Danıştay Kararı 4. Daire 2019/3950 E. 2022/5884 K. 25.10.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/3950 E.  ,  2022/5884 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/3950
Karar No : 2022/5884

TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1) …
2) … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av….

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 2014/7. dönemine ilişkin katma değer vergisi beyannamesini vermediğinden bahisle sevk edildiği takdir komisyonu kararı gereğince adına re’sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatının; kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; davacı tarafından verilen aynı döneme ilişkin KDV ve geçici vergi beyannamelerinde teslim ve hizmet yapıldığı bildirilen miktar ile dönem içinde elde edilen hasılat arasındaki fark üzerine, yine davacı tarafından beyan edilmeyen 5 adet faturanın tutarları ilave edilmek suretiyle bulunan matrah üzerinden re’sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davacı tarafından istinaf dilekçesinde öne sürülen hususlar, dayandığı gerekçeler karşısında Mahkeme kararının, … tarih ve … , …, … sıra no’lu 3 adet faturaya ait KDV hariç toplam (140.000+134.000+99.000=)373.000-TL matraha isabet eden katma değer vergisi ve bir kat vergi ziyaı cezasının reddine ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği, Davacının, … tarihli, … , … sıra no’lu 2 adet faturaya ait KDV hariç toplam (145.933,90+75.000=)220.933,90-TL matraha isabet eden katma değer vergisi ve bir kat vergi ziyaı cezası bakımından; davacının beyan etmediği ileri sürülen 2 adet faturanın düzenlenme tarihinin 12-22/05/2014 olduğu, gerek takdir komisyonunca ve gerekse davalı idarece söz konusu faturaların yasada öngörülen sürede düzenlenmediği veya geçmişe dönük olarak düzenlendiği hususlarında bir tespit yapılmadığı, 25/10/2018 tarihli ara kararına verilen cevap ve eklerinden, katma değer vergisinin mükerrer olarak ödenmesini önlemek için, anılan faturaların ait olduğu Mayıs 2014 dönemine ilişkin KDV beyannamesinde davacı tarafından beyan edilip edilmediğinin de araştırılmadığı, kaldı ki davacı tarafından en son olarak verilen 2014/4-6. döneme ait Geçici Gelir Vergi Beyannamesinde yer alan “İşletme Hesabı Özeti” kısmında, dönem sonu emtia emvucudunun 374.500-TL olduğu beyan edildiği, Faaliyetine son veren ödevlinin işletmesindeki stokta kalan emtiaların değerini gösteren bu tutarın, yükümlü tarafından beyan dışı bırakıldığı tespit edilen yukarıda belirtilen … tarih ve … , …, … sıra no’lu 3 adet faturaya ait KDV hariç toplam (140.000+134.000+99.000=)373.000-TL ile uyumlu olduğu, davalı iadrece ve takdir komisyonunca davacının faaliyetine son verdikten sonra stoklarda gözükmeyen emtianın satıldığı yönünde yapılmış somut herhangi bir tespitin de olmadığı,, takdir komisyonunca davacının defter ve belgeleri üzerinde yeterli bir inceleme yapılmaksızın, Mayıs 2014 ayı içerisinde düzenlendiği görülen 2 adet faturaya ait KDV hariç toplam 220.933,90-TL’nin uyuşmazlık konusu Temmuz 2014 KDV matrahına eklenmesinde ve bu tutara isabet eden katma değer vergisi ve bir kat vergi ziyaı cezasında yasal isabet görülmediği; 2014/4-6. dönemine ilişkin Gelir Geçici Vergisi Beyannamesinde beyan edilen hasılat ile 2014/6. döneme ilişkin KDV Beyannamesinde gösterilen tutar arasındaki fark olan (1.991.315,14-1.636.548,12=)354.767,02-TL takdir komisyonunca Temmuz 2014 KDV matrahına ilave edilerek, matraha isabet eden katma değer vergisi ve bir kat vergi ziyaı cezası bakımından ise davacının katma değer vergisine tabi olmayan bir takım gelirleri olabileceği, dolayısıyla sözü edilen geçici vergi beyannamesinin “İşletme Hesabı Özeti” kısmında “Dönem İçinde Elde Edilen Hasılat” olarak gösterilen 1.991.315,14-TL’nin tamamının KDV’ye tabi mal teslimi ve/veya hizmet ifasına ilişkin olup-olmadığı hususunda takdir komisyonunca ya da vergi idaresince herhangi bir tespit yapılmadığı, söz konusu tutarın da uyuşmazlık konusu dönem KDV matrahına eklenmesinde ve bu tutara isabet eden katma değer vergisi ve bir kat vergi ziyaı cezasında eksik inceleme nedeniyle hukuka uyarlık bulunmadığı belirtilerek davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, Mahkeme kararının belirtilen kısma ilişkin kısmının kaldırılarak davanın kısmen reddine, kısmen kabulüne karar verilmiştir.

TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Resen vergi tarh edilirken beyan dışı bırakıldığı, kazanca ilişkin gerekli inceleme ve araştırmanın yapılması ve matraha ilişkin verilerin somut bilgi ve belgelerle ortaya konulması gerektiği, kararın aleyhe kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI :Kararın aleyhe kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

DAVACININ SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Davacı tarafından temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, Vergi Dava Dairesinin kararındaki gerekçeler karşısında yerinde görülmemiştir
Davalı idare tarafından temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar , dayandığı gerekçeler karşısında Vergi Dava Dairesi kararının; … tarihli, …, … sıra no’lu 2 adet faturaya ait KDV hariç toplam (145.933,90+75.000=)220.933,90-TL matraha isabet eden katma değer vergisi ve bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı idare tarafından, 2014/4-6. dönemine ilişkin Gelir Geçici Vergisi Beyannamesinde beyan edilen hasılat ile 2014/6. döneme ilişkin KDV Beyannamesinde gösterilen tutar arasındaki fark olan 354.767,02-TL matraha isabet eden katma değer vergisi ve kesilen bir kat vergi ziyaı cezasına ilişkin temyiz başvurusuna gelince:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 30’uncu maddesinin birinci fıkrasında, re’sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde, takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlandıktan sonra maddenin devamında, re’sen tarh nedenleri sayılmış; maddenin ikinci fıkrasının birinci bendinde, vergi beyannamesinin kanuni süresi geçtiği halde verilmemiş olması hali re’sen takdir nedeni olarak belirtilmiştir.
Aynı Kanunun 3’üncü maddesinin “İspat” başlıklı (B) bendinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu; gerçek mahiyetin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uygun veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia edene ait olduğu;
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1’inci maddesinin birinci fıkrasında, Türkiye’de yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin; ikinci fıkrasında, her türlü mal ve hizmet ithalatının; üçüncü fıkrada bentler halinde belirtilen diğer faaliyetlerden doğan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu ifade edilmiş; “Vergiyi Doğuran Olay” başlıklı 10’uncu maddesinde ise bentler halinde vergiyi doğuran olayın meydana geldiği hususlar açıklanmış, maddenin (a) bendinde, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması anında vergiyi doğuran olayın meydana geldiği ifade edilmiştir.
Olayda Vergi Dava Dairesince, 2014/4-6. dönemine ilişkin Gelir Geçici Vergisi Beyannamesinde beyan edilen hasılat ile 2014/6. döneme ilişkin KDV Beyannamesinde gösterilen tutar arasındaki fark olan (1.991.315,14-1.636.548,12=)354.767,02-TL takdir komisyonunca Temmuz 2014 KDV matrahına ilave edilmişse de davacının katma değer vergisine tabi olmayan bir takım gelirleri olabileceği, dolayısıyla sözü edilen geçici vergi beyannamesinin “İşletme Hesabı Özeti” kısmında “Dönem İçinde Elde Edilen Hasılat” olarak gösterilen 1.991.315,14-TL’nin tamamının KDV’ye tabi mal teslimi ve/veya hizmet ifasına ilişkin olup-olmadığı hususunda tespit yapılmadığı gerekçesiyle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmışsa da Türk vergi sisteminin “beyan” esasına dayandığı ve beyan esasının geçerli olduğu vergi sistemlerinde; vergiyi doğuran olaylara ilişkin kayıt ve belgeleme işlemlerinin tamamının mükellefler tarafından gerçekleştirildiği ve mükellefin yine kendisince bildirilen faaliyet konusu dikkate alındığında, beyannameler arasında oluşan farkın idarece KDV matrahına ilave edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Kaldı ki davacı tarafça 2014/4-6. dönemine ilişkin Gelir Geçici Vergisi Beyannamesinde beyan edilen hasılat ile 2014/6. dönemine ilişkin KDV beyannamesinde gösterilen tutar arasındaki farkın KDV ye tabi olmadığına ilişkin bir iddiada bulunulmadığı gibi bu hususu kanıtlar bir belgenin de sunulmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle Vergi Dava Dairesi tarafından verilen 2014/4-6. dönemine ilişkin Gelir Geçici Vergisi Beyannamesinde beyan edilen hasılat ile 2014/6. döneme ilişkin KDV Beyannamesinde gösterilen tutar arasındaki fark olan 354.767,02-TL matraha isabet eden katma değer vergisi ve kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılmasında hukuka uyarlık görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, takdir komisyonunca takdir edilen toplam 948.700,92 TL matrahın 373.000TL lik kısmına isabet eden katma değer verisi ve bir kat cezasının kaldırılmasına dair talebin reddine ilişkin hüküm fıkrasının ve 220.933,90-TL matraha isabet eden katma değer vergisi ve bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılmasına ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Anılan Vergi Dava Dairesi kararının 354.767,02-TL matraha isabet eden katma değer vergisi ve kesilen bir kat vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 25/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.