Danıştay Kararı 4. Daire 2019/4371 E. 2022/6064 K. 01.11.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/4371 E.  ,  2022/6064 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/4371
Karar No : 2022/6064

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Eğitim Öğretim İnşaat Yapı ve Ticaret
Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 2016 yılına ait indirimli orana tabi satışları nedeniyle yüklenip indiremediği katma değer vergisinin … tarih ve … sayılı Katma Değer Vergisi İade Tasdik Raporu’na istinaden mahsup ve iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirket tarafından, gerçekleşen proje sonucunda bağımsız bölümlerin konut olarak inşa edildiği, konut olarak satıldığı ve fiilen kullanımının da konut olduğundan bahisle ve aynı zamanda daire büyüklüklerinin 150 m2’den az olduğu belirtilerek uygulanacak vergi oranının %1 olması gerektiği iddia edilmişse de, taşınmaz teslimlerinde esas alınması gereken kıstasın inşaat ruhsatı kayıtları olduğu, kişilerin hangi amaçla sattıkları veya alanların hangi amaçla kullandıkları uygulanacak vergi oranının tespitinde önem arzetmediği, belediyece verilen ruhsatta bağımsız bölümlerin iş yeri (ofis, büro) olarak isimlendirildiği hususu tartışmasız olup bağımsız bölümlerin tercihen işyeri olarak kullanımının önünde bir engel bulunmadığı, bu durumda, konut olarak satışı gerçekleştirildiği iddia edilen ancak işyeri olarak ruhsatlandırılan ve işyeri olarak yapı kullanım izni bulunan bağımsız bölümlerin tesliminden kaynaklanan katma değer vergisi iade isteminin reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, … TL maktu karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 01/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.