Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/3617 E. , 2022/6215 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/3617
Karar No : 2022/6215
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Servis ve Dağıtım Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 2014 yılında gerçekleştirilen indirimli oranda katma değer vergisine tabi teslimlere ilişkin olarak ciro priminden kaynaklanan 1.404.049,36 TL’nin iadesi talebiyle yapılan başvurunun reddine dair … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile 1.404.049,36 TL’nin iadesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; ciro priminin, belirli bir dönem veya yıl sonunda ya da belli bir tutarın aşılmasıyla ortaya çıkıyor olmakla birlikte, satışa konu emtianın maliyeti ve satışından elde edilen gelirden ayrılması mümkün olmayan bir bedel olduğu, bu nedenle sonradan ortaya çıkıyor olsa dahi asıl ürünün tesliminden ayrılamayacağından 3065 sayılı Kanun’da yer almayan bir kısıtlama yoluna giderek ciro primi nedeniyle ödenen katma değer vergisini iade kapsamından çıkarmasında ve dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, bu haliyle de tahsil tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizi hükümlerine göre işleyecek faizi ile 1.404.049,36 TL’nin iadesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu kararda 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinde sayılan kaldırma nedenleri bulunmadığı ve istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte olmadığı sonucuna ulaşıldığından, davanın 2014 yılında gerçekleştirilen indirimli orana tabi teslimlerden kaynaklanan ve 2015/Ocak döneminde indirim yoluyla telafi edemediği 1.404.049,36 TL katma değer vergisinin iadesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine yönelik işleme ilişkin kısmen kabul edilen kısmına davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunda yasal isabet görülmediği, ancak davacı talebinin 1.404.049,36 TL katma değer vergisinin iadesi olduğu, faize ilişkin bir talebinin olmadığı görülmekle, istinaf başvurusuna konu kararın faize ilişkin kısmının karardan çıkartılmak suretiyle ve fazladan kurulan hüküm fıkrasının bu kısmı, düzeltilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle kararda yer alan “faize ilişkin kısmın” çıkartılıp hükmün bu şekilde düzeltilmek suretiyle davalı istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, ihtilafın çözümü mükellefin ciro primleri gibi sonradan ortaya çıkan unsurların iade tutarına dahil edilmesi gerekip gerekmediğine ilişkin olup, bu husus ile ilgili düzenleme, temyize konu karar gerekçesinin aksine, 3065 sayılı Kanun içeriğinde yer alıp almadığının anlaşılmasına bağlı olduğu, anılan Kanunun 29 ve devamı maddelerinde indirim sistemi hakkında ayrıntılı düzenlemeler yapıldığı, ciro primlerinin; bayilere ve sürekli mal alımında bulunanlara belli bir sürede, belirli bir miktarın üzerinde mal alımı şartına bağlı olarak yıl içinde yapılan alımların belli oranında sağlanan nakit, mal ve benzeri şekildeki menfaatler olduğu, ciro primi uygulamasının esasında şartlı bir iskonto niteliğini haiz olduğu, ancak normal iskontolardan farklı olarak satışın yapıldığı anda değil bağlı olduğu şartların gerçekleşmesi anında sonradan yapıldığı, vergiyi doğuran olayın bu primlerin tahakkuk ettikleri tarihte meydana geldiği, ciro priminin teslim ve hizmetin gerçekleştiği vergilendirme döneminden sonra ortaya çıktığı, bu haliyle de 3065 sayılı Kanun’un 29/2. maddesine göre iade hesabına dahil edilemeyeceği, öte yandan ciro primi ile ilgili kanun maddesinde yer almayıp tebliğle düzenlenmiş bir hususun bulunmadığı, iade hesabına dahil edilmeme gerekçesinin Kanunun 29/2. maddesine dayandığı, yasal dayanaktan yoksun bulunan faiz talebinin kabulünün mümkün olmadığı belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 03/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Davacı tarafından, 2014 yılında gerçekleştirilen indirimli oranda katma değer vergisine tabi teslimlere ilişkin olarak ciro priminden kaynaklanan 1.404.049,36 TL’nin iadesi talebiyle yapılan başvurunun reddine dair … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davanın kabulüne ilişkin istinaf başvurusunu reddeden Vergi Dava Dairesi kararı temyiz edilmiştir.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun “Vergi İndirimi” başlıklı 29/2. maddesinde, bir vergilendirme döneminde indirilecek katma değer vergisi toplamının, mükellefin vergiye tabi işlemleri dolayısıyla hesaplanan katma değer vergisi toplamından fazla olması durumunda, aradaki farkın sonraki dönemlere devrolunacağı ve iade edilmeyeceği, ancak 28. madde uyarınca Bakanlar Kurulu tarafından vergi nispeti indirilen teslim ve hizmetlerle ilgili olup teslim ve hizmetin gerçekleştiği vergilendirme döneminde indirilemeyen ve tutarı Bakanlar Kurulunca tespit edilecek sınırı aşan verginin, mükellefin vergi ve bazı amme borçlarına mahsuben ödeneceği, yılı içinde mahsuben iade edilemeyen verginin izleyen yıl içinde talep edilmesi şartıyla nakden veya mükellefin maddede belirtilen borçlarına mahsuben iade edileceği hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacı tarafından 2014 yılında gerçekleştirilen indirimli orana tabi teslimlerden kaynaklanan katma değer vergisinin 2015/Ocak döneminde nakden iadesinin talep edildiği, daha sonra idareye sunulan 17/11/2015 tarihli dilekçe ile dava konusu ciro priminden kaynaklanan 1.404.049,36 TL’nin iadesi talebinde bulunulduğu ancak 2014 yılında yüklenilen katma değer vergisinin izleyen yıl geçirildikten sonra, iadesi istemiyle yaptığı 21/03/2017 tarihli başvurunun davalı idarenin … tarih ve … sayılı işlemi ile reddedilmesine ilişkin işlemin dava konusu edildiği anlaşıldığından 17/11/2015 tarihli dilekçe üzerine iade isteminin reddine ilişkin işlemin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesi uyarınca 30 günlük dava açma süresi içinde açılan davada incelenebileceği, 02/06/2017 tarihinde mahkeme kayıtlarına giren dilekçe ile açılan davanın üre aşımı nedeniyle esasının incelenmesi olanağı bulunmadığı görüşüyle karara katılmıyorum.