Danıştay Kararı 4. Daire 2019/3177 E. 2023/307 K. 19.01.2023 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/3177 E.  ,  2023/307 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/3177
Karar No : 2023/307

TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Başkanlığı

KARŞI TARAF (DAVACI) :… Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU :… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, mensupları için “… Anonim Şirketi Mensupları Yardımlaşma Sandığı Vakfı”na yapılan katkı payı ödemelerine ilişkin olarak beyan edilerek 2012-2013 dönemleri için tahakkuk ettirilen ve ödenen gelir (stopaj) vergisi, damga vergisi ve pişmanlık zammından oluşan ödemenin, düzeltme-şikayet hükümleri uyarınca iadesi talebine ilişkin olarak Gelir İdaresi Başkanlığı’na yapılan şikayet başvurusunun reddine dair … tarih ve … sayılı işlemin iptali ve ödenen tutarın, ödeme tarihinden işletilecek yasal faiziyle iadesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; olayda düzeltme ve şikayet müessesi kapsamında bir açık vergilendirme hatası bulunmadığı dolayısıyla dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davacı tarafından ödenen katkı payı tutarları, Vakıf üyelerinin Vakıftan elde ettiği kazanımlar ve çalışanların davacı şirkete verdiği hizmetlerin miktarının mukayesesini yapmak ve dolayısıyla davacı tarafından Vakfa yapılan ödemelerin, çalışanların davacı şirkete verdiği hizmetlerin karşılığı olduğununun kabul edilemeyeceği, kaldı ki üç ayrı kişi (davacı, Vakıf, çalışan) arasında gerçekleşen hukuki ilişkinin, muhataplardan birinin çıkarılması suretiyle vergisel bazda irdelemenin, işin hukuksal boyutunu da zedeleyeceği, davacının yükümlülüğünün (Sandığa yapılan ödeme) yerine getirmemesi durumunda iş akdinin tarafı olan çalışanlara herhangi bir hak bahşedildiğine yönelik bir tespit bulunmadığı sürece gelir vergisi mevzuatı karşısında davacı tarafından Vakfa yapılan ödemelerin, hizmet-ücret ilişkisinin kapsamı dışında değerlendirilmesinin zorunlu olduğu, bu nedenle, davacı tarafından … Anonim Şirketi Mensupları Yardımlaşma Sandığı Vakfı’na vakıf senedi kapsamında yapılan ödemeler ücret ödemesi olarak nitelendirilemeyeceğinden, ücret ödemelerinden bahisle davacı adına tahakkuk ettirilen gelir stopaj vergisi ve damga vergisi 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 118. maddesine göre açık bir vergilendirme hatasını oluşturduğundan, vergilendirme hatasının düzeltilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin vergi dairesi işlemine karşı şikayet yoluyla Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı’na yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadıpı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davacı istinaf isteminin kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından usul yönünden incelenmeksizin ret karar verilmesi gerektiği, esas yönünden çalışana hizmet karşılığı verilen veya sağlanan her türlü ödeme ya da menfaatin ücret olarak değerlendirildiği, ücret olarak değerlendirilen bu tutarlardan sadece kanunda yer alan istisna ve indirim hallerinin düşülebileceği, davacı kurumun munzam sandığa yaptığı ödemelerin de ücret mahiyetinde olduğu, vakfa yapılan ödemelerin Türk Ticaret Kanunu uyarınca yapılması zorunlu olan ödemelerden olmadığı, munzam sandığa yapılan ödemeler üzerinde çalışanların tasarruf hakkı olduğu, zira ücretin tanımının sadece nakdi ve ayni ödemeler olmadığı, vakıf senedinde yer alan haklardan istifade etme hakkı tanındığı anda hukuki ve ekonomik tasarrufun gerçekleştiği ve vergiyi doğuran olayın meydana geldiği, davacı kurum tarafından çalışanlar adına munzam sandığa yapılan ödemelerin çalışanlara sağlanan birer menfaat olduğu, bu menfaatlerin ücret matrahına dahil edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, dava konusu ihtilafla aynı mahiyette olan dosyalarda … Mahkemesine bireysel başvuru yoluna gidilmesi üzerine … başvuru nolu dosyada 21/2/2015 tarih ve 29274 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 12/11/2014 tarihli kararda yapılan tarhiyatların kanunilik ilkesine aykırı olduğuna ve mülkiyet hakkının ihlal edildiğine hükmedildiği, kanunilik ilkesi, ücretin tanımı ve unsurları açısından ele alındığında dava konusu katkı payı ödemelerinin Gelir Vergisi Kanununun 61. maddesinde yer verilen unsurları taşımadığı, kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 122. maddesinde, mükelleflerin, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilecekleri, 124. maddesinde de, vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların şikayet yoluyla Maliye Bakanlığına müracaat edebilecekleri belirtilmiştir. Aynı Kanunun 116. maddesinde, vergi hatasının, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olduğu, 118. maddesinde, açık olarak vergiye tabi olmayan veya vergiden muaf bulunan kimselerden vergi istenmesi veya alınmasının mükellefiyette hata olduğu belirtilmiştir.
Buna göre, bir vergi uyuşmazlığının düzeltme ve şikayet yoluyla incelenebilmesi için, ileri sürülen hususların vergi hatası, hesap hataları veya vergilendirme hatalarından birisi kapsamında olması, vergilendirme hatasının varlığından söz edilebilmesi için de, Kanunda sayılan hata türlerinden birinin bulunması, ayrıca bu hataların, Kanun maddelerinin hukuki yorumu gerektirmeyecek şekilde açık olarak belirlenebilmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden dava konusu olayın mahiyetinin açık vergilendirme hatası kapsamında değerlendirilemeyeceği, uyuşmazlığın çözümü yönünden hukuki yorum gerekeceği anlaşıldığından davanın reddi gerektiği için aksi yönde verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 19/01/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.