Danıştay Kararı 4. Daire 2019/3327 E. 2022/6339 K. 09.11.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/3327 E.  ,  2022/6339 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/3327
Karar No : 2022/6339

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Metal Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Demir cevherleri toptan ticareti faaliyetiyle iştigâl eden davacı adına, sahte fatura kullandığından ve önceki dönemden devreden KDV tutarının düzeltildiğinden bahisle düzenlenen vergi inceleme raporlarına istinaden re’sen tarh edilen 2011/3,4,5,8,9,10,11, 2012/4,6,10,11,12, 2013/1,11, 2014/2,9 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri, 213 sayılı Kanun’un 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezaları ile mükerrer 355/4. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; yasal koşullar oluşmadan kesilen özel usulsüzlük cezalarında ve devreden katma değer vergisinden kaynaklanan cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı, davacının ilgili dönemlerde fatura aldığı Bayrampaşa Vergi Dairesi mükellefi …, Büyükçekmece Vergi Dairesi mükellefi … Çelik Hırdavat Yapı Mal. San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkındaki vergi tekniği raporlarında yer alan tespitlerin düzenlenen faturaların sahte olduğunu ortaya koymada yeterli olmadığı anlaşıldığından adı geçen mükelleflerden alınan faturalardan kaynaklanan cezalı tarhiyatlarda da hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan diğer mükellefler hakkındaki vergi tekniği raporlarında yer alan tespitlere göre, düzenlenen faturaların sahte olduğu anlaşıldığından cezalı tarhiyatların diğer mükelleflerden kaynaklanan kısmında ise hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının hakkında sahte belge düzenleme nedeniyle vergi tekniği raporu bulunan mükelleflerden aldığı faturaları yasal defterlerine kaydettiği, kaydedilen faturalarda yer alan KDV tutarlarının ilgili dönem beyannamelerinde indirim konusu yapıldığı, fatura alınan mükellefler hakkında düzenlenen raporlarda belgelerin sahte olduğuna ilişkin olarak somut tespitlere yer verildiği, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davacının ilgili dönemlerde fatura aldığı … ile … Çelik Hırdavat Yapı Mal. San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkındaki vergi tekniği raporlarında yer alan tespitlere göre, düzenlenen faturaların sahte olduğu anlaşıldığından Vergi Dava Dairesi kararının belirtilen kısmı ile devreden KDV tutarının düzeltilmesinden kaynaklanan cezalı tarhiyatlara ilişkin kısmının bozulması, kabule ilişkin diğer hüküm fıkralarının ise onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idarenin temyiz dilekçesinde, 213 sayılı Kanun’un 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezaları ile mükerrer 355/4. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarına ilişkin olarak ileri sürdüğü iddialar, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın bu kısımlarının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmamıştır.
Davalı idarenin, … ile … Çelik Hırdavat Yapı Mal. San. ve Tic. Ltd. Şti.’den alınan faturalardan kaynaklanan cezalı tarhiyatlar yönünden davanın kabulüne ilişkin kısmı ile devreden katma değer vergisinin düzeltilmesinden kaynaklanan cezalı tarhiyatlar yönünden davanın kabulüne ilişkin hüküm fıkrasına ilişkin temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre; uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmanın düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellef hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Davacının 2012/12 ve 2013/1 dönemlerinde 3 adet KDV dahil 70.724,94 TL tutarında fatura aldığı Bayrampaşa Vergi Dairesi mükellefi … hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu’nda özetle; makine imalatı, metal demir çelik alım satımı işleri faaliyetinde iştigal etmek üzere 20/09/2012 tarihinde mükellefiyet tesis ettirdiği, 10/07/2014 tarihinde faaliyetine son verdiği, defter ve belge isteme yazısının usule uygun tebliğ edilmesine rağmen, mükellef tarafından defter ve belgelerin ibraz edilmediği, 27/09/2012 tarihli yoklamada; mükkellefin 20/09/2012 tarihinde işe başladığı, faaliyet konusunun metal, makine, demir, çelik alım, satım ve imalatı olduğu, iş yeri mülkiyet sahibinin … olduğu, aylık 400,00 TL net kira bedeli ile kiralandığı, iş yeri büyüklüğünün 70 m2 olduğu, şube ve deposunun bulunmadığı, demirbaş olarak bir adet ofis masası, bir adet bilgisayar, bir adet matkap, bir adet kaynak ve pres makinesinin bulunduğu, çalışanının bulunmadığı, 06/06/2013 tarihli yoklamada; mükellefin iş yerinde olduğu, iş yerinin açık olduğu, iş yerinin mükellef tarafından işletildiği, iş yerinin atölye şeklinde olduğu, tabelasının bulunmadığı, iş yerinde bir adet ofis takımı, bir adet matkap, bir adet kaynak ve pres makinesinin olduğu, iş yerinin kiralık olduğu ve kirasının 1.00,00 TL olduğu, iş yerinde vergi levhasının, faturaların ve kaşenin bulunduğu, iş yerinde faaliyet konusu ile ilgili mükellef adına üretimin bulunduğu, iş yerinde …, …, … ve … adlı çalışanların bulunduğu, adres değişikliği üzerine yeni adreste yapılan 28/08/2013 tarihli yoklamada; adresin kapalı ve boş olduğu, mükellefin tanınmadığı hususlarının tespit edildiği, mükellefin adreste bulunmaması üzerine bağlı bulunduğu vergi dairesi tarafından 31/07/2013 tarihi itibarıyla mükellefiyetinin re’sen terk ettirildiği, mükellefin bağlı olduğu vergi dairesine vermiş olduğu dilekçe üzerine 01/10/2013 tarihi itibarıyla yeniden mükellefiyet tesis ettirildiği, bu dilekçede adres değiştirildiğinin bildirildiği, yeni adreste yapılan 17/01/2014 tarihli yoklamada; iş yerinde bir adet vakum, torna, reze, matkap, kaynak makinesi bulunduğu, mükellefin makine imalatı satışı yaptığı, iş yeri büyüklüğünün 75 m2 olduğu, 08/05/2014 tarihli yoklamada; ödevlinin ilgili adreste makine imalatı ile alım satım faaliyetinde bulunduğu, iş yerinin yaklaşık 90 m2 olduğu, iş yerinde büro malzemelerinin yanı sıra bir adet vakum makinesi, beş adet regülatör, üç adet kaynak makinesi, bir adet asma vinç ve muhtelif miktarda araç gereçlerle bir adet kantar bulunduğunun tespit edildiği, 19/06/2014 tarihli yoklamada; iş yerinin kapalı ve boş olduğu, iş yerinin camındaki telefon numarasından ulaşılan mülk sahibi tarafından, mükellefin işe başladıktan kısa bir süre sonra iş yerinden ayrıldığı ve iş yerinin şuan boş olduğu yönünde bilgi verdiği, mükellefin inceleme döneminde işletme defteri tuttuğu ve defterin tasdik ettirildiği, bastırdığı bazı belgelerin bilgilerinin verildiği, mükellef tarafından birçok dönemde gelir, geçici ve muhtasar beyannamelerin verilmediği, 9.533,15 TL vergi borcunun bulunduğu, sadece 6,25 TL vergi ödendiği, beyan edilen KDV matrahlarının sırasıyla 2012/9-12 dönemlerinde 2.308.403,90 TL, 2013 yılında 17.356.380,48 TL, 2014/1-7 dönemlerinde 8.875.835,68 TL olduğu, mükellefin 2012 yılnıda 897.235,00 TL tutarında mal ve hizmet satın aldığının BA formuyla tespit edildiği, ancak karşı mükelleflerce mükellefe mal satıldığına dair Bs bildiriminde bulunulmadığı, mükellefin 2014 yılına ilişkin olarak Ba bildiriminde bulunmadığı ancak mükellefe mal veya hizmet satanlara ilişkin Bs bilgilerinde 659.937,00 TL’lik miktarın yer aldığı, mal ve hizmet satılan kişi/firmalara ilişkin bildirimlerde(Bs); inceleme döneminde işletme esası defteri tutmasından dolayı beyan ettiği satışlara ilişkin mükellefin Bs bildirim yükümlüğünün bulunmadığı, ancak mükellefin mal sattığı kişi/firmalardan Ba-Bs bildirme yükümlüğü olanların incelemeye konu mükelleften aldıkları mal/hizmetler için yapmış oldukları Ba bildirimleriyle; mükellefin bildirim kapsamında 1.751.154,00 TL tutarında mal sattığının tespit edildiği, mükellefin 2013 ve 2014 yıllarında Bs bildiriminde bulunmadığı, ancak mükelleften mal mal veya hizmet alımında bulunan kişilerin Ba larının sırasıyla 35.165.968,00 ve 12.414.505,00 TL olduğu, mal ve hizmet satılan … Kalıp Mak. Yed. Ltd. Şti. hakkında yapılan karşıt incelemede; alımların …’dan yapıldığı, ödemelerin ise … ve … Bankalarına ait çeklerle gerçekleştirildiği ve ödemeye ilişkin bilgileri sunabileceği yönünde beyanda bulunulduğu, ilgilinin Bayrampaşa’daki iş yerine gittiklerini beyan ettiği … nezdinde yapılan karşıt incelemede; mükellefi 4-5 yıldır tanıdığı, 2 yıldır alışveriş yaptığ, ödemelerin tamamına yakınının müşteri çek ve senetleri ile yapıldığını beyan ettiği, mükelefin beyanında; iş yerinin ilk açılışında serbest muhasebeci … ‘ın işleri ile ilgilendiğini, daha sonra ise defter ve belgelerini … adlı şahsa verdiğini, kendisine belli periyotlarla para ödediğini, satış ve alış faturalarını bu şahsa götürdüğünü, gerekli işlemleri yaptığını, 2012 yılı işlemleri için defter ve belgeler istenilince anılan şahsa ulaşmaya çalıştığını ancak ulaşamadığını, yaşadığı mağduriyet sebebiyle bilerek defter ve belgesini sunmama gibi bir durumun olmadığını ifade ettiği, mükellefin ilk adresi olarak bildirdiği iş yerinin mülk sahibinin … olduğu, anılan şahsın alınan ifadesinde; iş yerini 2012 yılında kiralamadığını, … isimli komşusuna konfeksiyon faaliyetinde bulunmak üzere verdiğini, iş yerinde … adlı kişinin devamlı beklediğini, kendisini ön muhasebeci olarak tanıttığını, telefonlara bu kişinin baktığını, herhangi bir kira geliri almadığını, iş yerinin dışarıdan görünmeyecek şekilde sarıya boyandığını, iş yerinde küçük ve kayda değer olmayan alet edavat olduğunu beyan ettiği, mükellefin ikinci adresi olarak bildirdiği iş yerinin mülk sahibinin … olduğu, anılan şahsın alınan ifadesinde; iş yerini 2012 yılında kiraladığı firmanın buradan taşındığı, 01/09/2014 tarihinde bir yıllığına demir çelik alım satımı işi yapmak üzere …’ya kiralandığı, … ‘a iş yerini hiçbir şekilde kiralamadığı, görülen kira kontratının mülk sahibi tarafından imzalanmadığını beyan ettiği, mükellefin çalışanlarının …, … ve … olduğu, …’nın alınan ifadesinde; … ‘in eşi, …’nin ise kızı olduğu, mükellefe ait ikinci iş yerini kendisinin … ‘a mülk sahibinin bilgisi dışında kiraladığını, bu işlem karşılığında kendisinin, eşinin ve kızının çalışan olarak gösterildiğini beyan ettiği, bu tespitlerden hareketle mükellefin sahte belge ticareti yapmak amacıyla 28/01/2011 tarihinden itibaren düzenlemiş olduğu faturaların tamamının sahte olduğu tespitlerine yer verilmiştir.
Davacının 2011/8 ve 2012/4 dönemlerinde 8 adet KDV dahil 155.104,22 TL tutarında fatura aldığı Büyükçekmece Vergi Dairesi mükellefi … Çelik Hırdavat Yapı Mal. San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu’nda özetle; hırdavat (nalburiye) alanında faaliyet göstermek üzere 09/02/2011 tarihinde mükellefiyet kaydı yaptırdığı, 30/04/2012 tarihinde mükellefiyet kaydının re’sen terkin edildiği, defter ve belge isteme yazısının usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen ibraz yükümlülüğünün yerine getirilmediği, incelemenin mükellefin tarh dosyasından ve vergi dairesi kayıtlarından yapıldığı, mükellefin 2011 kurumlar vergisi beyannamesini verdiği, 2012 yılı kurumlar vergisi beyannamesini ise vermediği, mükellefin KDV beyanlarını 2014/4 dönemi de dahil olmak üzere verdiği ancak bu dönemden sonra KDV beyannamesi vermediği, KDV matrahlarının çok yüksek olmasına karşın ödenecek KDV’nin çok az çıkdığı ya da hiç çıkmadığı, mükellefin toplamda 19.197,29 TL vadesi geçmiş ve ödenmemiş vergi borcunun bulunduğu, vergi dairesine 9,90 TL ödemesinin olduğu, 16/09/2011 tarihinde şirketin ortaklık yapısının değiştiği, şirket müdürü ve ortağı olan …’ın 2 farklı şirketin de ortağı olduğu ve bu şirketlerden birisinin özel esaslara tabi olduğu, şirket ortaklarından … ‘çının bu şirket haricinde 10 şirketin daha ortağı olduğu ve bu şirketlerden 6 tanesi hakkında özel esasların uygulandığı, mükellefin 2011 yılında kullanmış olduğu yasal defter ve belgelerinin noter kayıtlarına raslanılmadığı, 2012 yasal defter ve belge noter kayıtlarının olduğu, mükellef kurum adına 2011 yılında 200 adet belge bastırıldığının tespit edildiği, mükellefin iş yerinde 15/02/2011 tarihli yoklamada; mükellefin 09/02/2011 tarihinde işe başladığı, iş yerinin 120 m2 olduğu ve ofis olarak kullanıldığı, demir hırdavat inşaat malzemeleri toptan alım satım faaliyetinde bulunulduğu, muhtelif büro malzemelerinin bulunduğunun tespit edildiği, 14/06/2011 tarihli yoklamada; şirketin faaliyette olduğu, şirketin 2 ortağının olduğu, şirketin üzerine herhangi bir kayıtlı taşıt ya da gayrimenkulun olmadığı, şirketin deposunun, başka şubesinin bulunmadığının tespit edildiği, 23/01/2012 tarihli yoklamada; şirketin belirtilen adreste faaliyetine devam ettiği, şube ve aracının bulunmadığı, iş yerinin 30m2 olduğu, işyerinde büro malzemelerinin bulunduğunun tespit edildiği, 02/02/2012 tarihli yoklamada; şirketin belirtilen adreste faaliyetine devam ettiği, şirketin faaliyetinin stok yapmaksızın inşaat malzemelerinin alım satım ve nakliyesi olduğu, deponun yanlızca geri gelen malların kısa süreliğine bekletilmek amacı ile kullanıldığı, iş yerinde emtia bulunmadığı, 5 çalışanın bulunduğu hususlarına yer verildiği, mükellefin 2011 yılında beyan ettiği toplam katma değer vergisi matrahının 19.354.998,29 TL olduğu, Bs bildirimine göre 19.283.884,00 TL mal ve hizmet satış bildiriminde bulunulduğu, Ba bildirimine göre ise 18.322.500,00 TL mal ve hizmet alımında bulunulduğunun bildirildiği, aynı yıl için mükelleften mal ve hizmet satın alan mükellefler tarafından verilen Ba bildirimine göre tutarın 18.322.500,00 TL, mükellefe mal ve hizmet satan mükellefler tarafından verilen Bs bildirimine göre ise 2.263.916,00 TL tutarında bildirim bulunulduğu, mükellefin 2012 yılında beyan ettiği toplam katma değer vergisi matrahının 12.254.065,00 TL olduğu, Bs bildirimine göre 12.229.552,00 TL mal ve hizmet satış bildiriminde bulunulduğu, Ba bildirimine göre ise 12.207.216,00 TL mal ve hizmet alımında bulunulduğunun bildirildiği, mükelleften mal ve hizmet satın alan mükellefler tarafından verilen Ba bildirimine göre 10.330.672,00 TL, mükellefe mal ve hizmet satan mükellefler tarafından verilen Bs bildirimine göre ise 189.503,00 TL mükellefin mal ve hizmet alışının olduğu tespitlerine yer verilmiştir.
Yukarıda belirtilen tespitlerin bir bütün halinde değerlendirilmesinden; mükelleflerin Ba Bs bildirimleri ile KDV matrahlarının uyumsuz olduğu, vergi borçlarının ödenmediği, mal alışı yapılan mükellefler hakkında olumsuz tespitlerin bulunduğu, mükelleflerin iş yeri adresinde yapılan yoklamalarda tespit edilen hususlar ile herhangi bir şube, depo ve araç bulunmadığı dikkate alındığında, ticari organizasyonlarına göre beyan edilen matrahlara ulaşılmasının ticari ve teknik icaplara uymadığı anlaşıldığından davacıya düzenlenen faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı sonucuna ulaşılmakla, Vergi Dava Dairesi kararının belirtilen kısımlarında hukuki isabet görülmemiştir.
Öte yandan, cezalı tarhiyatların devreden katma değer vergisi tutarının düzeltilmesinden kaynaklanan kısmı yönünden de yeniden bir değerlendirme yapılacağı tabidir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, 213 sayılı Kanun’un 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası yönünden davanın kabulüne dair hüküm fıkrasının oybirliğiyle, mükerrer 355/4. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası yönünden davanın kabulüne dair hüküm fıkrasının ise üye …’in karşı oyu ve oyçokluğuyla ONANMASINA,
3. Anılan Vergi Dava Dairesi kararının, … ile … Çelik Hırdavat Yapı Mal. San. ve Tic. Ltd. Şti.’den alınan faturalardan kaynaklanan cezalı tarhiyatlar yönünden davanın kabulüne ilişkin kısmı ile devreden katma değer vergisinin düzeltilmesinden kaynaklanan cezalı tarhiyatlar yönünden davanın kabulüne ilişkin hüküm fıkrasının oybirliğiyle BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 09/11/2022 tarihinde karar verildi.

(X) KARŞI OY :
213 sayılı Kanunun mükerrer 355. maddesinin 4. fıkrasında, tahsilat ve ödemelerini banka, benzeri finans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik etme zorunluluğuna uymayan mükelleflere, her bir işlem için bu maddeye göre uygulanan cezalardan az olmamak üzere işleme konu tutarın % 5’i nispetinde özel usulsüzlük cezası kesileceği kuralı bağlanmıştır.
Öte yandan tevsik zorunluluğunun amacı 310 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde “……. Ticari işlemler ve finansal hareketlerin taraflarının izlenmesi ve vergiyi doğuran olayların mali kurumların kayıt ve belgeleri yardımıyla tespit edilmesi …….” olarak açıklanmış ve Mali İdare’de belli tutar üzerindeki tahsilat ve ödemeleri kontrol altında tutarak, ticari işlemler ve finansal hareketlere taraf olanları izleyerek, vergilendirmeyi ilgilendiren mali olayları, kurumların kayıt ve belgeleri yardımıyla tespite çalışmaktadır. Böylece kayıt dışı işlemlerin kayıt ıaltına alınması, para hareketlerinin kontrolü ile denetlenebilir kılınmıştır.
Uyuşmazlıkta, ihtilaflı dönemde yapılan bir kısım alışlar sahte belgeye dayandırılsa da, sahte olduğu belirtilen faturalar içeriği emtiaların gerçekte alındığı ancak ödemelerin banka ve finans kurumları aracılığıyla gerçekleştirildiğine ilişkin davacı mükellefçe somut bilgi ve belgenin sunulmadığı anlaşılmakla kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından, Vergi Dava Dairesi kararının mükerrer 355/4. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası yönünden davanın kabulüne ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği görüşüyle, Daire kararına kısmen katılmıyorum.