Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/458 E. , 2022/5003 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/458
Karar No : 2022/5003
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, muhtelif taşınmazları ve banka hesaplarına uygulanan haciz işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı tarafından yurtdışında tanzim edilen belge ile mevzuata uygun olmayan bir şekilde avukatın vekil tayin edildiğinin görüldüğü, Mahkemelerince verilen … tarihli E:…, K:… sayılı dilekçe ret kararına rağmen yenilenen işbu esasa kayıtlı dosyaya sunulan vekaletnamenin de Mahkemelerinin E:… sayılı dosyasında bulunan vekaletname ile aynı olduğu, bu durumda, dava dosyasına sunulan davacı tarafından avukatın vekil tayin edildiğine ilişkin belge suretinin yabancı noterlik veya makamlarına ait bir resmiyet şerhi içermediği, yurtdışındaki Türk konsoloslukları tarafından düzenlenmediği, “vekaletname” adı altında davacı tarafından düzenlendiği, yeminli tercüman tarafından Türkçe’ye tercüme edilen belgenin Bakırköy 28. Noterliği tarafından aslına uygun tercüme edildiğine ilişkin onay barındırdığı görüldüğünden ve dolayısıyla dosyaya usulüne uygun bir vekaletnamenin aslının ya da avukat tarafından ıslak imza ile onaylanmış aslına uygun örneğinin sunulmadığı anlaşıldığından, ikinci kez aynı yanlışlıkların yapılması nedeniyle 2577 sayılı Kanunun 15/1-d maddesi hükmü gereği davanın reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesiyle atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 76. maddesinin 1. fıkrasında, avukatın, açtığı veya takip ettiği dava ve işlerde, noter tarafından onaylanan ya da düzenlenen vekâletname aslını veya avukat tarafından onaylanmış aslına uygun örneğini, dava yahut takip dosyasına konulmak üzere ibraz etmek zorunda olduğu; 77. maddesinin 1. fıkrasında da, vekâletnamesinin aslını veya onaylı örneğini vermeyen avukatın, dava açamayacağı ve yargılamayla ilgili hiçbir işlem yapamayacağı; şu kadar ki, gecikmesinde zarar doğabilecek hâllerde mahkemenin, vereceği kesin süre içinde vekâletnamesini getirmek koşuluyla avukatın dava açmasına veya usul işlemlerini yapmasına izin verebileceği; bu süre içinde vekâletname verilmez veya asıl taraf yapılan işlemleri kabul ettiğini dilekçeyle mahkemeye bildirmez ise davanın açılmamış veya gerçekleştirilen işlemlerin yapılmamış sayılacağı belirtilmiştir.
1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 195. maddesi “Yabancı memleketlerde usulü uyarınca yapılan noterlik işlemlerinin altındaki o memleketin yetkili merciinin imza ve mühürü, konsolos tarafından onanır. Özel kanun hükümleri saklıdır.” hükmünü içermektedir. Bu hüküm gereğince, özel Kanun hükümleriyle yapılan düzenlemeler dışında yabancı bir ülkede yapılan noterlik işleminin noterliklerimizde kullanılabilmesi için o memleketin yetkili merciinin imza ve mührünün mutlaka o ülkede bulunan konsolosluğumuz tarafından onaylanması gerekmektedir. Bunun istisnası özel Kanun hükümleriyle yapılan düzenlemeler olup, bu düzenlemede Lahey’de 05/10/1916 tarihinde imzaya açılan ve 08/05/1962 tarihinde imzalanmasını müteakip 16 Eylül 1984 gün ve 18517 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yabancı Resmi Belgelerin Tasdiki Mecburiyetinin Kaldırılması Sözleşmesidir. Bu sebeple; yabancı ülkeler makamlarınca düzenlenen belgelerin Ülkemiz noterliklerinde kullanılması sırasında; işlemin yapıldığı ülkenin, Yabancı Resmi Belgelerin Tasdiki Mecburiyetinin Kaldırılması Sözleşmesi’ne taraf ülke olup olmadığı araştırılmakta ve taraf olduğu anlaşıldığı takdirde apostil (tasdik) şerhi, taraf ülke olmadığının anlaşılması halinde ise 1512 sayılı Noterlik Kanununun 195. maddesi gereğince o ülkede bulunan konsolosluğumuzun onayı aranmaktadır.
Ancak, Yabancı Resmi Belgelerin Tasdiki Mecburiyetinin Kaldırılması Sözleşmesi’ne taraf ülkelerin bazılarıyla Ülkemiz arasında yapılan ikili anlaşmalar nedeniyle bu ülkelerde düzenlenen belgelerde herhangi bir tasdik şerhi (apostil veya konsolosluk onayı) aranmamaktadır.
11/07/2001 tarihinde Makedonya ile yapılan “Türkiye Cumhuriyeti ile Makedonya Cumhuriyeti arasında Hukuki ve Cezai Konularda Adli Yardım Sözleşmesi”nin 14. maddesinde; sözleşmeye taraf olanlardan birinin ülkesinde, yetkili makamlar tarafından tanzim edilmiş, verilmiş veya onaylanıp resmi mühür taşıyan belgeler ile bunların onaylı örneklerinin diğer sözleşmeye taraf olanın ülkesinde tasdik işlemine tabi tutulmayacağına ilişkin bir düzenleme mevcuttur. Dolayısıyla Makedonya ile ikili sözleşmeler yaparak karşılıklı olarak apostil şerhi tasdik şartı kaldırılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, dosyada … Noterliğinin resmi mühür ve imzasıyla düzenlenen vekaletnamenin, bu vekaletnamenin yeminli tercüman tarafından tasdik olunmuş Türkçeye tercüme edilmiş şeklinin ve ikili sözleşmeler yaparak karşılıklı olarak apostil şerhi tasdik şartı kaldırılmasına rağmen apostil tasdik şerhinin bulunduğu ve mevzuata uygun olduğu anlaşıldığından işin esası hakkında karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 21/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.