Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/4525 E. , 2022/6462 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/4525
Karar No : 2022/6462
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, ticaret sicil kaydı 23/10/2014 tarihinde re’sen terkin edilen asıl borçlu … Gıda San. Tur. Ltd. Şti.’den tahsil edilemeyen vergi borçlarının kanuni temsilci sıfatıyla tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve …/ …, …, …, …, … sayılı ödeme emirlerinin yargı harçları ve idari para cezaları dışında kalan 244.931,49 TL tutarındaki kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; 23/12/2009 tarih ve 7464 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesine göre; davacının 18/12/2009 tarihinden itibaren şirket müdürlüğüne getirildiği, şirket ortağı ve müdürü olan … ile müştereken atacağı imza ile şirketi 5 yıl temsil ve ilzam etmeye yetkili kılındığı ve şirkete ilişkin olarak yayımlanan sonraki tarihli ilanlarda davacının temsil yetkisinin 5 yıldan önce sona erdiğine ilişkin bir bilginin yer almadığının görüldüğünden, ödeme emirlerinde yer alan vergi borçlarına ilişkin olarak borçlu şirkete yapılan takip ve tebliğ işlemlerinin usulüne uygun olup olmadığı ve sonrasında vergi borçlarının vade tarihleri dikkate alınarak, vergi ödevlerinin yerine getirilmemesinde davacının kanuni temsilci olarak sorumluluğunun irdelenmesi gerektiği, … sayılı ödeme emri yönünden; ödeme emri içeriği vergi borçlarının dönemlerinin 2009/7 ve 8, vade tarihlerinin ise 26/08/2009 ve 26/09/2009 tarihleri olması sebebiyle, 18/12/2009 tarihinden itibaren şirket müdürlüğüne getirilen davacının söz konusu borçlardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, … ve … sayılı ödeme emirleri yönünden; asıl borçlu şirketten sırasıyla …, …, … ve … sayılı ödeme emirleri ile tahsil edilmeye çalışıldığı, ödeme emirlerinin 26/08/2012 tarihinde ilanen tebliğ edildiği ancak ilan yazılarının bir örneğinin muhatabın bilinen son adresinin bağlı olduğu muhtarlığa gönderildiğine ilişkin tebliğ alındıları Mahkemelerine sunulmadığından, tebligatın usulüne uygun olmadığı ve asıl borçlu şirket adına belirtilen ödeme emirlerinde yer alan kamu alacaklarının usulüne uygun kesinleştirilmediği, … sayılı ödeme emri yönünden; asıl borçluya …,…, …, …, … sayılı ödeme emirlerinin düzenlendiği, şirketin kanuni temsilcisi olması sebebiyle davacıya 13/09/2017 tarihinde tebliğ edildiği, ödeme emirlerinin tebliğ edildiği tarihler dikkate alındığında ödeme emirlerinin şirketin tüzel kişiliği sona erdikten sonra tebliğ edilmeye çalışıldığı görüldüğünden, usulüne uygun kesinleştirilen bir alacak için düzenlenip düzenlenmediği hususunun irdelenmesi gerektiği, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinden … sayılı ödeme emrinin dayanağı vergi borçlarına ilişkin … sayılı ihbarnamelerin Tebligat Kanunu uyarınca muhtara bırakıldığı, … sayılı ödeme emrinin ilişkin olduğu … sayılı ihbarnamelerin ilanen tebliğ edildiği, ancak tebliğ alındılarının yalnızca dağıtıcı tarafından imzalandığı, … sayılı ödeme emrinin dayanağı …sayılı ihbarnamenin ilanen tebliğ edildiği ancak tebliğ evrakının bilinen adreste muhatabına ne sebeple tebliğ edilemediğine ilişkin keyfiyetin yalnızca tebliğ memuru tarafından imzalandığı, yine … sayılı ödeme emrinin dayanağı … sayılı ihbarnamelerinin tebliğine ilişkin tebliğ alındılarının ve ihbarname örneklerinin dava dosyasına sunulmaması sebebiyle idarece ihbarnamelerin usulüne uygun tebliğ edildiği hususunun ispatlanamadığı, … sayılı ödeme emri içeriği vergi borçlarının asıl borçlu şirket adına düzenlenen … sayılı ihbarnamelere ilişkin olduğu, anılan ihbarnamelerin ilanen tebliğ edildiği, tebliğ evrakları incelendiğinde keyfiyetin yalnızca tebligatı yapmaya çalışan şahıs tarafından imzalandığı bu haliyle ilanen tebligat işleminin şartlarının oluşmadığı, … sayılı ödeme emri açısından, davalı idarece ne ödeme emri, ne de dayanağı vergi ceza ihbarnameleri ile bunlara ilişkin tebliğ alındılarının dava dosyasına sunulmadığı, bu haliyle de idare tarafından amme alacağının usulüne uygun kesinleştirildiğinin ispatlanamadığının görüldüğü, … sayılı ödeme emri yönünden ise; asıl borçlu adına … sayılı ödeme emrinin düzenlendiği, şirketin kanuni temsilcisi olması sebebiyle davacıya 13/09/2017 tarihinde tebliğ edildiği, bu sebeple ödeme emirlerinin usulüne uygun kesinleştirilen bir amme alacağı için düzenlenip düzenlenmediği hususunun irdelenmesi gerektiği, … sayılı ödeme emrinin dayanağı … sayılı ihbarnamelerin ilanen tebliğ edildiği, ilanen tebliğ işlemi öncesinde asıl borçlu şirketin adresine iki kez gidildiği, ancak tebliğ işlemi sırasında muhatabın adreste bulunmadığına dair tebligat parçasının yalnızca memur tarafından imzalandığı, bu sebeple ilanen tebligat şartlarının oluşmadığı,… sayılı ihbarnamelerin tebliği için şirket adresine iki kez gidildiği ve ihbarnamelerin ilanen tebliğ edildiği, tebliğ alındıları incelendiğinde ise sonraki tarihli tebliğ alındısının şirketin ticaret sicilinden silinerek tüzel kişiliğini kaybetmesinden sonraki tarihe ilişkin olduğu görüldüğünden, bu durumda davacı adına düzenlenen ödeme emirleri içeriği vergi borçlarının bir kısmının şirket adına usulüne uygun olarak gerçekleştirilmeyen tebliğ ve takip işlemlerinden, bir kısmının ise davacı adına usulüne uygun kesinleştirilmeyen vergi borçlarından kaynaklandığı, dolayısıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı adına yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 10/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.