belirtilmiş, 4. maddesinde ise, hizmetin, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu, bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, kiralamak, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek, gibi şekillerde gerçekleşeceği hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun’un 30. maddesinin ilk fıkrasında, aşağıdaki vergilerin mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden indirilemeyeceği bildirildikten sonra, maddesinin (d) bendinde, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen katma değer vergisinin indirilemeyeceği hükme bağlanmış, söz konusu bende 6728 sayılı Kanun’un 44. maddesi ile eklenen ve 09/08/2016 tarihinden itibaren geçerli bulunan parantez içi hükümle ise, 5520 sayılı Kanun’un 13. maddesine göre transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançlar ile Gelir Vergisi Kanunu’nun 41. maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendine göre işletme aleyhine oluşan farklara ilişkin ithalde veya sorumlu sıfatıyla ödenen katma değer vergisi ile yurt içindeki işlemlerde mal teslimi veya hizmet ifasında bulunan mükellefler tarafından ilgili vergilendirme döneminde beyan edilerek ödenen katma değer vergisi hariç tutulmuştur.
Dosyanın incelenmesinden; davacı kurumun ilgili dönemde ilişkili kişisi konumundaki … İlaç Sanayi ve Ticaret A.Ş’den ve diğer ilişkili kişilerden borç kullandığı ve kullanılan borcun bir kısmının Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 12. maddesinde öngörülen şartların gerçekleşmiş olması nedeniyle örtülü sermaye olarak değerlendirildiği, örtülü sermaye olarak değerlendirilen borç üzerinden 2017/7 döneminde hesaplanan faiz tutarının 5.049.618,90 TL olduğu, örtülü sermayeye isabet eden faiz üzerinden hesaplanan 373.013,72 TL tutarındaki katma değer vergisi ise indirim konusu yapılmamakla birlikte, esasen indirilmesi gerektiğinden bahisle söz konusu döneme ilişkin katma değer vergisi beyannamesinin ihtirazi kayıtla verildiği ve ihtirazi kaydın kabul edilmemesi nedeniyle, örtülü sermaye nedeniyle ödenen faiz tutarına isabet eden katma değer vergisi tahakkukunun iptali istemiyle işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun yukarda anılan hükümlerine göre, katma değer vergisi esas itibariyle, vergi indirim mekanizmasına dayanmakta olup, söz konusu Kanun’un 30. maddesinde indirim imkanı tanınmayan haller ayrıca sayılarak, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen katma değer vergisinin indirilemeyeceği bildirilmiştir.
5520 sayılı Kanun’un yukarda yer verilen 11. maddesinin (b) bendi ile, örtülü sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faiz, kur farkları ve benzeri giderlerin kurum kazancının tespitinde indirim konusu yapılmayacağı kabul edildiğinden, bu giderler dolayısıyla ödenen katma değer vergisinin de indirim konusu yapılması 3065 sayılı Kanun’un 30/d maddesinin açık hükmü gereği mümkün bulunmamaktadır.
Bu durumda, davacı tarafından örtülü sermaye mahiyetinde değerlendirilen borçlanmalara ilişkin faiz tutarı üzerinden hesaplanan katma değer vergisinin indirim konusu yapılması gerektiği ihtirazi kaydıyla verilen beyanname üzerine, ihtirazi kaydın kabul edilmemesi suretiyle yapılan tahakkuk işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, söz konusu tahakkuku iptal eden Vergi Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 30/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.