Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/3502 E. , 2022/6459 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/3502
Karar No : 2022/6459
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- … Güvenlik Hizmetleri Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. …
2- … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, bağışlama işlemlerinin kayıt dışı satış olduğundan bahisle tarh edilen 2013/12 dönemi vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 213 sayılı Kanunun 353/1 maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması ve dayanağı olan vergi inceleme raporunun iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirket adına ilgili dönem için yapılan kurumlar vergisi tarhiyatına karşı açılan dava … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, şirketin 2013 yılında yapmış olduğu tüm bağış işlemlerinin kayıt dışı satış olduğu gerekçesiyle reddedildiğinden, katma değer vergisi için re’sen takdiri gereken matrah farkının da yerinde olduğu kanaatine ulaşılarak, yapılan cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık görülmediği; bununla birlikte, kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, hazırlayıcı işlem niteliğinde olduğu, tek başına davacının hukuki durumunda bir değişiklik meydana getirmesinin hukuken mümkün bulunmadığı, dolayısıyla doğrudan idari davaya konu edilmesinin mümkün olmadığı anlaşılan vergi inceleme raporunun iptali isteminin ise incelenmeksizin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, kısmen incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, yapmış olduğu bağış işleminin kayıt dışı satış olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, muhatabının bağış sözleşmesine aykırı hareket ettiğini öğrendiğinde … Asliye Hukuk Mahkemesinde E:… sayılı davayı açarak bağıştan rücu ettiğini ve malların iadesini istediğini, düzenlenen bilirkişi raporunun da bağış yapma kastıyla hareket edildiğini ortaya koyduğu, dava konusu cezalı tarhiyatın hukuka aykırı olduğu ve temyiz isteminin kabulü ile kararın aleyhe kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı adına yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, temyiz isteminin kabulü ve Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhe kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 10/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/1. maddesinde verilmesi ve alınması icap eden fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi ve alınmaması veya düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi halinde; bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların her birine maddede belirtilen tutarda özel usulsüzlük cezası kesileceği hükme bağlanmıştır.
Olayda, davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda, davacının 2013 yılında 5.618.456,63 TL tutarındaki emtia satışını fatura düzenlemeksizin gerçekleştirdiği tespitine yer verildiğinden, bu tutar dikkate alınarak 2013 yılındaki en yüksek had tutarında özel usulsüzlük cezası kesildiği, bu haliyle kayıt dışı gelirin belgesiz olarak elde edildiğinin somut verilerle tespit edilmesi karşısında, özel usulsüzlük cezası kesilmesini gerektiren fatura düzenlememe fiilinin gerçekleştiği sonucuna varıldığından, dava konusu 213 sayılı Kanun’un 353/1. uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının belirtilen kısmının bozulması gerektiği görüşüyle, Dairemiz kararının buna ilişkin kısmına katılmıyorum.