Danıştay Kararı 4. Daire 2019/3319 E. 2022/6037 K. 31.10.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/3319 E.  ,  2022/6037 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/3319
Karar No : 2022/6037

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, Tasfiye Halinde … Hırdavat İnş. Yapı Malz. San. Tic. Ltd. Şti.’nin vergi borçları için kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih … ve … sayılı ödeme emirlerinin, 2010 dönemine ilişkin katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası, özel usulsüzlük cezası ve gecikme faizine ilişkin amme alacaklarından oluşan kısımlarının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının 23/07/2008 tarih ve 7111 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi ile ilan edilen 05/07/2008 tarihli ortaklar kurulu kararı ile, asıl amme borçlusu şirketteki tüm hisselerini devretmesi sonucunda şirket ortaklığının son bulduğu, aynı ortaklar kurulu kararı ile … isimli şahsın şirket müdürü olarak tayin edilmesiyle kanuni temsilcilik vasfını da kaybettiği, dava konusu ödeme emirlerinin iptali istenen kısımlarında yer alan amme alacaklarının 2010 ve 2011 yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin olması karşısında, tahsili istenen amme alacaklarının; doğduğu dönemlerde, vadelerinde, şirket adına ödeme emri düzenlendiği ve tebliğ edildiği tarihlerde davacının kanuni temsilcilik sıfatı bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu ödeme emirlerinin usul ve hukuka uygun olduğu belirtilerek Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 31/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Dava, davacı adına Tasfiye Halinde … Hırdavat İnş. Yapı Malz. San. Tic. Ltd. Şti’nin vergi borçları için kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih … ve … sayılı ödeme emirlerinin 2010 dönemine ilişkin katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası, özel usulsüzlük cezası ve gecikme faizine ilişkin amme alacaklarından oluşan kısımlarının iptali istemiyle açılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacının, 01/12/1998 tarih ve 4681 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi ile ilan edilen kuruluş beyannamesiyle asıl amme borçlusu şirkette müdür olarak seçilmesine karar verildiği, 23/07/2008 tarih ve 7111 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi ile ilan edilen 06/07/2008 tarihli ortaklar kurulu kararında, asıl amme borçlusu şirketteki tüm hisselerinini Mahmut Kaya isimli şahsa devretmesi sonucunda şirket ortaklığının son bulduğu, aynı ortaklar kurulu kararı ile davacının tüm hisselerini devrettiği Mahmut Kaya isimli şahsın beş yıl süre ile görev yapmak üzere şirket kaşesi altında atacağı münferit imzası ile şirketi en geniş şekilde temsil ve ilzam yetkisi verilerek şirket müdürü olarak seçildiği, 10/06/2011 tarih ve 7834 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi ile ilan edilen 30/05/2011 tarihli ortaklar kurulu kararı ile de davacının müdürlük görevinin kaldırıldığı görülmüştür.
Her ne kadar, davacının, 23/07/2008 tarih ve 7111 sayılı ticaret sicil gazetesi ile ilan edilen 05/07/2008 tarihli ortaklar kurulu kararı ile, asıl amme borçlusu şirketteki tüm hisselerini devretmesi sonucunda şirket ortaklığının son bulduğu, aynı ortaklar kurulu kararı ile Mahmut Kaya isimli şahsın şirket müdürü olarak tayin edilmesiyle kanuni temsilcilik vasfını da kaybettiği yönünde Mahkemece karar verilmişse de, davacının sözü edilen hisse devir sözleşmesi ile şirket hisselerini devretmesiyle ortaklık sıfatı sona ermekle birlikte söz konusu ortaklar kurulu toplantısında şirketi temsil ve ilzam yetkisinin sona erdiğine ilişkin ayrıca bir karar alınmadığı, davacının müdürlük görevine son verilmesi 10/06/2011 tarih ve 7834 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi ile ilan edilen 30/05/2011 tarihli ortaklar kurulu kararı ile olduğu anlaşılmış olup, söz konusu kamu alacağının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçeyle davalı idarenin temyiz istemi kabul edilerek Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.