Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/2598 E. , 2022/4626 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/2598
Karar No : 2022/4626
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Pazarlama Dış
Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU :… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …Vergi Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; dava konusu ödeme emrinin; 1 … 44 satırları arasındaki amme alacaklarından önce düzenlenen vergi ceza ihbarnamelerine ilişkin tebliğ alındısına, “işyerinin ismen tanınmadığı ve aynı adreste bulunan kişinin işyerinin taşındığı, adresinin bilinmediği” şeklinde yazı yazılarak imzalandığı ve “ödevlinin ilgili adreste bulunmadığı, muhtarlık kayıtlarında nakilsiz terk ettiği tespit edildiği” içerikli 24/10/2016 adres tespit tutanağı düzenlenerek, bilinen adreslerinde tebliğ yapılamadığından bahisle ilanen tebliğ yoluna gidildiği, 213 sayılı Kanunun 102. maddesinin son fıkrasında belirtildiği şekilde; adreste bulunamama halinin, komşulardan bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memuru huzurunda icra ve keyfiyetin taahhüt ilmuhaberine yazılarak tarih ve imza vaz edilmek ve hazır bulunanlara da imzalattırılmak suretiyle tespit edilmediğinden, vergi ceza ihbarnamelerinin ilanen tebliği usule uygun olmadığı, bu durumda amme alacağının kesinleştiği ve ödenmediğinden bahisle düzenlenen ödeme emirlerinin bu bölümlerinde (1 … 44 satırları arası) hukuka uygunluk, dava konusu ödeme emrinin 45. satırındaki amme alacağının, …Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı davanın reddi kararı üzerine düzenlenerek tebliğ edilen …sayılı iki numaralı vergi ceza ihbarnamesi içeriği amme alacağınının vadesinde ödenmemesi nedeniyle tahsili için dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, bu nedenle ödeme emrinin bu bölümünde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare vekili tarafından, yapılan işlemin hukuka uygun olduğu, aksi yönde verilen kararın kabule ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun, “Tebliğ Esasları” başlıklı 93. maddesinde, tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile ilgili olup, hüküm ifade eden bilumum vesikaların ve yazıların adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasıyla ilmuhaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmeyenlere ilan yolu ile tebliğ edileceği; aynı Kanunun, olay tarihinde yürürlükte olan, “Tebliğ Evrakının Teslimi” başlıklı 102. maddesinde de, muhatabın zarf üzerinde yazılı adresini değiştirmesinden dolayı bulunamamış olması halinde posta memurunun durumu zarf üzerinde yazacağı ve mektubun posta idaresince derhal tebliği yaptıran daireye geri gönderileceği, son fıkrasında da, yukarıda fıkralarda yazılı işlemlerin komşularından bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden veyahut bir zabıta memuru huzurunda icra ve keyfiyeti taahhüt ilmuhaberine yazılarak tarih ve imza vazedilmek ve hazır bulunanlara da imzalattırmak suretiyle tespit olunacağı; 103. maddesinde ise, muhatabın adresi hiç bilinmezse, muhatabın bilinen adresi yanlış veya değişmiş olur ve bu yüzden gönderilmiş olan mektup geri gelirse, başkaca sebeplerden dolayı posta ile tebliğ yapılmasına imkan bulunmazsa tebliğin ilan yoluyla yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu ödeme emri dayanağı vergi ceza ihbarnamelerinin, davacı hakkında düzenlenen …tarih ve …ile …tarih ve ……sayılı Vergi İnceleme Raporlarına istinaden tanzim edildiği, vergi ceza ihbarnamelerinin tebliğine ilişkin dosyaya sunulan tebliğ alındısında “işyerinin ismen tanınmadığı ve aynı adreste bulunan kişinin işyerinin taşındığı, adresin bilinmediği” şeklinde beyanda bulunduğu ve imzalandığı, 24/10/2016 tarihli adres tespit tutanağı ile “ödevlinin ilgili adreste bulunmadığı, muhtarlık kayıtlarında nakilsiz terk ettiği” yazılarak muhtar nezdinde tespit edildiği, bu nedenle bilinen adreslerinde tebliğ yapılamadığından bahisle ilanen tebliğ yoluna gidildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta 31/12/2015 tarihinde mükellefiyetinin re’sen terk ettirildiği anlaşılan şirket adına adresinde bulunmadığının dosya içeriğinde mevcut ”adres tespit tutanağı” ile de sabit olması karşısında temyize konu ödeme emri içeriği ihbarnamelerin ilanen tebliği için Kanunun aradığı koşulların olayda gerçekleştiği, Vergi Dava Dairesince ilanen tebligatın usulüne uygun gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği ve şirketten tahsil edilip edilemeyeceği hususlarını dolayısıyla işin esasının irdelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerektiğinden temyize konu kararın kabule ilişkin kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 12/09/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.