Danıştay Kararı 4. Daire 2019/3524 E. 2022/5315 K. 03.10.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/3524 E.  ,  2022/5315 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/3524
Karar No : 2022/5315

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Otomotiv Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av….
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av….

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 2016 yılı hesap dönemine ilişkin ihtirazı kayıtla verilen kurumlar vergisi beyannamesinde beyan edilen 90.953.231,84TL mali zarara ilişkin olarak, ihtirazi kayıt kabul edilmeksizin yapılan tahakkukun iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı tarafından mülkiyetinde bulunan alışveriş merkezinin toplu ulaşım ağlarına bağlanması için kamuya ait arsa üzerine inşa edilen yaya geçidinin inşaat maliyeti, aydınlatma, temizlik, güvenlik vb. giderlerin … Büyükşehir Belediye Başkanlığına verilen taahhüt kapsamında yapıldığı, dolaylı olarak davacının kazancına etki etmekle birlikte ticari faaliyeti ile doğrudan ilgili olmadığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 8. maddesi uyarınca davacı tarafından … Büyükşehir Belediye Başkanlığına yapılan taahhüdün vergi mükellefiyetine etkisi olmadığı, davacı tarafından yapılan taahhüt kapsamında gerçekleşen giderlerin bağış ve yardım niteliğinde olduğu ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10/1-c maddesi kapsamında olduğu anlaşıldığından, davacının ihtirazi kaydı kabul edilmemek suretiyle yapılan tahakkukta hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İhtirazi kaydın kabul edilmemesinin hukuka uygun olmadığı, yapılan harcamalar ile alışveriş merkezinden elde edilen ticari kazancın doğrudan ilişkili olduğu, üstlenilen yapım ve diğer giderlerin indirim konusu yapılabileceği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı kurum tarafından, mülkiyeti belediyeye ait olan arsa üzerine taahhüt kapsamında inşa edilen ve tekrar belediyeye karşılıksız bağış niteliğinde teslimi yapılan yaya geçidinin maliyet bedelinin davacı kurum mülkiyetinde bulunan alışveriş merkezinin maliyetine eklenerek amortisman konusu yapılamayacağı gerekçesiyle yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi… Vergi Dava Dairesinin…tarih ve E…, K:… sayılı kararının Üye …nin karşı oyuyla oyçokluğuyla ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, … TL maktu karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 03/10/2022 tarihinde karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Davacı adına, ihtirazi kaydı kabul edilmeksizin yapılan tahakkuk ve işlemlerin iptali istemiyle açılan davada ret yönünde verilen Mahkeme Kararı temyiz edilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından, ihtirazi kaydı ile verilen kurumlar vergisi beyannamesine istinaden yapılan tahakkuk ve işlemlerin; şirket aktifinde kayıtlı alışveriş merkezinin, toplu ulaşım ağlarına bağlanması için kamuya ait arsa üzerine inşa edilen yaya geçidinin inşaat maliyeti, aydınlatma, temizlik, güvenlik vb. giderinin bağış ve yardım olmadığı, şirketin ticari faaliyeti ile ilgili harcamalar olduğu ve bu harcamalara ilişkin giderlerin kurum kazancından indirilmesi gerektiğinden bahisle hukuka aykırılığı ileri sürülerek iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu uyuşmazlıkla ilgili değerlendirmede, yaya geçidinin yapım, aydınlatma, temizlik, güvenlik vb. giderleri için yüklenilen giderler açısından; davalı idarece her ne kadar bağış ve yardım niteliğinde olduğu ileri sürülerek davacının ihtirazı kaydı dikkate alınmamış ise de, davacı tarafından yapımı üstlenilen ve gerçekleştirilen yaya geçidi ile birlikte toplu ulaşım ağları ile alış veriş merkezinin bağlantısı sağlanarak kendisi açısından çok önemli bir ticari avantaj elde edildiği tartışmasız olup bu sayede müşteri sayısına paralel olarak elde edilen ticari kazancın da üst seviyelere çıkarılması imkanına kavuşulduğu açık olduğundan, ticari gayelerle gerçekleştirilmiş ve yükümlü kurumun ticari kazancını optimum düzeyde tutmaya matuf yaya geçidi inşaatının davacının ticari kazancının elde edilmesi ile ilgili bir gider niteliğinde olması nedeniyle sözü edilen yaya geçidinin yapım, aydınlatma, temizlik, güvenlik vb. giderlerin kurum kazancından indirilmesi gerektiğinden davacı hakkında yapılan tahakkuk ve işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle Mahkemece davanın kabulü yönünde karar verilmesi gerekirken, aksi yönde verilen ret kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.