Danıştay Kararı 4. Daire 2019/4320 E. 2022/5236 K. 28.09.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/4320 E.  ,  2022/5236 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/4320
Karar No : 2022/5236

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının banka hesaplarına uygulanan hacizlerin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; ödeme emirleri usulüne uygun biçimde tebliğ edilmeden davacı adına Kanunda öngörülen usule göre kesinleşmiş ve haczi kabil hale gelmiş bir vergi alacağı bulunduğundan söz edilemeyeceğinden, davacının banka hesaplarına uygulanan haciz işlemlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı
sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un olay tarihinde yürürlükte bulunan 55. maddesinde; amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, 58. maddesinde ise; kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait vergi davalarına bakan vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği belirtilmiştir.
Aynı Kanunun “Haciz” başlıklı 62. maddesinde de, borçlunun, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarı tahsil dairesince haczolunacağı, 64.maddesinde, haciz muamelelerinin, tahsil dairesince düzenlenen ve alacaklı amme idaresinin mahalli en büyük memuru veya tevkil edeceği bir memur tarafından tasdik edilen haciz varakalarına dayanılarak yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; asıl borçlu Tasfiye Halinde Tasfiye Halinde …Reklamcılık Elektronik Bilgisayar Turizm Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi’nin vergi borçlarının vadesinde ödenmediğinden ve amme alacağının şirket tüzel kişiliğinden tahsil imkanı kalmadığından bahisle, söz konusu borçların şirketin kanuni temsilcisi ve ortağı olan davacıdan takip ve tahsili amacıyla … tarih ve … ve … sayılı ödeme emirlerinin düzenlendiği, bu ödeme emirlerinin davacının adresinde bulunamadığından bahisle ilanen tebliğ edilerek kesinleştirildiği, ödeme yapılmaması üzerine de davacının … T.A.Ş. … Şubesi, … A.Ş. … Şubesi, … Bankası A.Ş. … Şubesi, … Bankası A.Ş. … Şubesi, … Bankası A.Ş. …Şubesi, … A.Ş. Ve …Yatırım Menkul Değerler A.Ş. nezdindeki hesaplarına haciz uygulandığı, bunun üzerine davacı tarafından anılan hacizlerin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, davacının kanuni temsilcisi olduğu şirketin ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla şirketin kanuni temsilcisi sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin … Mah. … Sokak No:… …/… adresine tebliğe çıkarıldığı, muhatabın adreste bulunamaması sebebiyle tebligatın yapılamadığı ve bu hususun Mahalle Muhtarı nezdinde 21/04/2016 tarihinde tutanağa bağlandığı dosya içerisinde bulunan tebliğ evrakından anlaşılmakta olup, söz konusu ödeme emirlerine karşı süresi içerisinde dava açılmadığı hususu ile söz konusu ödeme emirleri muhteviyatı amme alacaklarının doğduğu ve ödenmesi gerektiği dönemlerde davacının söz konusu şirketin kanuni temsilcisi olduğu hususu ihtilafsızdır.
Bu durumda; ödeme emri safhasına yönelik iddiaların bu aşamada ileri sürülemeyeceği hususu da dikkate alındığında, kanuni temsilcisi olduğu şirketin ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla adına düzenlenen, usulüne uygun olarak tebliğ edilen ve kesinleşen ödeme emirleri içeriği amme alacağının 6183 sayılı Kanunda yer alan cebri tahsil yöntemi ile tahsil edilmesi amacıyla tatbik edilen haciz işleminde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Verilecek kararda …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesi’nin E:… K:… sayılı kararına yapılan temyiz incelemesi sonucu Danıştay Dördüncü Dairesinin 22/03/2016 tarih ve 2016/… sayılı ödeme emrine karşı 28/09/2022 tarihinde verdiği karar dikkate alınmalıdır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 28/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.