Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/3939 E. , 2022/5573 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/3939
Karar No : 2022/5573
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, … Isı Sis. Elek. Elek. Doğalgaz Tic. Ltd. Şti.’nin muhtelif vergi borcu için şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; amme alacaklarının 2011 ve 2012 yılına ilişkin muhtelif vergiler olduğu, davacının 08/09/2011 tarihinde ortağı olduğu şirketten 26/01/2012 tarihinde ayrıldığı, ödeme emrine konu 2012/02,03 dönemlerine ilişkin katma değer vergisi tevkifatı ile vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi, 2012/02,03 dönemlerine ilişkin özel tüketim vergisi ile vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi, 2012/02,03 dönemlerine ilişkin katma değer vergisi ile vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinin dönemleri ve vade tarihlerinin davacının şirketten ayrıldıktan sonraki dönemlere tekabül ettiğinden, davacının söz konusu vergi ve cezaları ile gecikme faizlerinden sorumlu tutulamayacağından, 2012 yılı kurumlar vergisi ile vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi, 2012/1-12 dönemlerine ilişkin özel usulsüzlük cezaları, 2012/1-3 dönemine ilişkin vergi ziyaı cezası ile gecikme faizinin tekabül ettiği dönemlerin bir aydan kısa bir sürenin davacının şirket ortaklığının bulunduğu döneme denk geldiği, söz konusu vergi ve cezalardan, davacının sadece ortaklığının devam ettiği 26/01/2012 tarihine kadar olan bölümlerinden hissesi oranında sorumlu tutulabileceği, dava konusu ödeme emrinin bahsi geçen dönemlere ilişkin vergi ve cezaları ile gecikme faizlerinde hukuka uygunluk, dava konusu ödeme emrine konu, 2011/10,11,12 ve 2012/01 dönemlerine ilişkin katma değer vergisi tevkifatı ile vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi, 2011/10,11,12 ve 2012/01 dönemlerine ilişkin özel tüketim vergisi ile vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi, 2012/01 dönemine ilişkin katma değer vergisi ile vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi dönemlerinin davacının şirket ortaklığının bulunduğu 08/09/2011 ila 26/01/2012 tarihlerine tekabül ettiği anlaşıldığından ödeme emrinin söz konusu vergi ve cezaları ile gecikme faizlerine ilişkin kısmında hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; Dava konusu ödeme emirleri içeriği amme alacaklarının, davacının hisselerini devrettiği 16.01.2012 tarihinden sonra şirket hakkında kaçak akaryakıt ticareti yaptığı ve söz konusu kaçak akaryakıtları belgesiz satın alarak yasal defterlerine kaydetmediği, belgesiz olarak aldığı kaçak akaryakıtı ödeme kaydedici cihaz fişi kullanarak sattığından bahisle hazırlanan … tarih ve … sayılı vergi inceleme raporlarına istinaden tarh olunun vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi, katma değer vergisi, katma değer vergisi tevkifatı, özel tüketim vergisi ve gecikme faizleri ile kesilen özel usulsüzlük cezaları olduğunun anlaşıldığı, bu durumda dava konusu ödeme emirleri içeriği amme alacaklarının tahakkuk tarihleri, dolayısıyla amme alacağının doğduğu zamanın, şirket ortaklığı sıfatının sona erdiği 16.01.2012 tarihinden sonrasına rastlaması nedeniyle davacı belirtilen borçlardan sorumlu tutulamayacağından dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davalı idare istinaf isteminin reddine, davacı istinaf isteminin kabulüne, kararın kısmen redde ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının 08/09/2011-26/01/2012 tarihleri arasında şirket ortağı olduğu, dava konusu vergi ve cezaların şirket mal varlığından tahsili mümkün bulunmadığından davacıdan şirket ortağı olarak tahsili yoluna gidildiği, davacının sorumlu tutulmasının yasal ve yerinde olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35. maddesinde, limited şirket ortaklarının şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları, ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde payı devreden ve devralan şahısların devir öncesine ait ve amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gereken zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahısların amme alacaklarının ödenmesinden müteselsilen sorumlu tutulacakları kuralı getirilmiştir.
Bu yasal düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesinden; limited şirketten tahsili olanaksız hale gelen vergi borçlarından dolayı şirket ortaklarının, 6183 sayılı Kanunun 35. maddesi uyarınca takip edilebileceği, bu takibin de şirketin borçlarının tamamı için değil ortakların sermaye hisseleri oranında olacağı anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada, tahakkuk tarihleri, dolayısıyla amme alacağının doğduğu zamanın, şirket ortaklığı sıfatının sona erdiği 26.01.2012 tarihinden sonrasına rastladığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dava konusu ödeme emri içeriği vergi borcu ve ferilerinin vergiyi doğuran olayın gerçekleştiği dönem ile tarh, tahakkuk ve ödeme safhaları dikkate alındığında davacının 08/09/2011 tarihinde %45’lik hisse ile şirkete ortak olduğu tarih ile hisse devri tarihi olan 26/01/2012 tarihine kadar doğan borçlardan sorumlu olduğu, hissesini devrettiği 26/01/2012 tarihinden sonrasına isabet eden kısmı bakımından sorumluluğunun bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Buna göre, şirket adına düzenlenen ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği, borcun şirketten tahsil edilemeyeceğinin tespit edilip edilmediği, davacı adına düzenlenen ödeme emrinin hissesi oranında düzenlenip düzenlenmediği hususları incelenerek yeniden karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 12/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.