Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/3668 E. , 2022/4840 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/3668
Karar No : 2022/4840
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, … Tekstil Tic. ve San. Ltd. Şti.’nin vergi borçlarının tahsili amacıyla ortak sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:…… sayılı kararda; 6183 sayılı Kanun’un 35. maddesinden doğan ve limited şirket ortaklarını, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacaklarının ödenmesinden doğrudan doğruya ve payları oranında sorumlu tutan kural karşısında, tahsili gereken kamu alacağını yaratan vergilendirmenin ait olduğu dönemde şirketin paylarına sahip ortakların, bu dönemden sonra paylarını devretmiş olsalar da ortaklık sıfatının sürdüğü dönemlere ilişkin şirketin kamu borçlarından sorumluluklarının kalkmasına olanak bulunmadığı, Mahkemelerinin 28/02/2018 tarihli ara kararı ile davalı idareden, dava konusu ödeme emri içeriği alacağın asıl borçludan tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinin, tebliğ alındılarının, posta veya memur eliyle tebligat yapılamamışsa ödeme emirlerinin şirketin bilinen adresinde tebliğ edilemediğini gösterir alındıların, ilanen tebligat yapılmışsa buna ilişkin bilgi ve belgelerin temin edilerek onaylı okunaklı örneklerinin gönderilmesinin istenildiği, ara karara cevaben sunulan bilgi ve belgelerden, şirket hakkında düzenlenen ödeme emirlerinin ilanen tebliğ edildiği, tebliğ edilemediğine ilişkin tebliğ alındılarının ise arşiv çalışması sonucu bulunamadığından ibraz edilmediğinin bildirildiği, dolayısıyla davalı tarafından usulüne uygun şekilde tebligat yapıldığı hususu ortaya konulamadığından davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçeyle dava kabul edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; 6183 sayılı Kanun’un 35. maddesinde 06/06/2008 tarihine kadar ortaklar için öngörülen sorumluluk, ortaklık sıfatına ve payına bağlı bir sorumluluk olduğundan, ortaklık payını devreden ortağın gerek devirden önceki, gerek devirden sonraki dönemlere ilişkin vergi borçlarından sorumlu tutulması yasal olarak olanaklı olmadığı, davacının … Tekstil Tic. ve San. Ltd. Şti.’nin ortağı iken, 15/11/2006 tarihli hisse devri sözleşmesiyle hisselerini devrederek ortaklıktan ayrıldığı ve devrin 23/11/2006 tarih ve 6689 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği, bu durumda, limited şirketten tahsil olanağı kalmayan kamu alacağından dolayı ortaklar için öngörülen sorumluluğun ortaklık sıfatına ve payına bağlı bir sorumluluk olduğu, dolayısıyla davacının hissesini devralan ortağın şirketin mali durumunu yani borçlu yada alacaklı olup olmadığını bilmesi gerektiğinden, söz konusu kamu alacağının ortaklık payını devreden ve şirketle ilgisi kalmayan davacıdan takibi mümkün olamayacağından davacı adına ortak sıfatıyla düzenlenmiş bulunan dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk görülmediği belirtilerek davalı idarenin istinaf başvurusu belirtilen gerekçeyle reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı adına yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35. maddesinde limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağı ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları, 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı ve 58. maddesinde, kendilerine ödeme emri tebliğ olunanların, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zaman aşımına uğradığı hakkında itirazda bulunabileceği düzenlemelerine yer verilmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Tebliğ Esasları” başlıklı 93. maddesinde, tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile ilgili olup, hüküm ifade eden bilumum vesikaların ve yazıların adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasıyla ilmuhaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmeyenlere ilan yolu ile tebliğ edileceği, aynı Kanunun “Tebliğ Evrakının Teslimi” başlıklı 102. maddesinin olay tarihinde yürürlükte olan halin de de, muhatabın zarf üzerinde yazılı adresini değiştirmesinden dolayı bulunamamış olması halinde posta memurunun durumu zarf üzerine yazacağı ve mektubun posta idaresince derhal tebliği yaptıran daireye geri gönderileceği, son fıkrasında da, yukarıdaki fıkralarda yazılı işlemlerin komşularından bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden veyahut bir zabıta memuru huzurunda icra ve keyfiyeti taahhüt ilmuhaberine yazılarak tarih ve imza vazedilmek ve hazır bulunanlara da imzalatılmak suretiyle tespit olunacağı, aynı Kanunun 103. maddesinin olay tarihinde yürürlükte olan halinde ise, muhatabın adresi hiç bilinmezse, muhatabın bilinen adresi yanlış veya değişmiş olur ve bu yüzden gönderilmiş olan mektup geri gelirse, başkaca sebeplerden dolayı posta ile tebliğ yapılmasına imkan bulunmazsa tebliğin ilan yoluyla yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, 6183 sayılı Kanun’un 35. maddesinden doğan ve limited şirket ortaklarını, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacaklarının ödenmesinden doğrudan doğruya ve payları oranında sorumlu tutan kural karşısında, tahsili gereken kamu alacağını yaratan vergilendirmenin ait olduğu dönemde şirketin paylarına sahip ortakların, bu dönemden sonra paylarını devretmiş olsalar da ortaklık sıfatının sürdüğü dönemlere ilişkin şirketin kamu borçlarından sorumlu oldukları tartışmasız olup, davalı idarenin Vergi Mahkemesince verilen ara kararına, “asıl borçlu adına düzenlenen ödeme emirlerinin ilanen tebliğinden önce posta yoluyla tebliğ edilemediğine ilişkin tebliğ alındılarının arşiv çalışması sonucu bulunamadığından ibraz edilmediğini” bildirilen cevabı doğrultusunda, davalı idare tarafından asıl borçluya usulüne uygun şekilde tebligat yapıldığı hususunun ortaya konulamadığı görüldüğünden, asıl borçlu adına yapılan takip usulüne uygun kesinleştirilmeden davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uygunluk bulunmamıştır.
Bu itibarla; yazılı gerekçeyle verilen Vergi Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz konusu kararın yukarıdaki gerekçeyle onanması gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle Üye …’ın gerekçe yönünden karşı oyuyla ve oyçokluğuyla ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 20/09/2022 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz istemine konu Vergi Dava Dairesi kararının onanması gerektiği görüşüyle karara gerekçe yönünden katılmıyorum.