Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/3223 E. , 2022/5429 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/3223
Karar No : 2022/5429
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına tarh edilen 2011/11 dönemi vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; davacı tarafından 2011/11 dönemine ilişkin olarak düzeltme zamanaşımı süresi içerisinde verilen 22/11/2016 tarihli düzeltme beyannamesi ile sehven iade talebinin sıfırlandığı, bu hatanın giderilmesi için düzeltme zamanaşımı süresi geçtikten sonra 19/01/2017 tarihinde ikinci düzeltme beyannamesi verildiği, her ne kadar davacı şirket tarafından 2011/11 dönemine ilişkin yapılan tarh ve tebliğin zamanaşımının son günü olan 31/12/2016 tarihinde yapıldığı, bu nedenle olağan zamanaşımı hükmünün dikkate alınamayacağı, düzeltme zamanaşımının 22/11/2017 tarihinde sona ereceği ileri sürülmüş olsa da, dava konusu cezalı tarhiyata ilişkin hata davacı tarafından verilen 22/11/2016 tarihli düzeltme beyannamesinden kaynaklandığından olayda olağan düzeltme zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğinden düzeltme zamanaşımı süresi geçtikten sonra verilen düzeltme beyannamesi kabul edilmeyerek yapılan dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davanın konusunun, davacı tarafından verilen 22/11/2016 tarihli düzeltme beyannamesine istinaden tarh edilen vergi ve kesilen ceza olduğu, tarh edilen vergi ve kesilen cezanın kaldırılması istemiyle yapılan düzeltme başvurusunun reddine ilişkin işlem olmadığı, dolayısıyla Vergi Mahkemesi kararının gerekçesinin yerinde olmadığı sonucuna varılarak olayda, davacı tarafından verilen ilgili döneme ait katma değer vergisi düzeltme beyannamesine istinaden tarh edilen vergiye dava açılmasına olanak bulunmadığından, davacı adına 2011/11 dönemi için tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf isteminin gerekçeli reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İhbarnamede tanzim tarihinin olmadığı, tarhiyatın yapıldığı dönem zamanaşımına uğradığından tarhiyat yapılamayacağı, olayda bahsi geçen KDV iadesi 2010 yılına ait indirimli oranlı teslimlerden doğduğu, vergiyi doğuran olayın meydana geldiği yılın 2010 yılı olduğu, 2010 yılında yapılan teslimler için doğan indirimli oranlı teslimlere ilişkin KDV iadesinin 2010 veya 2011’de vergi dairesinden talep edilebileceği, YMM tasdik raporu düzenlenerek 2011 yılında nakden KDV iadesi için başvurulduğu, iadenin alındığı, iadenin 2011 yılında istenmesinin iade hakkının doğduğu yılın 2010 yılı olduğu gerçeğini değiştirmeyeceği, iadeyi doğuran teslimlerle ve indirilen KDV ile ilgili bir tarhiyat yapılması gerektiğinde tarhiyatın yapılacağı yılın 2010 yılı olduğu, 2011/11 dönemi için cezalı kdv tarhiyatı yapılarak 31/12/2016 tarihinde tebliğ edildiğinden zamanaşımına uğradığı, düzeltme zamanaşımının geçmediği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Düzeltmede Zamanaşımı” başlıklı 126. maddesinde, 114. maddede yazılı zamanaşımı süresi dolduktan sonra meydana çıkarılan vergi hatalarının düzeltilemeyeceği, şu kadar ki, düzeltme zamanaşımı süresinin a) Zamanaşımı süresinin son yılı içinde tarh ve tebliğ edilen vergilerde hatanın yapıldığı; b) İlan yolu ile tebliğ edilip vergi mahkemesinde dava konusu yapılmaksızın tahakkuk eden vergilerde mükellefe ödeme emrinin tebliğ edildiği; c) İhbarname ve ödeme emri ilan yoluyla tebliğ edilen vergilerde 6183 sayılı Kanuna göre hacizin yapıldığı tarihten başlayarak bir yıldan aşağı olamayacağı hükme bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; davacının 2011/11 dönemi indirimli orana tabi işlemlerinden dolayı 87.777,14 TL KDV iadesi talebinde bulunduğu, bu iade talebinin yerine getirildiği, davacı şirket tarafından 22/11/2016 tarihli düzeltme beyannamesi verildiği ve bu beyannamede söz konusu iade tutarının 0,00 TL’ye düştüğünün tespit edilmesi üzerine fazla ve yersiz nakden ve mahsuben iade edilen 87.777,14 TL katma değer vergisinin Vergi Usul Kanunu’nun 29. maddeye göre ikmalen tarh edilmesi ve aynı Kanunun 341 ve 344. maddeleri gereğince vergi ziyaı cezasıyla birlikte davacı şirketten geri alınması gerektiğine dair … tarih ve E.… sayılı tutanak düzenlendiği, bu tutanağa istinaden 2011/11 dönemi vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi içerikli vergi ceza ihbarnamesinin düzenlendiği, bu ihbarnamenin davacı şirkete 31/12/2016 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine davacı şirket tarafından 18/01/2017 tarihli dilekçe ile 22/11/2016 tarihinde verilen düzeltme beyannamesinde iade tutarının sehven sıfırlandığı, iade tutarının sıfırlanmış olmasının alınmış bir iadeden vazgeçilmesi sonucunu doğuracağı, bunun hayatın olağan akışına uygun olmadığı, verilen düzeltme beyannamesinde hata yapıldığının ortada olduğu, yeniden verilen düzeltme beyannamesi ile bu hatanın giderildiği belirtilerek hata ortadan kalktığı için sehven yapılan işleme binaen 2011/11 dönemine ilişkin vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi içerikli ihbarnamenin Vergi Usul Kanunu’nun 116-126 maddelerinde yer alan düzeltme hükümleri gereğince düzeltilmesinin ve iptal edilmesinin istenildiği, idare tarafından 19/01/2017 tarihinde verilen düzeltme beyannamesi ile hataların ortadan kalktığının görüldüğü ancak Mükellef Hizmetleri KDV Grup Müdürlüğünden gelen görüş isteme yazısına istinaden 2011/11 dönemine ilişkin zamanaşımı süresinin 31/12/2016 tarihinde sona ermesi sebebiyle bu dönemle ilgili olarak 19/01/2017 tarihinde verilen düzeltme beyannamesi düzeltme zamanaşımı süresi geçtikten sonra verildiğinden, bahsi geçen düzeltme beyannamesine istinaden düzeltme yapılabilmesinin mümkün olmadığı belirtilerek başvurunun reddedildiği anlaşılmaktadır.
Olayda, davacı tarafından talep edilen KDV iade alacağının usulüne uygun şekilde iade alındıktan sonra davacının sonraki tarihte verdiği düzeltme beyannamesi ile iade tutarını 0,00 TL göstermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalı idare tarafından da 19/01/2017 tarihli düzeltme beyannamesi ile hataların ortadan kalktığının kabul edildiği, Vergi Usul Kanunu’nun 126. maddesi uyarınca da düzeltme zamanaşımı süresinin zamanaşımının son yılı içinde tarh ve tebliğ edilen vergilerde hatanın yapıldığı tarihten başlayarak bir yıldan aşağı olamayacağı hükme bağlandığından davacının hataen 22/11/2016 tarihinde verdiği düzeltme beyannamesi üzerine düzeltme zamanaşımı süresinin 22/11/2017 tarihine kadar uzadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, davacı tarafından düzeltme zamanaşımı süresi içinde verilen ikinci düzeltme beyannamesi ile hata düzeltildiğinden dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka uygunluk, aksi yöndeki Vergi Dava Dairesi kararında yasal isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 06/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.